ABD yönetiminin "tam şeffaflık" ilkesiyle başlattığı operasyon kapsamında yayınlanan belgeler, 1969 yılındaki Ay görevlerinden güncel hava olaylarına kadar geniş bir zaman dilimini kapsıyor.
PENTAGON VE NASA ARŞİVLERİNDEN 162 BELGE ERİŞİMDE
Pentagon, UFO dosyalarına yönelik spekülasyonları sonlandırmak amacıyla devasa bir arşivin kapılarını araladı. Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan yeni bir portal üzerinden yayınlanan belgeler; FBI yazışmaları, Dışişleri Bakanlığı'nın eski telgrafları ve NASA'nın insanlı uzay görevleri sırasında kaydettiği verileri içeriyor. Yetkililer, bu belgelerin sadece bir başlangıç olduğunu ve tasnif süreci tamamlandıkça yeni dosyaların aşamalı olarak halka sunulacağını bildirdi.

SAVUNMA BAKANI HEGSETH: HALKIN GÖRME ZAMANI GELDİ
Dosyaların yayınlanmasının ardından bir açıklama yapan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, gizli dosyaların uzun süredir haklı bir merak ve spekülasyon konusu olduğunu belirtti. Hegseth, "Amerikan halkının artık bu dosyaları kendi gözleriyle görme vakti gelmiştir" diyerek, geçmişteki kapalı kutu yaklaşımının sona erdiğini vurguladı. Trump yönetiminin kamuoyuna azami şeffaflık sağlama hedefiyle hareket ettiği ve vatandaşların bu bilgiler ışığında kendi kararlarını verebileceği ifade edildi.
NASA DİREKTÖRÜNDEN KEŞİF VE ŞEFFAFLIK VURGUSU
NASA Direktörü Jared Isaacman, uzayın sırlarını çözme misyonunda dürüstlüğün önemine dikkat çekti. Isaacman, bilinenler ile henüz anlaşılamayanlar arasındaki sınırda açık sözlü olmaya devam edeceklerini belirtti. NASA arşivlerinden çıkan ve 1969 yılında Ay yörüngesinde çekilen fotoğrafların yanı sıra, uçak kameralarına yansıyan tanımlanamayan objeler, bilim dünyası ve meraklılar için temel inceleme materyalleri olarak sunuldu.

TRUMP’IN TAM ŞEFFAFFLIK TALİMATI VE SÜREÇ
Söz konusu dosya paylaşımı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Şubat ayında verdiği doğrudan talimatın bir sonucu olarak gerçekleşti. Sosyal medya hesabı üzerinden kurumlara seslenen Trump, dünya dışı yaşam ve tanımlanamayan hava olayları (UAP) ile ilgili tüm bilgilerin açıklanmasını istemişti. Her ne kadar 2024 tarihli ordu raporlarında dünya dışı yaşamı doğrulayan kesin bir kanıt olmadığı belirtilse de, bu yeni belgelerin yayınlanması konuya dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.




