Ramazan ayında iftar sofralarında geleneksel lezzetler yeniden ön plana çıktı. Bu lezzetler arasında yer alan hoşaf, hem Osmanlı mutfağından bugüne uzanan geçmişi hem de sindirimi kolaylaştırıcı özelliği nedeniyle tercih edilmeye devam etti.

OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE UZANAN GELENEK
Hoşafın, Osmanlı saray mutfağında sıkça tüketildiği ve özellikle et yemeklerinin ardından servis edildiği biliniyor. Şeker, kuru meyve ve suyla hazırlanan içecek, zamanla Anadolu’da iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer aldı.
Ramazan ayında uzun süren açlığın ardından mideyi yormayan içeceklerin tercih edildiği, bu nedenle hoşaf ve komposto çeşitlerinin öne çıktığı ifade edildi.
İFTAR SOFRALARINDA YERİNİ KORUDU
Beslenme uzmanları, gün boyu süren orucun ardından ağır ve yağlı yiyecekler yerine daha hafif seçeneklerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti. Hoşafın, içeriğindeki doğal şeker ve sıvı oranı sayesinde vücudun enerji ihtiyacının dengeli şekilde karşılanmasına katkı sağladığı belirtildi.
Evlerde kayısı, erik, üzüm ve incir gibi kuru meyvelerle hazırlanan hoşafın, özellikle iftar menülerinde çorba ve ana yemeğin ardından servis edildiği kaydedildi.
GELENEKSEL LEZZETLER YENİDEN SOFRALARDA
Ramazan ayında geleneksel mutfak kültürünün daha fazla hatırlandığı ve geçmişten gelen tariflerin yeniden uygulandığı bildirildi. Hoşafın da bu kültürel mirasın bir parçası olarak iftar sofralarındaki yerini koruduğu ifade edildi.




