Gazeteci Ruşen Çakır, 23 Nisan’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve resepsiyonda “süreç” konusunun ana gündem haline geldiğini belirtti. Tartışmaların özellikle DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarıyla şekillendiğini ifade etti. Çakır, Bakırhan’ın sözlerini şöyle aktardı:

“Sayın Cumhurbaşkanı, barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Millet hazırdır, Türkiye hazırdır, tarih hazırdır. Şimdi barışı kurmanın tam zamanıdır.”

"PADİŞAH BENZETMESİ GEREKİYORSA REJİMLE İLGİLİ ENDİŞELERİMİZ BOŞA DEĞİL"

Çakır, resepsiyonda muhalefet liderlerine de “mühür” tartışmasının sorulduğunu belirtti. Özgür Özel’in yanıtını şöyle aktardı:

“Erdoğan’ın demokratik adımları atmayıp iş en son sultan ve mühür benzetmesine kaldığına göre Erdoğan’ın bir işi yapması için illa padişah benzetmesi gerekiyorsa rejimle ilgili endişelerimiz boşa değil demektir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sürece ilişkin sorulara ise önce “Hangi süreç?” dediğini, ardından “terörsüz Türkiye süreci” denilince “Durmak yok, yola devam” dediğini aktardı.

Devlet Bahçeli’nin sürecin adresi olarak Meclis’i işaret ettiğini, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un ise kritik eşik olarak “örgütün silah bıraktığının tescili”ni gösterdiğini belirtti.

“SORUMLULUK ERDOĞAN’DA AMA HERKES TOP ATIYOR”

Gazeteci Ruşen Çakır, süreçte sorumluluğun netleşmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Şu haliyle baktığımız zaman açıkçası görünen sorumluluk Erdoğan’da. Erdoğan bu olayı tıkıyor gibi bir görüntü var. Hiç kimse topa girmek istemiyor… Bugüne kadar gelmiş sürecin artık bu yerden sonra, rapor da hazırlandıktan sonra, komisyon da hazırlandıktan sonra yasaların çıkmaması için hiçbir gerekçe yok.”

“ERDOĞAN BİRİNCİ DERECEDE SORUMLU”

Sürecin tıkanmasının temel nedeni olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret eden Çakır şöyle konuştu:

“Neden tıkandı? Birincisi tabii ki Erdoğan. Erdoğan bunun birinci derecede sorumlusu. Erdoğan olayın siyasi yönünü yani siyasi sonuçlarını çok önemsiyor.”

Çakır, iktidarın seçim etkilerinden çekindiğini de şu sözlerle ifade etti:

Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
Ankara'dan İsrail'e suçlama: "Filistin'de soykırım işleyenlerin 1915 kararı hükümsüzdür"
İçeriği Görüntüle

“Örgüt üyelerinin, yurt dışındakilerin bir şekilde Türkiye’ye gelmesi, affedilmeleri, cezaevindekilerin çıkması gibi gelişmeler Kürt olmayan seçmende iktidara yönelik sonuçlar doğurabilir.”

“EN KRİTİK MESELE ÖCALAN’IN STATÜSÜ”

Gazeteci Ruşen Çakır, sürecin kilit noktasını şöyle açıkladı:

“Burada temel husus, hep vurguladığımız gibi, Öcalan’ın statüsü meselesi. Öcalan kendine bir statü istiyor, devlet, özellikle Erdoğan bunu vermekten, aleni bir şekilde tanımlamaktan çekiniyor çünkü güvenmiyor.”

Devlet ile örgüt arasındaki güvensizliğe dikkat çeken Çakır, "Devlet örgüte güvenmiyor, silahların bırakılmadığını düşünüyor… Öcalan da ‘Biz adımları attık, sıra devlette’ diyor” dedi. Çakır, bölgesel gelişmelerin de süreci etkilediğini belirterek Öcalan’a atfen şu ifadeyi aktardı:

“Öcalan İsrail’i çok ciddi bir şekilde vurguluyor… İsrail karşıtı bir pozisyon alıyor ve devlete diyor ki ‘Gelin beraber bu işi yapalım.’”

"SONUNDA İŞ DÖNÜP DOLAŞIP ERDOĞAN'A HAVALE EDİLİYOR"

Gazeteci Ruşen Çakır’a göre süreç, karşılıklı güvensizlik ve siyasi hesaplar nedeniyle tıkanmış durumda ve tüm tartışmalar sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kararına kilitlenmiş görünüyor ki bu sözlerini şöyle dile getirdi:

“Bu güvensizlik çok ciddi bir şekilde sürecin yürümesini engelliyor ve sonunda iş dönüp dolaşıp Erdoğan’a tek başına havale ediliyor.”

YAZININ TAMAMI İÇİN

Kaynak: HABER MERKEZİ