Tıklanma, beğeni, paylaşım, etkileşim, viral… Son dönemde hayatımıza giren kavramlar olsa da artık günlük hayatın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Konuyu Türkinform’a değerlendiren sosyal medya uzmanları, neden-sonuç ilişkisini de masaya yatırdı.
Sosyal medya kullanıcıları arasında tıklanma, beğeni, izlenme ve takipçi sayısı gibi unsurların birer başarı ölçütü haline geldiğine işaret eden uzmanlar, insanların artık kendilerini, çocuklarını hatta özel hayatlarının en mahrem köşelerini bile rahatlıkla paylaşarak “pazarlamak”tan çekinmediklerini belirtiyor.
Bir videoda, “gündüz vakti mutfakta salçalı köfte yapıyorum” başlığı altında, aslında hiçbir ilgisi olmayan erotik unsurların kullanıldığını izleyenler, çoğu zaman gülüp geçse de aslında bu “gülme” anı kısa bir dikkat çekmenin ötesine geçemiyor. Bir başka videoda, küçük bir çocuğun oyun oynarken çekilmiş görüntüsü kullanılıyor, tıklanma ve beğeni uğruna çocuk, bir meta haline geliyor.
ASIL AMAÇ NE?
İşte tam burada “salçalı köfte mi ben mi?” sorusunun yaratılmaya çalışıldığının altını çizen uzmanlar, asıl meselenin sadece videonun içeriği değil, izleyenlerin bu görüntülere verdiği tepki olduğunu belirtiyor.
Bir izleyici, bu tür görüntüleri onaylıyorsa aynı zamanda bu erotizm içerikli yemek yapımını da onaylıyor anlamına geldiğini belirten sosyal medya uzmanları, normalleştiği düşünülen görüntülerin artışını da bu nedenlere bağlıyor.
YİTİP GİDEN HAYATLAR
Uzmanlar, sosyal medyanın “şov sahnesi”ne çıkanların kendilerini görünür kılmak uğruna ruhlarını, mahremiyetlerini ve ilişkilerini pazarladığını hatta, küçük çocukları birer tıklama canavarının kurbanı haline dönüştürdüğüne işaret ediyor. Uzmanlara göre, bu noktada hayatlarının yitip gittiğini umursamayanlar nedeniyle “salçalı köfte” videosunu izleyenlerin de aslında değerlerini yitirdiğini farkına bile varamıyor.
“Salçalı köfte mi önemsiz, bir tıklama uğruna gösterilen erotizm mi, yoksa ben, kendi hayatım ve değerlerim mi?” sorusuna işaret eden uzmanlar, en büyük kaybın zaman ve insanın kendine olan saygısından ibaret olduğu değerlendirmesinde bulunuyor.
Uzmanlar, “salçalı köfteyi” izleyenlerin keyif alabileceğini, ancak çok kıymetli olan zamanın tüketilmesine izin vermekle hiçbir şeyin tadını çıkaramayacak hale gelmeye sebep olacağı uyarısında bulunuyor.




