Çocukluk çağının en hassas gelişim evrelerinde ortaya çıkan Serebral Palsi (SP) hakkında Türkinform’a değerlendirmelerde bulunan Fizyoterapist Sena Bostanoğlu; hastalığın sanılanın aksine zamanla ilerlemediğini belirterek erken tanının, doğru bilinen yanlışların ve bütüncül rehabilitasyon sürecinin önemine dikkat çekti.

"BEYİNDEKİ HASAR SABİTTİR, ZAMANLA KÖTÜLEŞMEZ"

Serebral Palsi’nin tanımını ve gelişim sürecini aktaran Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, durumun zamanla ilerlediği yönündeki algının gerçeği yansıtmadığını belirterek Türkinform'a şunları söyledi:

Sakın bunları yüzünüze sürmeyin! Sivilce ve lekeleri tetikliyor
Sakın bunları yüzünüze sürmeyin! Sivilce ve lekeleri tetikliyor
İçeriği Görüntüle

Serebral Palsi (SP), en kısa tanımıyla; gelişimini sürdüren çocuk beyninin doğum öncesi, doğum sırası veya doğum sonrası erken dönemde zarar görmesi sonucu ortaya çıkan kalıcı hareket, duruş ve denge bozukluğudur. Hasar ilerleyici değildir; yani zamanla büyümez, kötüleşmez veya bulaşmaz. Beynin kaslara 'hareket et' komutunu verirken ya da bu hareketleri koordine ederken yaşadığı bir iletişim aksaklığıdır.

Hastalığın seyrine dair ailelerin yaşadığı kaygılara da değinen Bostanoğlu, "Bu konu, tanı alan ailelerin zihnini en çok kurcalayan ve maalesef en sık yanlış anlaşılan meselelerin başında geliyor. Serebral Palsi, zamanla kötüleşen, vücuda yayılan ya da ilerleyen bir hastalık değildir. Beyindeki mevcut hasar sabittir. Ancak çocuk büyüdükçe, boyu uzayıp kilosu arttıkça, kaskatı olan veya yeterince güçlenmeyen kaslar kemik ve eklem yapısını zorlamaya başlayabilir. Bu durum dışarıdan bakıldığında tablo kötüleşiyormuş izlenimi verebilir. Tıbbi açıdan beynin hasar görmüş dokusunu tamamen eski haline getirmek veya tek bir müdahaleyle her şeyi sıfırlamak henüz mümkün değil. Fakat burada mucizevi bir gücümüz var: Çocuk beyninin yüksek adaptasyon yeteneği, yani nöroplastisite. Doğru zamanda başlayan, çocuğun ihtiyacına göre şekillenen yoğun ve sürekli bir rehabilitasyon programı sayesinde, beynin sağlam kalan bölgelerine yeni beceriler öğretebiliyoruz" dedi.

NEDENLERİ YALNIZCA DOĞUM ANIYLA SINIRLI DEĞİL

Nedenlerin geniş bir zamana yayılabildiğini ifade eden Sena Bostanoğlu, durumu şu sözlerle detaylandırdı:

Halk arasında genellikle 'doğumda oksijensiz kalma' ile özdeşleştirilse de, Serebral Palsi tek bir anın ya da tek bir olayın sonucu değildir. Gelişmekte olan beynin henüz olgunlaşmadan zarar görmesiyle ortaya çıkar ve bu süreç anne karnından başlayıp yaşamın ilk birkaç yılına kadar uzanabilir. Anne karnında geçirilen enfeksiyonlar, prematüre doğum, doğum anı komplikasyonları ya da bebeğin ilk yıllarında geçirdiği ağır enfeksiyonlar ve kafa travmaları bu duruma yol açabilir.

"ERKEN TANI REHABİLİTASYONUN ALTIN KURALIDIR"

Ailelerin gelişimsel basamakları yakından izlemesi gerektiğini vurgulayan Bostanoğlu, kritik belirtileri şöyle sıraladı:Motor Becerilerde Gecikme: 3. ayda başını tutamama, 6. ayda desteksiz oturamama, 9-10. aylarda emeklememe ve 1,5 yaşında yürüyememe durumu.

Kas Sertliği (Spastisite): Bebeği giydirirken bacakları açmakta zorlanma, vücudun kaskatı durması ve ellerin sürekli yumruk yapılması.

Aşırı Gevşeklik (Hipotoni): Bebeğin kucağa alındığında pelte gibi durması ve gövde kontrolünü sağlayamaması.

Tek Taraf Kullanımı: 1 yaşından önce belirgin şekilde tek elin tercih edilmesi veya emeklerken bir bacağın sürüklenmesi.

"ZİHİNSEL GERİLİK ALGISI BÜYÜK BİR ÖNYARGIDIR"

Serebral Palsi'li her çocukta zihinsel gerilik olduğu yönündeki algının kesinlikle yanlış olduğunu belirten Bostanoğlu, "Bu, Serebral Palsi ile yaşayan bireylerin toplumda karşılaştığı en büyük önyargılardan biridir. Yanıt çok net: Kesinlikle hayır. Serebral Palsi, özü itibarıyla beynin hareket, denge, duruş ve kas kontrolünü sağlayan merkezlerinin etkilenmesiyle ortaya çıkan fiziksel bir durumdur. Serebral Palsili çocukların büyük bir kısmının zihinsel kapasitesi tamamen normaldir, hatta aralarında üstün zekâya ve yeteneklere sahip olan pek çok birey bulunur. Yalnızca konuşamadığı ya da ellerini istediği gibi kullanamadığı için bir çocuğun zihinsel olarak geride olduğunu varsaymak son derece yanlış ve incitici bir yaklaşımdır" dedi.

MULTİDİSİPLİNER REHABİLİTASYON VE AİLENİN ROLÜ

Tedavi sürecinin çok yönlü bir ekip çalışması gerektirdiğini belirten Bostanoğlu, rehabilitasyon bileşenlerini şöyle özetledi:

Tedavi Alanı Uygulama ve Amaç
Fizyoterapi Kas gücü, denge ve oturma/yürüme gibi temel hareket kabiliyetlerini geliştirir.
Ergoterapi İnce motor becerileri ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı destekler.
Dil ve Konuşma Terapisi İletişim becerileri ile çiğneme-yutma güçlüklerine yönelik uygulanır.
Medikal ve Cerrahi Destek Kas sertliğini azaltan tıbbi uygulamalar (botoks vb.) ve ortopedik müdahaleler içerir.

Sürecin uzun soluklu bir maraton olduğunu ifade eden Fizyoterapist Sena Bostanoğlu, Türkinform'a yaptığı açıklamayı şu sözlerle tamamladı:

Serebral Palsi ile yürünülen bu yol uzun ve sabır isteyen bir maratondur; ancak unutulmamalıdır ki hiçbir çocuk bir tanıdan ya da tıbbi etiketten ibaret değildir. Her çocuğun öğrenme hızı, potansiyeli ve başarma duygusu kendine özgüdür. Unutmayalım ki erken atılan küçük bir adım, doğru bir yönlendirme ve aile sevgisiyle birleştiğinde gelecekte büyük bağımsızlık öykülerine dönüşebilir.

Muhabir: TEVHİDE İREM ZORLU