Birlik tarafından yapılan açıklamada, okulların çocukların ve gençlerin güven içinde eğitim alması gereken en temel kamusal alanlar olduğuna dikkat çekildi. Eğitim ortamlarında yaşanan her türlü şiddet olayının yalnızca bireyleri değil, toplumun geleceğini de doğrudan etkilediği ifade edildi.
Açıklamada, mevcut önleyici mekanizmaların güçlendirilmesinin zorunlu olduğu belirtilerek, şiddet olaylarının tekrar etmemesi için yalnızca adli süreçlerin yeterli olmayacağına işaret edildi. Şiddeti besleyen sosyal, ekonomik ve yapısal sorunların bütüncül politikalarla ele alınması gerektiği vurgulandı.
EĞİTİM HAKKININ KORUNMASI
Türkiye Barolar Birliği, güvenli okul ortamlarının sağlanmasının devletin temel sorumlulukları arasında yer aldığını belirterek, çocukların üstün yararının gözetildiği bir sistemin tesis edilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. Bu kapsamda eğitim hakkının etkin biçimde korunmasının da altı çizildi.
Açıklamada ayrıca, yaşam hakkı ve eğitim hakkının anayasal güvence altında olduğuna dikkat çekilerek, bu hakların etkin şekilde korunması için gerekli tüm mekanizmaların devreye alınması çağrısında bulunuldu. Şiddet olaylarının sadece sonuçlarına odaklanmanın yeterli olmayacağı, asıl meselenin bu olayları doğuran koşulların ortadan kaldırılması olduğu belirtildi.
Türkiye Barolar Birliği, yürütülen soruşturma süreçlerini ilgili il baroları ile birlikte yakından takip edeceklerini ve hukuki sürece katkı sunmaya devam edeceklerini de kamuoyuna duyurdu. Ayrıca hayatını kaybedenler için başsağlığı, yaralılara ise acil şifalar dileğinde bulunuldu.




