Gülistan Doku soruşturması kapsamında yürütülen süreçte, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadesine ulaşıldı. İfadesinde çeşitli iddialara yanıt veren Sonel, Doku’yu tanımadığını ve olayla herhangi bir bağlantısının olmadığını dile getirdi.

BAZ KAYITLARIYLA ÇELİŞTİ, "GÜLİSTAN'I TANIMIYORDUM" DEDİ

Gazeteci Emrullah Erdinç'in aktardığı bilgilere göre; Mustafa Türkay Sonel’in ifadesinde Gülistan Doku’yu tanımadığı, kendisiyle hiçbir şekilde görüşmediği ve herhangi bir iletişiminin bulunmadığı yönünde beyanlarda bulunduğu yer aldı. Sonel, ayrıca olayla ilgili sosyal medya hesapları veya dijital veriler üzerinde herhangi bir işlem yapmadığını belirterek kendisinin ve ailesinin iddialarla ilgisinin olmadığını ifade etti. İfadesinde bu hususa ilişkin olarak şu sözlere yer verildi:

“Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum, herhangi bir yerde, herhangi bir suretle görüşmedim. Hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra herkes gibi Gülistan’ın kaybını basından duydum. Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bu olayla ilgisi yoktur.”

Whatsapp Image 2026 04 19 At 16.09.56

Öte yandan dosyada yer alan daraltılmış baz kayıtlarına göre, Gülistan Doku’nun çalıştığı Hanımeli Kafe çevresinde ve bazı zaman dilimlerinde ortak baz verildiğine ilişkin tespitlerin bulunduğu aktarılıyor. Bu durum, ifadedeki beyanlarla teknik veriler arasında çelişki bulunduğu değerlendirmelerine neden oldu.

Hatalı sollama faciası: 1 ölü, 1'i çocuk 5 yaralı
Hatalı sollama faciası: 1 ölü, 1'i çocuk 5 yaralı
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 04 19 At 15.12.08

GİZLİ TANIK: "TECAVÜZ ETTİLER"

Dosyada yer alan gizli tanık “Şubat”ın beyanlarında, 27 Aralık 2019 gecesine ilişkin çeşitli iddialar gündeme getirildi. Söz konusu beyanlarda, bazı isimlerin gençlik merkezi çevresinde bir arada bulunduğu ve burada yaşandığı öne sürülen olaylara ilişkin ifadeler yer aldı. Gizli tanık beyanında şu ifadelerin geçtiği aktarıldı:

“27 Aralık 2019 gecesinde, Zeynel, Gülistan, Uğurcan, Umut Altaş ve Mustafa Türkay Sonel gençlik merkezinin üst katında alkol ve uyuşturucu madde kullandılar sonra da Gülistan’a tecavüz ettiler.”

İddia edilen tecavüz olayıyla ilgili de konuşan Sonel; bu iddialara ilişkin verdiği ifadede, gizli tanık beyanlarını kabul etmediği ve teknik verilerle ilgili bölümlerde ise şu açıklamayı yaptı:

“Ne desem yalan olur. Çünkü gizli tanığın benimle ilgili vermiş olduğu ifadelerin hiçbirini kabul etmiyorum. 05.05.2020 tarihinde kendime ait plakalı araçla Elazığ istikametinden Tunceli’ye gelişimin görüldüğü ancak öncesinde Tunceli ilinden Elazığ iline çıkışımın görülmediği hususu ile ilgili bir diyeceğim yoktur. Bu olayla hiçbir ilgim ve bilgim yoktur; bunu duydukça midem bulanıyor ve tiksiniyorum."

Whatsapp Image 2026 04 19 At 15.39.00

"AKRAN ZORBALIĞINA MARUZ KALDIM"

Mustafa Türkay Sonel’in jandarmada verdiği ifadesinde, eğitim hayatı, sosyal çevresi ve iletişim bilgilerine ilişkin beyanları yer aldı. Sonel, farklı illerde eğitim gördüğünü ve bu nedenle arkadaş çevresinin sınırlı olduğunu belirtti. İfadesinde akran zorbalığına ilişkin bölümde şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:

“Okuduğum okullarda da ben dahil diğer asker polis çocukları gibi bende akran zorbalığına maruz kalmışımdır. Hatta Tunceli’de lise okuduğum dönemde İstiklal Marşı’nı bile bağıra bağıra okuyan asker polis çocukları ve bendim. Bundan dolayı da çok bize yönelik faşist, ırkçı derlerdi.”

Sonel ayrıca eğitim geçmişine ilişkin olarak, 2000 yılında Ankara’da doğduğunu, ilkokulu Şanlıurfa Birecik’te, ortaokulu Trabzon Of’ta okuduğunu, lise eğitimine Balıkesir Bandırma’da başlayıp 11 ve 12’nci sınıfları Tunceli’de Özel Uğur Lisesi’nde tamamladığını, halen İstanbul’da Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi olduğunu ve yalnız yaşadığını belirtti. İletişim bilgilerine ilişkin beyanında ise kullandığı GSM hattının babası adına kayıtlı olduğunu ifade ederek şu bilgiyi verdi:

“Halen kullandığım GSM numarası yukarıda bildirdiğim numaradır. Üzerime kayıtlı GSM numarası yoktur. Kullandığım numara babam Tuncay Sonel adına kayıtlı 0534 923 23 00’dır. Başkasının adına kayıtlı olup kullandığım başka GSM numarası yoktur.”

Whatsapp Image 2026 04 19 At 15.12.10

“UMUT ALTAŞ BİRKAÇ AY ÖNCE BENDEN 10 BİN DOLAR BORÇ İSTEDİ”

Umut Altaş’ın iddialarına da yanıt veren Sonel, şunları kaydetti:

"Umut Altaş çok zaman önce değil yaklaşık 6-7 yıl ay önce yurt dışı numarası ile arayarak borç para istedi. Bu konuyu Uğurcan Açıkgöz ile de paylaştım. Uğurcan'a ne alaka ne yollayacağım şeklinde konuşarak güldük. Bu arada ben borç para istediğinde 2-3 bin TL isteyeceğini düşünürken benden 10 bin dolar para istedi. Ben öğrenci bir insanım bu kadar paranın bende olması zaten mümkün değildir. Tunceli'de arkadaşlık yaptığımız dönemde benim bildiğim kadarıyla Umut Altaş ve ismini Ekincan olarak bildiğim ancak soy isminin Kışıç olarak hatırladığım ve hatırlamadığım başkaları uyuşturucu madde kullanıyorlardı ve beni bu ortamlara sokmazlardı. Bu kişiler uyuşturucuyu genelde sanayide kullanırlardı, kullandıkları aparatları da mesire alanlarındaki ağaçların altlarına atarlardı. Beni bu ortamlara sokmamalarının sebebi benim uyuşturucuya hassasiyetimi bilirlerdi ve kendilerine kızacaklarımı ve onlara karşı bakış açımın değişeceğini düşünürlerdi. Aynı şekilde alkole de karşı olduğumu hatta bu konuda kendi aralarında iddiaya girerek ben Türkay'a içireceğim varmışsınız iddiasına diyerek konuşmalarına şahit oldum. Hatta videoları bile telefonlarından çıkabilir. Benim telefonumda bile bu husus çıkabilir. Kendi telefonumda 2009'dan bu güne kadar anılarımı biriktiririm bu videolar bu anılarım içerisinden çıkabilir. Ancak ben kesinlikle uyuşturucu kullanmadım. Ayrıca istenirse bana test yapılabilir. Bu hususu bildiğimden dolayı Umut Altaş'ın uyuşturucu kullanmaya devam ettiğini düşündüm. Ekincan Kılıç'ın 4-5 yıl önce duyduğum kadarıyla yasa dışı yollarla Fransa'ya gittiğini duydum.

SORULDU : Zeinal Abakarov'u tanıyor musunuz? Ne zamandan beri tanıyorsunuz? Halen görüşüyor musunuz?

CEVABEN : Zeinal Abakarov'u tanımıyorum.

SORULDU : Umut Altaş şu an nerededir? Ne zaman ve neden ABD'ye gitti? Halen görüşüyor musunuz, nasıl görüşüyorsunuz?

CEVABEN : Umut Altaş'ın şu an nerede olduğunu bilmiyorum. Neden nereye gittiğini de bilmiyorum. Umut ile görüşme durumumu yukarıdaki soruda cevapladım.

SORULDU : Engin Yücer'i tanıyor musunuz? Ne zamandan beri tanıyorsunuz? Halen görüşüyor musunuz?

CEVABEN : Şüpheli Engin Yücer'in fotoğrafını görmek istedi. Engin Yücer'in fotoğrafı kendisine gösterildi. Ben Engin Yücer'i tanımıyorum daha önce hiç görmedim."

“O GÜN SIRADAN BİR GÜNDÜ”

Olay günüyle ilgili detayları hatırlamadığını belirten Sonel, “05 Ocak 2020 tarihindeki telefon trafiğimi aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamam mümkün değil; bu görüşmeler muhtemelen oyun, sınavlar veya bir arkadaşımızın doğum günü hakkındadır” diye konuştu. Ayrıca, “Umut Altaş ile o gün yan yana olup olmadığımı veya Şükrü Eroğlu ile o bölgede ne yaptığımızı hatırlamıyorum. Bahsettiğiniz bölgeye genellikle araçlarımıza yakıt almak için gider ve oralarda turlardık. O gün benim için sıradan bir gündür” ifadelerini kullandı.

“BU BİR İTİBAR SUİKASTI”

Sonel ifadesinde, “Ben uyuşturucu ve alkole tamamen karşı biriyim. Bu olayda ismimin geçmesinin tek sebebi babamın vali olmasıdır. Bana ve aileme karşı yapılmış bir itibar suikastıdır” dedi.

Hanımeli Kafe’ye yalnızca birkaç kez gittiğini belirten Sonel, “Arkadaşlarım Umut ve Ekincan oranın tatlılarını sevdiği için paket yaptırmaya gittim. Kafe sahibinin oğlu Sidar okul arkadaşımdır” dedi. Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku ile karşılaşmasına ilişkin ise, “Öğretmenevinde bana ‘Baban kardeşimi bulur değil mi?’ diye sordu. Ben de ‘Bulunur ablacım, biz de istiyoruz’ diyerek cevap verdim” ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2026 04 19 At 15.12.04

“SINAVLARIMA HAZIRLANMAM GEREKİRKEN BURADAYIM”

Mustafa Türkay Sonel ifadesinde ayrıca, “Şu an üniversite vize sınavlarıma hazırlanmam gerekirken sorgudayım” sözlerine yer verdi. Tutuklu bulunan Mustafa Türkay Sonel'in ifadesinin tamamı şöyle:

"İsimlerini hatırlayamadığım başka arkadaşların da bulunduğu bir grupla sosyal olarak vakit geçirirdik. Bir araba grubumuz vardı ve neredeyse her akşam araçlarla gezerdik. O dönemden yalnızca Uğurcan Açıkgöz ile görüşmeye devam ediyorum. Diğer arkadaşlarımla görüşmememin sebebi ise benden sürekli olarak trafik cezalarının iptal edilmesini istemeleri ve bu konuda beni rahatsız etmeleridir. Zeinal Abakarov’u tanımıyorum. Sonradan Rus vatandaşı olduğunu öğrendiğim bu kişiyi, o dönemde tanımış olsaydım muhtemelen hatırlardım. Şükrü Eroğlu’nu ise babamın koruma ekip şefi olması nedeniyle tanırım. 2019-2020 yıllarında kendisinin kullandığı bir araç olup olmadığını bilmiyorum. Koruma ekibinde yer alan bazı kişilerle aram iyiydi, zaman zaman okey oynar ve futbol oynardık. Hatırladığım kadarıyla Oğuz, Mesut ve Emre isimli kişiler vardı ancak soy isimlerini hatırlamıyorum. Ayrıca koruma ekibinde bulunan Burak isimli özel harekat polisinin lojmandaki evine de gitmişliğim vardır.

Babamın koruma ekibinin kullandığı birçok araç bulunuyordu. TEM Şube’ye ait beyaz renkli Amarok marka araç vardı ve bunu Memduh isimli personel ile birlikte başka polisler kullanırdı. Gri renkli Ford Ranger marka bir artçı araç bulunuyordu ve bu aracı Burak, Mesut, Çağrı, İlhan, Emre Başar, Abdullah Şükrü Erol ve diğer özel harekat polisleri kullanırdı. Ayrıca siyah ya da gri renkli olduğunu hatırladığım Renault Megane model bir araç daha vardı ve bu araç öncü olarak görev yapardı. Bu aracı “Oflu Emre” olarak bilinen Emre ve diğer özel harekat polisleri kullanırdı. Yanlış hatırlamıyorsam Eren Kurnaz isimli polis memuru, 2009 ya da 2010 model siyah renkli Audi marka bir araçla beni ve kardeşimi okula götürüp getirirdi ve aynı zamanda bazı özel işlerimizle de ilgilenirdi. Araç plakalarının güvenlik gerekçesiyle sürekli değiştirildiğini bildiğim için hiçbirini hatırlamıyorum.

Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum, kendisiyle hiçbir yerde karşılaşmadım ve hiçbir iletişimim olmadı. Kaybolduktan sonra basın yoluyla ismini duydum. Sosyal medya hesaplarından ya da verilerinden herhangi bir şey silmem söz konusu değildir. Bu olayla benim ya da yakınlarımın herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Arkadaş grubumdan da kimsenin Gülistan Doku’yu tanıdığını düşünmüyorum. Kullandığım telefon hattı çocukluğumdan bu yana aynıdır ve başkası tarafından kullanılmamıştır. Gizli tanık beyanlarında yer alan aleyhime iddiaları kabul etmiyorum. 05 Ocak 2020 tarihinde 06 SNL 10 plakalı araçla Elazığ istikametinden Tunceli’ye giriş yaptığım görülse de, her zaman aynı yolu kullandım ve farklı bir güzergah tercih etmedim. Hayatım boyunca ateşli silah kullanmadım, yalnızca airsoft adı verilen ve boncuk atan oyuncak tüfeklere ilgi duydum. Bu ekipmanları internet üzerinden satın aldım ve buna dair kayıtlar mevcuttur. Gerçek silahlarla herhangi bir ilgim bulunmamaktadır.

Yer altı görüntüleme cihazı ile yapılan aramaya ilişkin raporda ise, 12 Ocak 2025 tarihinde Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla Pertek ilçesi Koçpınar köyü girişindeki mezarlık çevresinde çalışma yapıldığı belirtildi. Yaklaşık 2 saat süren taramada cihazın uyarı verdiği bir bölgede, mezar şeklinde bir boşluk tespit edildiği, bu boşluğun yaklaşık 1.60-1.70 metre uzunluğunda, 70-80 santimetre genişliğinde ve 80 santimetre derinliğinde olduğu ifade edildi. Yapılan değerlendirmede, bu alana bir cesedin gömülüp daha sonra çıkarılmış olabileceği, ayrıca sırt çantası benzeri bir eşya ile birlikte silah da gömülmüş olabileceği ihtimali üzerinde duruldu.

Raporda, tespit edilen boşlukta herhangi bir insan cesedi ya da kemik parçasına rastlanmadığı, alanın daha önce kazılmış olması nedeniyle toprak yapısının yumuşadığı ve erozyona uğradığı bilgisine yer verildi. Yapılan kazı çalışmasında yaklaşık 50 santimetre derinlikte pet şişe ve siyah renkli poşet parçaları bulunduğu, ancak cesede dair herhangi bir bulguya ulaşılamadığı belirtildi."

Whatsapp Image 2026 04 19 At 15.12.06

Kaynak: HABER MERKEZİ