Rusya ve Çin’in etkisiyle sürecin Umman’a taşınması, bölgedeki güç dengelerini ve ana aktörlerin çıkarlarını yansıtırken, Türkiye’nin barış çabaları sonuçsuz kaldı. Bu durum, Türk devlet aklının öngördüğü ve İran’ın stratejik körlüğü nedeniyle fiili olarak gerçekleşen yıkım senaryosunu doğruluyor.

Almanya aşırı sıcaklara esir: 13 kişi hayatını kaybetti, orman yangınları başladı
Almanya aşırı sıcaklara esir: 13 kişi hayatını kaybetti, orman yangınları başladı
İçeriği Görüntüle

Fidan Arakci Scaled

SAVAŞ ÇIKMASIN DİYE UĞRAŞILDI

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ekibi, bölgede olası bir İsrail-ABD saldırısını önlemek amacıyla kapsamlı bir diplomasi süreci yürüttü. Yaklaşık 20 gün süren yoğun görüşmelerde nükleer müzakereler, rejim reformları, Hürmüz Boğazı güvenliği ve enerji konuları gündeme geldi. Türkiye, bölgesel istikrarı sağlamak ve savaşı engellemek için stratejik hamleler geliştirdi; ancak bu çabalar, Rusya ve Çin’in yönlendirmeleriyle Tahran tarafından kabul görmedi. Ankara ve Tahran arasındaki müzakerelerin odağında, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan liderliğindeki geçiş koalisyonu önerisi yer aldı. Eski Cumhurbaşkanlığı Kurul Üyesi Prof. Dr. Aygül Attar’ın belirttiği gibi, Türkiye İsrail’in İran üzerindeki yıkıcı planlarını erken dönemde analiz ederek buna karşı önlemler geliştirdi. Buna karşın İran, Pezeşkiyan önerisini Ruhani ve Musavi seçenekleri ile yanıtlayarak bu kritik fırsatı değerlendirmedi.

39851441.Jpg

MÜZAKERE MERKEZİ İSTANBUL'DAN UMMAN'A TAŞINDI

Süreçte belirleyici rol oynayan Rusya ve Çin, müzakere merkezinin İstanbul’dan Umman’a taşınmasında etkili oldu. Analizler, Çin’in ABD’nin İran’da uzun süre meşgul olmasını ve bölgenin 'Amerikan bataklığına' dönüşmesini istediğini gösterirken, Rusya ise Ukrayna savaşı bağlamında bölgeden bir intikam hedefliyor. Bu küresel güçlerin hesapları neticesinde Türkiye’nin bölgesel barış ve istikrar hedefleri geri planda kaldı. Başkent kulislerinde, İran’ın tavrının 2011’deki Beşşar Esad sürecine benzetilmesi dikkat çekiyor; zira Tahran yönetimi, benzer şekilde reform ve uzlaşıdan kaçınarak yıkım ve kaosun yolunu seçti. Türk devlet aklının öngördüğü bu yıkım senaryosu, İran’daki mevcut siyasi sistemin stratejik körlüğü sebebiyle bugün fiilen gerçekleşmiş durumda.

Kaynak: HABER MERKEZİ