Doğu Akdeniz ve Ege'de son dönemde yaşanan askeri hareketlilik, Türkiye'nin bölgedeki rakipleriyle ilişkilerini yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı. Özellikle İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında son yıllarda artan savunma iş birlikleri, ortak tatbikatlar ve enerji eksenli stratejik ortaklıklar Ankara tarafından yakından takip ediliyor.
Bölgede doğrudan bir savaş ihtimali düşük görülse de tarafların askeri kapasitelerini artırması ve yeni ittifak arayışlarına yönelmesi dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
İSRAİL-YUNANİSTAN-GKRY HATTI GÜÇLENİYOR
Son yıllarda İsrail, Yunanistan ve GKRY arasında savunma ve güvenlik alanındaki iş birlikleri önemli ölçüde arttı. Ortak askeri tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve enerji güvenliği odaklı projeler üçlü koordinasyonun güçlendiğine işaret ediyor.
İsrail'in özellikle Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının güvenliği konusunda Yunanistan ve GKRY ile yakın çalışması dikkat çekerken, bölgede kurulan yeni güvenlik mimarisi Ankara'nın da yakından izlediği başlıklar arasında yer alıyor.
EGE'DE ASKERİ HAREKETLİLİK DİKKAT ÇEKİYOR
Türkiye ile Yunanistan arasında son dönemde diplomatik temaslar sürmesine rağmen Ege Denizi'ndeki silahlanma yarışı tartışmaları gündemden düşmüyor.
Yunanistan'ın son yıllarda gerçekleştirdiği savaş uçağı, fırkateyn ve hava savunma sistemi alımları bölgedeki güç dengelerine ilişkin tartışmaları artırdı. Atina yönetimi bu adımları savunma amaçlı olarak tanımlarken, Ankara ise bazı uygulamaların mevcut anlaşmaların ruhuna aykırı olduğunu savunuyor.
GKRY'NİN SAVUNMA HAMLELERİ
GKRY'nin son dönemde savunma altyapısını güçlendirmeye yönelik girişimleri ve Batılı ülkelerle geliştirdiği askeri ilişkiler de dikkat çekiyor. Ada çevresindeki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklar nedeniyle bölgedeki güvenlik başlıkları önemini koruyor.
GKRY'nin attığı adımların yalnızca Kıbrıs meselesiyle değil, Doğu Akdeniz'deki enerji rekabetiyle de bağlantılı olduğu açık bir şekilde görünüyor.
DOĞU AKDENİZ'DE ENERJİ REKABETİ YENİDEN ISINIYOR
Doğu Akdeniz'de doğal gaz rezervleri etrafında şekillenen rekabet, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Enerji koridorları, deniz yetki alanları ve yeni boru hattı projeleri konusunda farklı ülkelerin ortaya koyduğu planlar zaman zaman diplomatik krizlere yol açabiliyor. Türkiye ise bölgedeki hak ve çıkarlarını koruma kararlılığını sık sık vurguluyor.
ANKARA'DAN GÜÇLÜ SAVUNMA MESAJLARI
Türkiye son yıllarda savunma sanayiinde elde ettiği ilerlemelerle dikkat çekiyor. Milli savaş uçağı projeleri, insansız hava araçları, deniz platformları ve füze sistemleri Ankara'nın caydırıcılık kapasitesini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Türk yetkililer, Türkiye'nin herhangi bir ülkeye karşı saldırgan bir politika izlemediğini ancak ulusal güvenlik ve egemenlik hakları konusunda taviz vermeyeceğini ifade ediyor.
UZMANLAR NE DİYOR?
İsrail, Yunanistan ve GKRY arasındaki iş birliği Türkiye'ye yönelik bir baskı unsuru olarak değerlendirilse de mevcut şartlarda tarafların doğrudan bir askeri çatışmaya yönelmesi olası görülmüyor.
Bununla birlikte Doğu Akdeniz'deki enerji rekabeti, bölgesel ittifaklar ve savunma harcamalarındaki artış nedeniyle önümüzdeki dönemde bölgedeki gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiği belirtiliyor.
Türkiye'nin hem diplomatik hem de askeri alanda attığı adımların, Doğu Akdeniz'deki güç dengelerinin şekillenmesinde belirleyici rol oynamayı sürdüreceği değerlendiriliyor.





