Serik’te yıllık 15 bin ton civarında çilek üretimi yapılırken, üretici ile market fiyatları arasındaki büyük fark dikkat çekiyor. Çiftçiler, serbest piyasa koşullarında zarar ettiklerini ve çözüm için hal sistemi kurulması gerektiğini söylüyor.
SERİK’TE ÇİLEK ÜRETİMİNİN BÖLGE EKONOMİSİNDEKİ YERİ
Antalya’nın Serik ilçesi, çilek üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 4 bin 410 dekar alanda yapılan üretimle yılda 15 bin tona yakın ürün elde ediliyor. İlçe, Antalya genel üretiminin önemli bir kısmını karşılayarak tarımsal ekonomide kritik bir rol üstleniyor.
Üretim süreci eylül-ekim aylarında dikimle başlıyor, aralık ortasında ilk hasat alınıyor ve sezon haziran ayına kadar devam ediyor. Uzun hasat dönemi, bölgedeki çiftçiler için yılın büyük bölümünde ekonomik hareketlilik sağlıyor.
ÜRETİCİ İLE MARKET ARASINDAKİ FİYAT UÇURUMU
Bölgedeki en büyük sorunlardan biri üretici ve market fiyatları arasındaki ciddi fark olarak öne çıkıyor. Üreticiler, tarladan 35–50 TL bandında sattıkları çileğin market raflarında 120–150 TL’ye kadar çıktığını belirtiyor.
Bu durumun kendilerini ciddi şekilde zorladığını ifade eden üreticiler, “ürünümüz değerinde satılmıyor” diyerek gelir kaybına dikkat çekiyor. Serbest piyasa koşulları nedeniyle fiyat kontrolü olmaması, çiftçilerin en büyük şikâyetleri arasında yer alıyor.
ÇİFTÇİLERDEN “ÇİLEK HALİ” TALEBİ
Üreticiler, yaşanan fiyat dengesizliğine çözüm olarak Kadriye bölgesinde bir “çilek hali” kurulmasını istiyor. Böylece ürünlerin belirli bir standart üzerinden satılması ve aracısız ticaretin güçlenmesi hedefleniyor.
Çiftçiler, hal sistemi sayesinde kooperatifleşme, kantar düzeni ve daha şeffaf bir ticaret yapısı oluşacağını savunuyor. Bu yapının hem üreticiye hem de bölge ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
ALTYAPI EKSİKLİĞİ VE PİYASA DENGESİ SORUNU
Serik’te üreticilerin bir diğer gündemi ise altyapı eksikliği. Hal sistemi olmaması nedeniyle ürünlerin farklı tüccarlar aracılığıyla düşük fiyatlara satıldığı belirtiliyor. Bu durum, piyasa dengesini bozarak üreticinin gelirini azaltıyor.
Çiftçiler, mevcut yapının sürdürülebilir olmadığını ve uzun vadede üretimin de risk altına girebileceğini dile getiriyor. Bölge ekonomisinin güçlenmesi için planlı bir ticaret sistemi kurulması gerektiği vurgulanıyor.




