Uzaktan çalışma ve dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte iş dünyasında yeni bir hukuk tartışması başladı. Çalışanlara mesai saatleri dışında gönderilen WhatsApp mesajları, Teams görevleri ve e-postalar artık fazla mesai davalarının merkezine yerleşiyor.
Özellikle son dönemde verilen yargı kararları, çalışanların “sürekli erişilebilir olma” baskısının hukuki boyutunu yeniden gündeme taşıdı.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen yakın tarihli bir kararda, mesai saatleri dışında WhatsApp üzerinden iletilen iş talimatlarının çalışma süresi kapsamında değerlendirilebileceği belirtildi. Kararda, işçiye fazla mesai ücreti ödenmesi gerektiğine hükmedildi.

Kararı Türkinform'a değerlendiren Avukat Sultan Aydoğan, dijital iletişim araçları üzerinden mesai sonrası verilen iş talimatlarının artık iş hukukunda ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, çalışanların sürekli erişilebilir olmaya zorlanmasının fazla mesai kapsamında değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
Uzaktan çalışma modeliyle birlikte iş hayatında sınırların belirsizleştiğini söyleyen Avukat Sultan Aydoğan, mesai sonrası gönderilen WhatsApp mesajları, Teams görevleri ve gece e-postalarının artık iş mahkemelerinde önemli deliller arasında yer aldığını ifade etti. Aydoğan, özellikle son dönemde verilen yargı kararlarının çalışan lehine yeni bir dönemin kapısını araladığını söyledi.
“DİJİTAL TALİMATLAR ARTIK HUKUKİ DELİL”
Mesai saatleri dışında çalışanlara gönderilen iş içerikli mesajların artık yalnızca “iletişim” olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aydoğan, şunları söyledi:
“İşveren tarafından düzenli şekilde gönderilen WhatsApp mesajları, Teams görevleri ya da gece saatlerinde iletilen e-postalar, çalışan üzerinde sürekli hazır bulunma baskısı oluşturuyorsa bu durum fazla çalışma kapsamında değerlendirilebilir. Mahkemeler artık dijital kayıtları fiili çalışma düzeninin bir parçası olarak inceliyor.”
Aydoğan, özellikle iş emri niteliği taşıyan mesajlar, hızlı geri dönüş beklentisi ve sürekli çevrimiçi kalma zorunluluğunun mahkemeler açısından önemli kriterler arasında yer aldığını vurguladı.
“WHATSAPP YAZIŞMALARI MAHKEME DOSYALARINA GİRİYOR”
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nin yakın tarihli kararına dikkat çeken Aydoğan, dijital yazışmaların artık fazla mesai davalarında güçlü deliller arasında bulunduğunu söyledi.
“Bugün yalnızca giriş-çıkış kayıtları değil; WhatsApp konuşmaları, Teams yazışmaları, Zoom toplantıları, e-posta trafiği ve sistem kayıtları da mahkemelerde inceleniyor. Çalışanın mesai dışında aktif şekilde iş yürüttüğünün tespit edilmesi halinde fazla mesai alacağı gündeme gelebiliyor” dedi.
“45 SAATİ AŞAN HER ÇALIŞMA KRİTİK”
4857 sayılı İş Kanunu’na göre haftalık 45 saati aşan çalışmaların fazla mesai sayıldığını hatırlatan Aydoğan, fazla çalışma ücretinin normal ücretin yüzde 50 fazlasıyla ödenmesi gerektiğini belirtti.
Aydoğan, “Özellikle uzaktan çalışma sisteminde işverenlerin çalışanların dinlenme hakkını koruyacak sınırlar oluşturması gerekiyor. Aksi halde çalışanların sürekli erişilebilir olması hem hukuki hem psikolojik sorunlara yol açabiliyor” ifadelerini kullandı.
“SÜREKLİ ERİŞİLEBİLİR OLMAK TÜKENMİŞLİĞİ ARTIRIYOR”
Mesai kavramının dijitalleşmeyle birlikte giderek silikleştiğini söyleyen Aydoğan, çalışanların özel yaşam alanının korunmasının önemine dikkat çekti.
“Akşam saatlerinde mesaj cevaplama zorunluluğu, hafta sonu devam eden iş takibi ve sürekli çevrimiçi olma beklentisi çalışanlarda ciddi tükenmişlik yaratabiliyor. İş-özel yaşam dengesi bozuldukça iş barışı da zarar görüyor” dedi.
“BAĞLANTIYI KESME HAKKI TÜRKİYE’DE DE TARTIŞILMALI”
Avrupa’da uygulanan “bağlantıyı kesme hakkı” modelinin Türkiye’de de gündeme gelmesi gerektiğini belirten Aydoğan, şu değerlendirmede bulundu:
“Bazı Avrupa ülkelerinde çalışanların mesai dışında e-posta cevaplama ya da iş mesajlarını takip etme zorunluluğu sınırlandırılıyor. Türkiye’de de dijital çalışma hayatına ilişkin yeni yasal düzenlemelerin yapılması artık kaçınılmaz görünüyor.”








