Son günlerde binlerce kişi aynı sorunun yanıtını arıyor. “Emekliliğim iptal olur mu? Yıllardır ödediğim primler boşa mı gidecek? EYT hakkımı kaybedebilir miyim?” Tartışmaların merkezinde ise 18 yaşından önce anne veya babasına ait işyerlerinde sigortalı gösterilen kişiler bulunuyor. Uzmanlara göre konu, kamuoyunda anlatıldığı gibi tüm çalışanları kapsamıyor. Risk yalnızca belirli şartlar altında yapılan sigortalılık bildirimleri için geçerli.
SGK'NIN YILLAR SONRA GELEN İNCELEMESİ ŞAŞIRTTI
Sorunun temelinde SGK'nın 2013/11 sayılı genelgesi yer alıyor. Bu düzenlemeye göre anne veya babaya ait işyerinde çalışan 18 yaş altındaki çocukların sigortalı sayılabilmesi için bazı hukuki şartların yerine getirilmesi gerekiyor. Eğer bu şartlar eksik görülürse SGK yıllar önce yapılmış sigorta girişlerini incelemeye alabiliyor. Üstelik bu durum yalnızca yeni sigortalıları değil, emeklilik aşamasına gelen hatta maaş almaya başlayan bazı kişileri bile etkileyebiliyor.
EYT'LİLER İÇİN EN BÜYÜK TEHLİKE
Uzmanların en çok dikkat çektiği konu ise EYT kapsamındaki çalışanlar. Çünkü birçok kişinin EYT hakkı ilk sigorta giriş tarihine dayanıyor. Eğer anne veya babaya ait işyerinden yapılan ilk sigorta başlangıcı geçersiz kabul edilirse, kişinin sigorta başlangıç tarihi ileri çekilebiliyor. Bu durumda yıllardır emeklilik planı yapan bazı vatandaşlar bir anda EYT kapsamı dışında kalabiliyor. Hatta yeniden prim tamamlama zorunluluğu ile karşı karşıya kalabiliyor.
SADECE BAŞLANGIÇ TARİHİ DEĞİL...
Tehlike yalnızca sigorta giriş tarihiyle sınırlı değil. Uzmanlara göre çalışma hayatının belli dönemlerinde anne veya babasının işyerinde sigortalı görünen kişilerin prim günleri de incelemeye alınabiliyor. Bu sürelerin geçersiz sayılması halinde toplam prim gün sayısı düşebiliyor. Sonuç olarak kişi emeklilik için gerekli şartları kaybedebiliyor. Bazı dosyalarda ise bağlanmış emekli maaşlarının yeniden değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor.
“ÖNEMLİ OLAN GERÇEKTEN ÇALIŞIP ÇALIŞMADIĞI”
İşte tartışmanın en kritik noktası burada başlıyor. SGK daha çok evrak ve şekil şartlarına odaklanırken, mahkemeler olayın özüne bakıyor. Yargıtay'ın son yıllardaki kararlarında temel ölçüt olarak “fiili çalışma” ön plana çıkıyor. Yani kişi gerçekten çalıştı mı? İşyerinde aktif görev aldı mı? Bordrolarda yer aldı mı? Ücret aldı mı? Tanıklar bunu doğrulayabiliyor mu? Mahkemeler bu soruların cevaplarını araştırıyor. Eğer kişinin gerçekten çalıştığı ortaya çıkarsa, yalnızca şekil eksiklikleri nedeniyle sigortalılığın tamamen yok sayılması her durumda hukuka uygun bulunmuyor.
KRİTİK KARAR: İSPAT EDEBİLEN HAKKINI KORUYABİLİYOR
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin daha önce verdiği kararlarda, fiili çalışmanın kanıtlanabildiği dosyalarda sigortalılık sürelerinin korunabildiği görüldü. Mahkemeler özellikle bordroları, ücret kayıtlarını, işyeri faaliyetlerini ve tanık ifadelerini dikkate alıyor. Bu nedenle uzmanlar, geçmişte anne veya babasının işyerinde çalışmış kişilerin ellerindeki tüm belgeleri saklamasının büyük önem taşıdığını belirtiyor.
"YILLAR SONRA GELEN İPTAL ŞOKU" ENDİŞESİ BÜYÜYOR
Çalışanların en büyük tepkisi ise yıllar önce SGK tarafından kabul edilen hizmetlerin aradan 20-30 yıl geçtikten sonra yeniden tartışmaya açılması. Birçok kişi o dönem yatırılan primlerin kurum tarafından tahsil edildiğini, hizmet kayıtlarının işlendiğini ve buna güvenerek emeklilik planı yaptığını savunuyor. Bu nedenle konu yalnızca teknik bir sigorta meselesi olmaktan çıkıp milyonlarca kişinin geleceğini ilgilendiren sosyal güvenlik tartışmasına dönüşmüş durumda.
KİMLER ENDİŞELENMELİ, KİMLER RAHAT OLMALI?
Uzmanların altını çizdiği en önemli detay şu: 18 yaşından önce başka bir işyerinde çalışanların sigortalılıklarıyla ilgili genel bir iptal süreci bulunmuyor. Tartışma yalnızca anne veya babaya ait işyerlerinde geçen sigortalılık süreleriyle sınırlı. Bu nedenle söz konusu durumda olan kişilerin hizmet dökümlerini kontrol etmeleri, olası incelemelerde ise hukuki haklarını takip etmeleri gerektiği belirtiliyor.
“EMEKLİLİĞİM GİDER Mİ?”
Kararın ardından sosyal medyada binlerce yorum yapılırken, özellikle EYT kapsamında emekli olanlar arasında büyük bir tedirginlik oluştu. Vatandaşların en çok konuştuğu konu ise yıllar önce yapılan işlemlerin bugün yeniden gündeme gelmesi. Uzmanlar ise paniğe kapılmadan önce dosyanın ayrıntılarına bakılması gerektiğini vurguluyor. Çünkü Yargıtay'ın yaklaşımında belirleyici unsur yalnızca evrak eksikliği değil; kişinin gerçekten çalışıp çalışmadığını ortaya koyan somut deliller oluyor. Emeklilik hakkını belirleyecek en kritik unsurun da bu ispat süreci olduğu ifade ediliyor.




