Türkiye’nin deprem gerçeği bir kez daha bilimsel çalışmalarla gündeme geldi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fikret Koçbulut’un yürüttüğü paleosismolojik araştırmalar kapsamında, Sivas’ın Altınyayla ilçesinde yer alan Deliler Fayı’nda kapsamlı incelemeler başlatıldı. Arazi çalışmalarıyla desteklenen projede, yüzey kırığına neden olmuş olabilecek geçmiş depremlerin izleri sürülüyor.
SİVAS-KAYSERİ HATTI MERCEK ALTINDA
“Türkiye’nin Diri Faylarının Paleosismolojisi” adlı bilimsel proje çerçevesinde yürütülen çalışmalar, Sivas ile Kayseri hattında uzanan aktif fay segmentlerini kapsıyor. Türkiye genelinde yürütülen 14 benzer projeden biri olan bu çalışma, Deliler Fayı'nın üç önemli segmentini içeriyor. Araştırmalar, Kayseri’den Sivas’a uzanan güzergâh üzerinde açılan hendekler aracılığıyla fayın tarihçesini ortaya çıkarmayı hedefliyor.
HENDEKLERDEN ALINAN ÖRNEKLER LABORATUVARDA İNCELENİYOR
Arazi çalışmaları kapsamında açılan hendeklerin iç yüzeyleri titizlikle temizlenerek, geçmişte yaşanmış olabilecek büyük depremlerin izleri araştırılıyor. Alınan örnekler, detaylı tarihlendirme analizleri için laboratuvara gönderiliyor. Bu analizlerle, fay hattında geçmişte ne zaman büyük bir sarsıntı yaşandığı, yüzey kırığının ne kadar kayma oluşturduğu gibi kritik veriler elde ediliyor.
"7 BÜYÜKLÜĞÜNDE BİR DEPREM ÜRETEMEYECEĞİ KANAATİNDEYİM"
Deliler Fayı üzerinde yapılan çalışmalara bizzat katılan Prof. Dr. Fikret Koçbulut, elde edilen ilk bulgulara ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Fay hattı üzerinde teorik hesaplamaların 7 büyüklüğünde bir deprem ihtimaline işaret ettiğini aktaran Koçbulut, “Teorik anlamda yapılan hesaplamalarla bu fay üzerinde 7 büyüklüğünde bir olacağı doğru olabilir fakat bizim arazi gözlemlerimiz ve açmış olduğumuz 6 hendek üzerinde yaptığımız incelemeler sonucunda bu fayın 7 büyüklüğünde bir deprem üretemeyeceği kanaatindeyim. Halen çalışmalarımız devam ediyor ve çıkan sonuçlarla beraber arazi gözlemlerimizi karşılaştıracağız” dedi.

“DELİLER FAYI’NI ARAŞTIRIYORUZ”
Araştırmanın yalnızca bir noktaya odaklanmadığını belirten Prof. Dr. Koçbulut, çalışmanın kapsamına ilişkin şu bilgileri verdi: “Burası AFAD, Belediyeler Birliği ve MTA'nın desteklemiş olduğu Türkiye'nin diri faylarının paleosismolojisi projenin bir parçası. 14 adet yürütülen projelerden bir tanesi burası. Bu proje kapsamında Kayseri’den Sivas'a kadar uzanan Deliler Fayı'nda 3 segmentini araştırıyoruz. Bu 3 segmentten geçen yıl Kayseri'de bulunan Bünyan segmenti ile Sarıoğlan-Gemerek segmenti üzerinde 3 tane hendek açmıştık. Bu yıl da yine Sarıoğlan-Gemerek segmenti ve Dökmetaş segmenti üzerinde Şarkışla Hacıyusuf ve Samankaya köylerinde birer tane hendek açtık. Şu anda Altınyayla Başyayla köyünde açtığımız Başyayla hendeğinde bulunuyoruz.”
“ÖRNEKLERİ LABORATUVARA GÖNDERİYORUZ”
Araştırma sürecinin işleyişine dair bilgi veren Prof. Dr. Koçbulut, hendeklerin bilimsel açıdan nasıl değerlendirildiğini şu sözlerle anlattı: “Biz açtığımız bu hendek duvarlarını öncelikle temizliyoruz, bu duvar üzerinde daha önceden büyük deprem üretmiş bir yüzey kırığı oluşup oluşmadığına bakıyoruz. Eğer bu şekilde bir deprem yaşanmışsa bunun tarihlendirmesini yapıyoruz. Depremin yaşandığı noktadan yüzey kırığını dolduran dolgudan örnekler alarak laboratuvara göndererek tarihlendirmesini yapıyoruz. O depremin yaşını ve ne zaman yaşandığını meydana çıkarıyoruz. Uzmanlar tarafından yapılan deprem değerlendirmesi ile ilgili açıklamaları bizlerde takip ediyoruz. Kamuoyuna bu açıklamalar yapılmadan önce arazi gözlemleri ile değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

“FAYIN HAREKETLİ OLMADIĞINI GÖRÜYORUZ”
Teorik hesaplamalara rağmen arazi bulgularının farklı sonuçlara işaret ettiğini belirten Prof. Dr. Koçbulut, Deliler Fayı'nın özelliklerine dikkat çekti: “7'nin üzerinde deprem üretebileceğini söyleyenler de var. Teorik olarak bir formül ve fay uzunluğu ile bir hesaplama yapılıyor. Teorik anlamda bu söylenen rakam doğru ancak araziye gelip baktığımızda bu fayın hareketli bir fay olmadığını görüyoruz. Benim arazi gözlemlerim ve açmış olduğumuz 6 hendek'te yaptığımız incelemeler sonucunda bu fayın 7 büyüklüğünde bir deprem üretemeyeceği kanaatindeyim. Halen çalışmalarımız devam ediyor çıkan sonuçlarla beraber arazi gözlemlerimizi karşılaştıracağız. Deliler Fayı, Dökmetaş segmenti, Sarıoğlan-Gemerek segmenti ve Bünyan segmenti üzerinde yüzeyi kıracak ve büyük bir yıkım oluşturacak bir deprem beklemiyorum.”
SONUÇLAR KAMUOYUYLA PAYLAŞILACAK
Araştırmalar tamamlandığında elde edilen veriler raporlanarak ilgili kurumlara sunulacak. Türkiye’nin diri faylarının sismik potansiyelini ortaya koymayı amaçlayan bu projeler, milyonlarca insanın yaşadığı bölgeler için hayati önem taşıyor. Deliler Fayı üzerinde yürütülen bu kapsamlı incelemelerin sonuçları, Sivas ve çevresindeki sismik riskin daha net anlaşılmasına katkı sağlayacak.





