Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi'nde görülen duruşmada, Alpargün Apartmanı'nın müteahhidi Hasan Alpargün hakkındaki ağır hapis cezası "olası kast" hükmünden "bilinçli taksir"e çevrilerek ciddi oranda indirildi. 96 kişinin yaşamını yitirdiği facianın ardından verilen bu karar, yargı süreçlerindeki adalet beklentisini gölgeledi.
YARGI KARARINDA KRİTİK DEĞİŞİM
Adana'da yıkılan ve 96 can kaybına yol açan Alpargün Apartmanı'na ilişkin dava dosyasında hukuk tarihine geçecek bir değişikliğe gidildi. Daha önce yerel mahkeme tarafından "olası kastla öldürme" suçundan 62 kez müebbet ve 865 yıl hapisle cezalandırılan müteahhit Hasan Alpargün hakkındaki bu hüküm, istinaf mahkemesi tarafından bozuldu. Üst mahkeme, yargılamayı yeniden değerlendirerek sanığın ceza miktarında büyük bir indirime gitti.

"BİLİNÇLİ TAKSİR" GEREKÇESİYLE İNDİRİM
Mahkeme heyeti, tarafların beyanlarını dinledikten sonra kararını açıkladı. Sanık Hasan Alpargün hakkında "olası kast" hükmünü kaldıran heyet, suç vasfını "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" olarak belirledi. İyi hal indirimi uygulanmaksızın 22 yıl 6 ay hapis cezasına hükmeden mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Bu karar, deprem davalarında "ceza kriteri" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
MÜTEAHHİT ALPARGÜN'DEN SAVUNMA
SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan müteahhit Hasan Alpargün, hakkındaki suçlamaları reddederek savunmasını sürdürdü. İnşaat sürecinde kanunlara ve yönetmeliklere uygun hareket ettiğini öne süren Alpargün, "İnşaatta hiçbir eksik malzeme kullanmadım. 1975 Deprem Yönetmeliği'ne uygun inşaat yaptım. Proje eksiksiz ve kusursuzdur, binanın iskanını aldım" iddialarını yineledi. Sağlık sorunlarını gerekçe göstererek tahliyesini talep eden sanık, beraatını istedi.
MÜŞTEKİLERDEN KARARA SERT TEPKİ
Duruşmada müşteki avukatları, Konya Teknik Üniversitesi öğretim üyelerince hazırlanan 46 sayfalık ikinci bilirkişi raporuna dikkat çekti. Söz konusu raporun binadaki ağır kusurları net bir şekilde ortaya koyduğunu belirten avukatlar, sanığın "olası kastla öldürme" suçundan cezalandırılmasının şart olduğunu savundu. Savcılığın mütalaasını bu yönde güncellemesini ve üst sınırdan ceza verilmesini talep eden avukatlar, çıkan indirim kararına karşı hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.




