Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ağıralioğlu, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçmesiyle ilgili bir tartışma başladığını anımsattı. Ağıralioğlu, “Türk siyaseti uzunca zamandır bu tür geçişlere sahne oluyor; bu yeni bir şey değil. Eskiden de parti değişiklikleri, transfer ithamları ve bunların altındaki siyasete güvensizlik gündemdeydi. Ama artık doz arttı. Bu durum seçmenin sandığa küsmesine sebep oluyor. Bir şeylerin düzeltilmesi lazım.
TAYYİP BEY ‘MİLLETVEKİLLİĞİNİ BIRAKACAKSIN’ DERDİ!
Bu sürecin Burcu Köksal ile başlamadığını ifade eden Ağıralioğlu, “CHP’ye ağzına alınmayacak laflar söyleyip sonra CHP’ye geçenlerin; AK Parti’ye galiz laflar edip sonra AK Parti saflarına katılanların; ‘mücadele edeceğiz’ diye seçilip mücadele etmeye söz verdiklerinin tarafına geçenlerin örneklerini çok gördük. Eskiden söylediklerine kendini bağlı hissetmeyenlerin ya da ‘Benimle olursanız sizi korurum, rakip olursanız canınızı okurum’ diyen yönetim şehvetinin örnekleri üst üste binmeye başladı. Tayyip Bey’i eskiden çok duyduk; bir milletvekili partisinden geçerken kızar, ‘milletvekilliğini de bırakacaksın, öyle seçildin’ derdi. Eğer böyle diyorsanız, bugün yaşanan geçişlerde de aynı hassasiyeti taşıyacaksınız. Kürsülerde haktan, hakikatten, şahsiyetten bahsedenlerin önümüze koyduğu tablo budur” dedi.
TOPLUMUNUN ŞAŞIRMA HAKKI KALMADI
Ağıralioğlu, “Tayyip Bey’in siyasi pratiği şudur: Kendisine kem söz etmiş adamların gelip kendisini övmesinden lezzet alır. Bunun zirvesi aslında MHP ile başlamıştır. Devlet Bey ile Tayyip Bey bir araya geldikten sonra, Türk toplumunun artık kimin kiminle bir araya geleceğine dair şaşırma hakkı kalmamıştır. Çünkü bu dünyada beraber siyaset yapması hiç mümkün olmayan iki isim varsa o da onlardı. Onlar birleştikten sonra artık ilke-ölçü hattında birilerine bir şey hatırlatmanın anlamı da kalmadı” diye konuştu.
SEÇMEN HANGİ PARTİYİ SEÇİYORSA MUHAFAZA EDECEKSİNİZ
Yaşanan bu gibi durumların seçmende güvensizlik oluşturduğuna dikkat çeken Ağıralioğlu, “Seçmenin iradesini çalamazsınız kardeşim! Seçmen hangi partiyi seçiyorsa hassasiyeti, sistemi, kanunu, milletin iradesini koruyacak şekilde muhafaza edeceksiniz. Diyelim ki partisiyle problem yaşadı. Bağımsız kalmasını sağlayacak bir kanuni düzenleme yapmalısınız. Siyaset kurumuna güveni korumak zorundasınız. Siyasetçiye güveni korumak zorundasınız” görüşünü dile getirdi.
BİZİM BİR PARMAK İZİMİZ YOKTUR!
Ağıralioğlu, konuşmalarına şu sözlerle devam etti:
“Bizi töhmet altında bırakmaya çalıştığınız bu berbat iklimde bizim bir parmak izimiz yoktur. Bu ilkesizlikleri yapanlar bizim için bile bir giyotine sebep oluyor; ‘Senin yapmayacağını nereden bilelim?’ diyorlar. Biz bunu yapmamak üzerine bir siyasi koordinat tahkim ettik. Haysiyet hattımızı buraya çiviledik. 35 senedir bu hatta bir milim oynamadım. Herkesin sözünü tekzip ettiği bu iklimde, ben milletten ve devletten yana tarafımı hiç değiştirmedim. İlla partinizden ayrılacaksanız, ağır laflar ettiğiniz partilere geçmeyin! Seçmeninize hürmet edin. İnsanların sandığa gitmeme sebebiniz sizin bu fırsatçılığınızdır. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Burcu Köksal’a ‘Eşinden ayrıl, bizden ayrılma’ diyorsa, siz insanlara ne yapıyorsunuz tam olarak? Bütün belediyeleri kendi partinize geçirip grup toplantılarında rozet takınca memleketin sorunları çözülmüş mü olacak? Hayır. Muhalefetten iktidara gitmek nimete, güce ve tehdit kapasitesine gitmektir.”
BU GENÇLİK TABLOSU SİZİN UTANCINIZ OLSUN!
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını da kutlayan Ağıralioğlu, “Çocuklarımız işsiz, çocuklarımız mesleksiz... Bugün rakamlarla ifade edilen ‘ev genci’ gerçeğimiz var. Devletin iradesini ve geleceğini emanet ettiği bu gençlik, bir asrı devirmiş Türkiye Cumhuriyeti’nde bugün kâbuslar içinde memleketi terk etmek istiyor. 19 Mayıs’ı kutlarken bu gençlik tablosu sizin utancınız olsun! Çocuklarımızın bizden beklentileri, o güzel nutukları atacak herkesin utancı olsun. 24 senedir memleket yönetiyorsunuz; verdiğiniz hiçbir rakam ne dindarlığınızın, ne milliyetçiliğinizin, ne de cumhuriyetçiliğinizin övüncü olamaz” ifadelerini kaydetti.





