Anneler Günü, annelere duyulan sevgi ve minnettarlığın ifade edildiği özel bir gün olarak her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanıyor. Modern Anneler Günü'nün ortaya çıkışı, Amerikalı Anna Jarvis'in annesi Ann Reeves Jarvis'in anısını yaşatmak için başlattığı girişime dayanıyor. Bir annenin toplum için yaptığı çalışmalar ile bir kızın annesine duyduğu bağlılık, bugün dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bu özel günün temelini oluşturuyor.

ANNELER GÜNÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI?
Modern Anneler Günü'nün temelleri, 19. yüzyılda yaşayan Ann Reeves Jarvis'in çalışmalarıyla atıldı. Ann Reeves Jarvis, Amerika Birleşik Devletleri'nde annelerin ve çocukların sağlık koşullarını iyileştirmek amacıyla "Mothers' Day Work Clubs" adı verilen yardım grupları kurdu. Bu gruplar, hijyen koşullarının geliştirilmesi ve çocuk ölümlerinin azaltılması için faaliyet yürüttü.
Ann Reeves Jarvis, Amerikan İç Savaşı sırasında her iki taraftaki askerlere sağlık desteği sağladı. Savaşın ardından toplumdaki ayrışmayı azaltmak amacıyla "Mothers' Friendship Day" adı verilen toplantılar düzenledi.
Annesinin 1905 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Anna Jarvis, onun topluma yaptığı katkıların unutulmaması için anneleri onurlandıracak özel bir gün oluşturulmasını istedi. Anna Jarvis, annesinin yaşamı boyunca gösterdiği fedakarlığın tüm anneleri temsil ettiğini belirterek bu günün resmiyet kazanması için kampanya başlattı.
ANNELER GÜNÜ İLK NE ZAMAN KUTLANDI?
Anna Jarvis'in girişimleri sonucunda ilk resmi Anneler Günü etkinliği, 10 Mayıs 1908 tarihinde Batı Virginia eyaletinin Grafton kentindeki Andrews Methodist Episcopal Kilisesi'nde düzenlendi. Bu kilise, Ann Reeves Jarvis'in uzun yıllar görev yaptığı ve toplumsal çalışmalar yürüttüğü yer olarak biliniyor.
Aynı gün Philadelphia'da da geniş katılımlı bir anma programı gerçekleştirildi. Kutlamalarda Anna Jarvis, annesinin en sevdiği çiçek olan beyaz karanfilleri katılımcılara dağıttı.
ANNELER GÜNÜ NEDEN MAYIS AYININ İKİNCİ PAZAR GÜNÜ KUTLANIYOR?
Anna Jarvis'in yıllar süren çalışmaları sonucunda ABD Başkanı Woodrow Wilson, 1914 yılında Mayıs ayının ikinci Pazar gününü resmî Anneler Günü olarak ilan etti.
Mayıs ayının ikinci Pazar gününün seçilmesinde, 1908 yılında gerçekleştirilen ilk kutlamanın bu tarihe denk gelmesi etkili oldu. Böylece Anneler Günü her yıl aynı tarihte kutlanan ulusal bir gün haline geldi.

ANNELER GÜNÜ'NÜN SİMGESİ NEDEN BEYAZ KARANFİL OLDU?
Beyaz karanfil, Anna Jarvis'in annesi Ann Reeves Jarvis'in en sevdiği çiçek olarak biliniyordu. Anna Jarvis, ilk kutlamada annesinin hatırasını yaşatmak amacıyla katılımcılara beyaz karanfil dağıttı.
Bu çiçek zamanla saflık, sadakat ve fedakarlığın simgesi olarak Anneler Günü ile özdeşleşti ve birçok ülkede bu özel günün sembolü olarak kullanılmaya başladı.
ANNELER GÜNÜ'NÜN DÜNYAYA YAYILMASI NASIL GERÇEKLEŞTİ?
1914 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi olarak kabul edilen Anneler Günü, kısa sürede Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye yayıldı. Farklı ülkeler, anneleri onurlandırmak amacıyla bu günü kendi kültürel geleneklerine göre kutlamaya başladı.
Türkiye'de Anneler Günü, Türk Kadınlar Birliği'nin girişimiyle 1955 yılından itibaren kutlanıyor. Günümüzde Anneler Günü, dünyanın pek çok ülkesinde annelere sevgi ve teşekkürlerin iletildiği özel günlerden biri olarak kutlanmayı sürdürüyor.

ATATÜRK'ÜN ANNELER VE KADINLAR İÇİN SÖYLEDİĞİ SÖZLER
- "Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir."
- "Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."
- "Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini kazanmasıyla yetinirse, o toplum yarıdan fazla güçsüzlük içinde kalır."
- "Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve görünüşte başarıdan çok, bilgiyle, kültürle, ahlakla, erdemle donanmaktır."
- "Türk kadını dünyanın en aydın, en fedakar ve en ağır kadını olmalıdır."
- "Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden daha çok aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar."
- "Toplumun başarısızlığının sebebi, kadınlara karşı gösterilen ilgisizlik ve kusurdan kaynaklanmaktadır."




