Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in savcılık sorgusuna ait ifadeler ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında SIM kartın kim tarafından nasıl incelendiğine ilişkin süreç ve verilen yanıtlar dosyada yer aldı.
“SIM KARTI KORUMA POLİSİNE GÖNDERİLDİ”
Sonel’in ifadelerine göre, Gülistan Doku’ya ait SIM kartın incelenmesi sürecinde resmi soruşturma makamları yerine koruma polisi Gökhan Ertok’un devreye sokulduğu ve bu işlemin kendi talimatıyla gerçekleştirildiği belirtildi. Sonel’in bu tercihi yapma gerekçesinin ise kayıp dosyasında hızlı sonuç alınması, son sinyal verilerinin tespit edilmesi ve arama çalışmalarının daha kısa sürede ilerletilmesi amacıyla olduğu ifade edildi. Sonel, SIM kartın gönderilme sürecine ilişkin yöneltilen soruya ise şu yanıtı verdi:
“Benim kırsal alanda bizzat talimatım ile arama yapılan bir iki bölge vardır. Daha doğrusu birkaç yerle ilgili elimize bilgi gelince bakılmasını söylediğim alanlar oldu. Tam hatırlamıyorum ama bir ikiyi geçmez. Valilikte olduğum bir günde tam dışarı çıkarken ağlamaklı bir ses duydum. Baktığımda Aygül Doku olduğunu gördüm. Merdivenin başında “sayın valim bir sim kart var” dedi. Ben de koruma ve özel kaleme gereğini yapalım dedim. Sonra çıktım işlerime devam ettim. Koruma polisi arkadaşımıza bu kartı daha önce Ankara emniyetinde komiser bildiğimiz Gökhan komisere bir baktıralım diye gönderttim. Zira arama kurtarma yoğun bir şekilde devam ettiği için konum bilgisini baktırmak ve aynı zamanda son görüşme nerede olmuş onları öğrenmek için göndermiştim. Koruma polisi bu kartı göndermiş. Gökhan, yaptığı inceleme sonrasında viyadüğün alt bölgesinde bir konum tespit etmiş. Bu bana iletildi. Kızın ablası, savcıya gidemiyorum, ulaşamıyorum, almıyorlar dediği için ben aldım. Bu olay kayıp olayından iki ya da üç hafta sonra olmuştu. Biz de insanız, kayıp kızımızı bir an önce bulmak için Vali olarak böyle bir yol izledim. Dolayısıyla buradan çıkan bilgilerden dolayı arama bölgesi olarak işaret ettiğim alan vardı.”
“HERHANGİ BİR ÜCRET GÖNDERMEDİM”
Sonel, savcının “Aca Bilişim” isimli şirkete para gönderip göndermediğine ve Tunceli Valiliği’nin sosyal medya hesaplarını kimlerin yönettiğine ilişkin soru üzerine şu cevabı verdi:
“Aca Bilişim şirketine herhangi bir ücret göndermedim. Bununla ilgili bilgim yoktur. Ne valilik ne de kayyumluk yaptığım belediyede böyle bir ödeme söz konusu olmamıştır. Mehmet Aca’nın sahibi olduğu şirketin valiliğin sosyal medya hesaplarının yönetiminde herhangi bir yetkisi yoktu. Benzer şekilde belediyenin de böyle bir işi yoktu. Ancak Gökhan’a zaman zaman yukarıda bahsettiğim gibi kayyum olduğumuz için sosyal medya üzerinden gelen tehditlerle alakalı birkaç fikir danıştığımız olmuştur. Aynı zamanda Gökhan, sosyal medya üzerinden takipçi yüklemesi gibi herhangi bir şey yapmadım. Bu yönde bir talebim olmadı. Valiliğin sosyal medya hesabı valilik bünyesinde yapılıyordu. Yani Basın Müdürlüğü bünyesinde işlemleri gerçekleştiriyorduk. Bunun için herhangi bir yere ücret ödemedik.”
“HARÇLIK NİYETİNE ZAMAN ZAMAN KENDİ ŞAHSİ HESABIMDAN GÖNDERİYORDUM”
Savcının, Şükrü Eroğlu tarafından gönderilen 7 Şubat 2020 tarihinde 5 bin TL, 17 Mart 2020 tarihinde 5 bin TL ve 5 Kasım 2021 tarihinde 20 bin TL’ye ilişkin sorusunu yanıtlayan Sonel, şu ifadelere yer verdi:
“Bu para gönderimleri normal gönderimlerdir. Harçlık niyetine zaman zaman gönderiyorduk. Gökhan’ın da talep ettiği oluyordu. Kendi şahsi hesabımdan gönderiyordum. Gökhan’ın teknik olarak bir şeye ihtiyacı varsa istediğinde gönderiyordum.”
“BU KONUDA HİÇBİR TALİMATIM YOKTUR”
Soruşturma kapsamında kamera kayıtlarının silinmesine ilişkin iddialar da Sonel’e yöneltildi. Bu konuda herhangi bir talimat vermediğini belirten Sonel, “Bu konuda hiçbir talimatım yoktur. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa üniversiteye sorulması gerekmektedir” dedi.
“BU ODAYI OĞLUMUN KULLANDIĞINA DAİR BİR KONU YOK”
Gençlik merkezinde kendisine tahsis edilen oda iddialarına ilişkin soruya da yanıt veren Sonel, şu değerlendirmede bulundu:
“Ben buna da inanmıyorum. Bu gençlik merkezinde protokol odası vardır. Bu odanın oğlum tarafından kullanıldığına dair hiçbir zaman bir konu geçmedi. Her gençlik merkezinde bir protokol odası olur. Şimdi hatırladım, bu bina Gençlik Spor Müdürlüğü’dür. Bu binanın üçüncü katında vali gelişinde toplantı için tahsis edilmiş bir oda vardır. Ben ailemle gittiğimde onun aşağısındaki Kahve Arası’nda çay kahve içmeye gidiyordum. Genelde kamu personellerinin de çoğunlukla kullandığı bir yerdir.”





