Konuyu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, “Bir sabah uyandığınızda alışkanlıklarınızdan, iş yapış biçimlerinize kadar birçok şeyin kökten değiştiğini fark edebilirsiniz.” yorumunda bulunuyor.
DEĞİŞİM NASIL OLACAK?
Teknoloji uzmanları, 2020’nin ortasından itibaren dönüşümün aslında başladığını belirterek, “Eskiden devrimler görünürdü, şimdi ise değişim arka planda gerçekleşiyor. İnsanlar fark ettiğinde ise süreç çoktan tamamlanmış oluyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.
Bu dönüşümün merkezinde yapay zeka, dijital ekonomi ve davranışsal değişim olduğunun altını çizen uzmanlar, yapay zeka sistemlerinin artık sadece öneri sunmadığını, karar süreçlerini de doğrudan etkilediğine işaret ediyor.
Finansal işlemlerden sağlık teşhislerine, içerik üretimine kadar geniş bir alanda aktif rol oynayan yapay zekanın barındırdığı riskler ise şöyle yorumlanıyor:
“Sorun yapay zekanın gelişmesi değil, insanların ne zaman kontrolü kaybettiğini fark edememesi. Çünkü bu geçiş ani değil, kademeli oluyor.”
Asıl sorulması gerekenin, “Kararları biz mi veriyoruz, yoksa bize sunulan seçenekler mi bizi yönlendiriyor?” sorusu olduğunu belirten teknoloji uzmanları, yapılabilecek olası yönlendirmelere karşı insanların uyanık olması gerektiğini belirtiyor.
Bu arada ekonomistler de özellikle orta sınıfın sessiz bir dönüşüm geçirdiğine dikkat çekiyor. Gelir dağılımındaki değişimin, tüketim alışkanlıklarını da yeniden şekillendirdiğini belirten ekonomistler, “Büyük krizler artık ani çöküşlerle değil, uzun vadeli aşınmalarla geliyor. İnsanlar bir günde fakirleşmiyor ama bir sabah eskisi gibi yaşayamadığını fark ediyor.” değerlendirmesinde bulunuyor.
İNSAN İLİŞKİLERİ YENİDEN ŞEKİLLENİYOR
Psikologlara göre ise en büyük değişim, insan ilişkilerinde yaşanıyor. Dijital iletişim araçları ve yapay zeka destekli sohbet sistemleri, insanların bağ kurma biçimini değiştiriyor.
İnsanların artık yalnız hissetmemek için insanlara değil, sistemlere yöneldiğini belirten klinik psikologlar, bu durumun çok sessiz ama çok derin bir kırılma olduğunun altını çiziyor. Bu yönelme yalnızlık hissini azaltıyor gibi görünse de uzun vadede sosyal bağların zayıflamasına yol açabildiği ifade ediliyor.
DEĞİŞİM FARK EDİLMİYOR
Uzmanların ortak noktada buluştuğu en kritik konu ise bu değişimlerin büyük kısmı fark edilmeden gerçekleşmesi.
-Alışkanlıklar yavaşça değişiyor.
-Karar mekanizmaları dönüşüyor.
-Ekonomik dengeler kayıyor.
-Sosyal ilişkiler yeniden şekilleniyor.
Tüm bunlar olurken, çoğu insan günlük hayatına devam ediyor.
Bugünün dünyasında devrimlerin artık bir gecede olmadığının altını çizen uzmanlar, etkilerinin daha çarpıcı olduğunu kaydediyor.
“Değişim geldiğinde fark edebilecek miyiz, yoksa zaten onun içinde mi uyanacağız?” sorusunu soran uzmanlar, bireylerin ve kurumların sadece büyük krizlere değil, küçük ve sürekli değişimlere de dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor.




