Boşanan eşe süresiz nafaka verilmesini düzenleyen hüküm yarın Anayasa Mahkemesi’nin gündemine geliyor. AYM’nin vereceği karar milyonlarca kişiyi etkileyebilecek yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine ilişkin düzenlemenin iptal istemini yarın Genel Kurul gündeminde esastan görüşecek.
Başvuru, Antalya 12. Aile Mahkemesi tarafından 2025 yılında görülen bir dava kapsamında yapıldı. Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının “süresiz olması”na ilişkin düzenlemenin iptali için AYM’ye başvurdu.

Avukat Onur Cingil, TÜRKİNFORM için yaptığı değerlendirmelerde AYM’nin olası iptal kararının mevcut nafaka sistemini tamamen değiştirebileceğini belirterek, “Anayasa Mahkemesi maddeyi iptal ederse artık süresiz nafaka sisteminden bahsedilemez ve yeni bir düzenleme yapılması gerekir” dedi.
AYM HANGİ KARARLARI VEREBİLİR?
Yüksek Mahkeme’nin düzenlemenin iptaline, iptal talebinin reddine ya da başvurunun ertelenmesine karar verebileceği belirtiliyor.
Türk Medeni Kanunu’nun “yoksulluk nafakası” başlıklı 175. maddesinde şu hüküm yer alıyor:
“Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
“AYM İPTAL KARARI VERİRSE SÜRESİZ NAFAKA SİSTEMİ SONA EREBİLİR”
Konuya ilişkin TÜRKİNFORM’a değerlendirmelerde bulunan Avukat Onur Cingil, Anayasa Mahkemesi’nin yasa maddelerini inceleyerek gerektiğinde iptal kararı verebildiğini belirtti.
Cingil, “Anayasa Mahkemesi yasalar açısından denetim yapan bir yapıdır. Antalya’daki mahkemenin ilerlediği usulde olduğu gibi belirli başvuru şekillerinde yasa maddelerini inceleyip gerektiğinde iptal kararı verebilir. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi madde iptali kararı verirse artık süresiz nafaka sisteminden bahsedilemez. Böyle bir durumda yeni bir düzenleme yapılması gerekecektir” ifadelerini kullandı.
YENİ DÜZENLEME MASADA
Öte yandan Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan 12’nci Yargı Paketi kapsamında boşanma hukukunda kapsamlı değişiklikler üzerinde çalışılıyor.
AK Parti’nin hazırladığı taslakta, nafaka süresinin evlilik süresine göre belirlenmesi planlanıyor.
Taslağa göre;
- 3 yıl evli kalanlara 5 yıl,
- 5 yıl evli kalanlara 7 yıl,
- 10 yıl evli kalanlara ise 12 yıl nafaka verilmesi gündemde.
Belirlenen sürenin sonunda nafakanın sona erdirilmesi planlanıyor.
“AYM KARARI DEVAM EDEN DOSYALARI DOĞRUDAN ETKİLER”
Avukat Onur Cingil, olası bir iptal kararının mevcut nafaka dosyaları üzerinde de etkili olabileceğini söyledi.
Cingil, “Hali hazırda devam eden, kesinleşmemiş tüm dosyalar bundan etkilenir. Bizde ceza hukuku dışında geriye yürüme ilkesi yoktur. Ceza hukukunda da lehe hüküm geriye yürür. Hal böyle iken Anayasa Mahkemesi kararı mevcut dosyalara direkt etki ederken, eski dosyalar için de bir düzenleme yapılması söz konusu olabilir. Bunun sebebi Anayasa’nın eşitlik ilkesi. Olası iptal kararı eski dosyalardaki nafaka yükümlüsü açısından bir eşitsizlik yaratabilir” dedi.
Cingil ayrıca AYM’nin kararın yürürlüğünü ileri bir tarihe bırakabileceğini ya da eski dosyalara ilişkin yönlendirici bir değerlendirme yapabileceğini belirtti.
“SÜRESİZ NAFAKANIN KALDIRILMASI CİDDİ TARTIŞMALARI BERABERİNDE GETİRİR”
Süresiz nafakanın kaldırılmasının kadın hakları açısından da geniş tartışmalar doğuracağını ifade eden Cingil, “Burada kadınlar aslında bu mücadeleyi veriyor ve onların yorum yapması daha doğru olabilir. Ancak süresiz nafakanın kaldırılması nafaka alanında ciddi bir değişiklik anlamına gelir. Kadının bugünkü sosyo-ekonomik durumu eskiye göre değiştiği için bu konu hukuki açıdan yeni tartışmaları beraberinde getirecektir” diye konuştu.
“BU FORMÜL ÇOK FAZLA TARTIŞMAYA GEBE”
AK Parti’nin hazırladığı “evlilik süresine göre nafaka” formülünü de değerlendiren Cingil, önerilen sürelerin hangi kriterlere göre belirlendiğinin net olmadığını söyledi.
Cingil, “Haklar bağlamında yıllardır çalışan bir hukukçu olarak diyebilirim ki bu konuda çok ciddi ve kapsamlı bir çalışma yapılması gerekiyor. Tüm paydaşların ortak akılla hareket etmesi gerekir. Bu sürelerin neye göre belirlendiğini anlamak güç. Bu yasa önerisi çok fazla tartışmaya gebe olacaktır” ifadelerini kullandı.









