İddialara göre özellikle Anadolu’dan gelen teşkilat raporlarında “vatandaşın ekonomik sabrının kritik eşiğe geldiği” vurgulanırken, bu değerlendirmelerin doğrudan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a “acil kodlu” dosyalar halinde 5 başlıkta sunulduğu öne sürülüyor.

Parti içinde yapılan bazı değerlendirmelerde, ekonomi programının teknik olarak kontrollü ilerlediği ancak sosyal maliyetin hızla büyüdüğü yönünde ciddi kaygı oluştuğu ifade ediliyor.

“VATANDAŞ ARTIK SABRETMEK İSTEMİYOR” RAPORLARI

Kulislerde konuşulan en dikkat çekici başlıklardan biri ise sahadan gelen ekonomik şikayetlerin artık yalnızca düşük gelir grubuyla sınırlı olmadığı iddiası. Özellikle küçük esnaf, emekli, sabit gelirli memur ve Anadolu’daki orta sınıf seçmenin ciddi geçim baskısı hissettiği belirtiliyor.

Bazı teşkilat raporlarında şu ifadelerin öne çıktığı iddia ediliyor:

Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
İçeriği Görüntüle

“Hayat pahalılığı seçmenin ana gündemi haline geldi.”

“Tasarruf söylemi sahada karşılık üretmiyor.”

“Vatandaş kısa vadede rahatlama görmek istiyor.”

“Ekonomide psikolojik kırılma riski büyüyor.”

Ankara kulislerinde konuşulanlara göre, bu değerlendirmelerin ardından ekonomi yönetimine “toplumsal tansiyonu düşürecek yeni alanlar oluşturulması” yönünde siyasi mesajlar iletildi.

YAZ AYLARINA DOĞRU SÜRPRİZ PAKET HAZIRLIĞI İDDİASI

İktidar kulislerinde en çok konuşulan başlıklardan biri de yaz aylarına doğru yeni ekonomik rahatlatma adımlarının gündeme gelebileceği ihtimali.

Özellikle şu alanlarda hazırlık yapıldığı iddiaları dikkat çekiyor:

Kamu bankaları üzerinden kontrollü kredi genişlemesi,

Piyasayı hareketlendirecek vergi düzenlemeleri,

Emekli maaşlarında ek iyileştirme formülleri,

Memur kesimine yönelik yeni sosyal destek paketleri,

Küçük esnafı rahatlatacak finansman modelleri,

Konut ve otomotiv tarafında geçici teşvik senaryoları.

Kulis bilgilerine göre ekonomi kurmaylarının, sıkı para politikasını tamamen terk etmeden “kontrollü rahatlama” modelini tartıştığı belirtiliyor.

SARAYDA EN ÇOK KONUŞULAN KELİME: “SOSYOLOJİ”

Ankara’da konuşulan iddialara göre son dönemde yapılan değerlendirme toplantılarında ekonomik veriler kadar toplumsal psikolojiye ilişkin analizler de masaya yatırılıyor.

Özellikle:

geçim baskısının seçmen davranışına etkisi, genç işsizliği, kiralardaki yükseliş, emekli memnuniyetsizliği, kredi kartı borçlarındaki artış, temel tüketim harcamalarındaki daralma gibi başlıkların “siyasi risk alanı” olarak değerlendirildiği ileri sürülüyor.

Bazı parti yöneticilerinin “Ekonomik programın matematiği kadar sosyolojisi de yönetilmeli” görüşünü dile getirdiği iddia ediliyor.

ANKARA’DA KONUŞULAN SENARYO: “KONTROLLÜ YUMUŞAMA”

Ekonomi çevrelerinde konuşulan en dikkat çekici senaryo ise yaz sonrası dönemde daha kontrollü bir ekonomik geçiş sürecine girilebileceği ihtimali.Bu çerçevede:

faiz baskısının kademeli hafifletilmesi,

iç piyasaya sınırlı likidite verilmesi,

tüketici güvenini artıracak mesajlar,

sosyal destek odaklı yeni paketler

gibi seçeneklerin masada olduğu öne sürülüyor.

Henüz resmi bir açıklama bulunmasa da Ankara kulislerinde dolaşan bilgiler, önümüzdeki dönemde ekonomi yönetiminde “sert denge” ile “toplumsal rahatlama” arasında yeni bir formül arayışının hız kazanabileceğine işaret ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ