Sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, Gazze ablukasını kırmayı hedefleyen 50 teknelik filodaki aktivistlerin donanma gemilerine bindirildiği belirtildi. Aralarında 78 Türk katılımcının da bulunduğu 44 farklı ülkeden yüzlerce gönüllünün can güvenliği uluslararası kamuoyunda derin endişe yaratırken, İsrail yönetimi aktivistlerin ülkelerinin konsolosluk temsilcileriyle görüştürüleceğini iddia etti.
İSRAİL 430 AKTİVİSTİN TAMAMINI ALIKOYDUĞUNU DUYURDU
Ortadoğu'da insani yardım konvoylarını hedef alan hukuk dışı askeri operasyonlarına bir yenisini ekleyen İsrail, uluslararası sularda gerçekleştirdiği deniz korsanlığını resmi kanallarından itiraf etti. İsrail Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya platformu X üzerindeki resmi hesabı aracılığıyla bir açıklama yayımlayarak Küresel Sumud Filosu’na yönelik askeri baskının bilançosunu paylaştı. Bakanlık, Gazze Şeridi'ne yönelik yıllardır süren acımasız ablukayı kırarak bölge halkına temel yaşam malzemeleri ulaştırmayı amaçlayan Küresel Sumud Filosu'nda bulunan 430 aktivistin tamamının ordu tarafından gözaltına alındığını duyurdu. Açıklamada, operasyonun ardından tüm uluslararası gönüllülerin zorla İsrail donanmasına ait savaş gemilerine bindirildiği belirtildi.
Hukukçular ve insan hakları savunucuları, açık denizde sivil yardım gönüllülerine yapılan bu askeri müdahalenin hiçbir uluslararası mevzuatta karşılığı olmadığını vurguluyor. Dünya genelinde tepkiler çığ gibi büyürken, Tel Aviv yönetimi yaptığı bu resmi açıklamayla uluslararası hukuku açıkça çiğnediğini bir kez daha ilan etmiş oldu.
AKTİVİSTLERİ TAŞIYAN SAVAŞ GEMİLERİ İSRAİL'E DOĞRU SEYİR HALİNDE
Yayımlanan resmi bildiride, sivil aktivistleri taşıyan İsrail donanma gemilerinin Akdeniz'de yönünü tamamen İsrail limanlarına çevirdiği ve seyir halinde olduğu ifade edildi. Kaçırılan teknelerin ve rehin alınan insani yardım gönüllülerinin akıbeti hakkında tüm dünya teyakkuza geçerken, İsrail Dışişleri Bakanlığı diplomatik bir kalkan oluşturmaya çalıştı. Bakanlık, hukuksuzca alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerinin İsrail topraklarına ulaştıktan sonra kendi ülkelerinin konsolosluk temsilcileriyle görüşmelerine izin verileceğini ileri sürdü. Ancak geçmiş tecrübeler, alıkonulan aktivistlerin uzun süreli sorgulara ve hak ihlallerine maruz kalabileceğini gösteriyor.
Özellikle filoda bulunan farklı ülke vatandaşlarının diplomatik temsilcilikleri, vatandaşlarının can güvenliğinden ve haklarından tamamen Tel Aviv hükümetinin sorumlu olduğunu belirterek süreci yakından izlemeye başladı. Askeri limanlarda ve gözaltı merkezlerinde hazırlıkların yapıldığı gelen istihbarat bilgileri arasında yer alıyor.
FİLODA YETMİŞ SEKİZ TÜRK KATILIMCI DA YER ALIYORDU
İsrail ordusunun 18 Mayıs'ta uluslararası sularda seyir halindeyken acımasızca saldırdığı Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu, toplamda 50 tekneden oluşan devasa bir insani yardım konvoyuydu. 44 farklı ülkeden 428 aktivistin yer aldığı bu son filoda, Türkiye'den de mazlum Gazze halkının sesini duyurmak ve insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan 78 Türk katılımcı bulunuyordu. Türk sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin ve gönüllülerinin de aralarında olduğu bu grubun akıbeti, Türkiye'deki kamuoyunda ve siyaset arenasında en üst düzeyde takip ediliyor. Ankara, uluslararası sularda gerçekleştirilen bu saldırganlığa karşı diplomatik mekanizmaları harekete geçirmek için yoğun bir mesai harcıyor.




