Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda savunma yapan İmamoğlu, dosyadaki teknik iddiaların bilirkişi raporlarıyla çürütüldüğünü ifade ederken, suçlamaların hiçbir somut delile dayanmadığını vurguladı.
ABSÜRTLÜKTE SINIR TANIMAYAN BİR İFTİRA
Savunmasına davanın bir "hukuk cinayeti" olduğunu söyleyerek başlayan Ekrem İmamoğlu, casusluk suçlamasını "asrın iftirası" olarak tanımladı. Seçmen iradesinin devlet sırlarıyla yönlendirildiği iddiasına sert tepki gösteren İmamoğlu, hangi devlet sırrının, hangi yöntemle ele geçirildiğine dair dosyada tek bir kanıt bulunmadığını belirterek bu suçlamayı yapanlara "aynen iade ettiğini" söyledi. İmamoğlu, yargı eliyle uygulanan baskının ve düşman hukukunun akıl ve vicdanla açıklanmasının mümkün olmadığını dile getirerek savunma yapmayı reddettiği kısımların utanç verici bir rezillik olduğunu kaydetti.

BİLİRKİŞİ RAPORU İDDİALARI ÇÜRÜTTÜ
İddianamede yer alan teknik verilerin geçmiş yıllara ait sızıntılar olduğunu belirten İmamoğlu, bilirkişi incelemesinin bu durumu tescillediğini ifade etti. Savcılığın uzman kurumlara başvurmadan kendi yorumuyla "devlet sırrı" analizi yaptığını öne süren İmamoğlu, "Savcılık ne anlar casusluktan?" diyerek MİT Başkanı'na sessizliğini bozma çağrısında bulundu. Dosyaya giren raporların tüm iddiaları bilimsel olarak geçersiz kıldığını savunan İmamoğlu, teknik olarak imkansız senaryolar üzerinden bir suç kurgusu yaratıldığının altını çizdi.
NECATİ ÖZKAN VE MERDAN YANARDAĞ VURGUSU
Dava kapsamında birlikte yargılandığı Necati Özkan ve Merdan Yanardağ üzerinden bir "vitrin dosya" oluşturulmaya çalışıldığını savunan İmamoğlu, bu isimlerin susturulmak istendiğini iddia etti. İddianamede adı geçen teknoloji yatırımcısı Hüseyin Gün ile hiçbir diyaloğunun olmadığını belirten İmamoğlu, Necati Özkan ile 13 yıldır süregelen profesyonel çalışma arkadaşlığına dikkat çekti. Yanardağ’ın televizyon kanalına el koyma amacının bu davanın arka planında yattığını belirten İmamoğlu, yakın çalışma ekibinin bu kumpasa dahil edilmesini kabul etmediğini söyledi.
MÜCADELEMDEN GURUR DUYUYORUM
Silivri’de verilen hukuk mücadelesinin Türkiye demokrasi tarihi adına önemli olduğunu söyleyen İmamoğlu, mahkeme başkanının Hüseyin Gün ve veri analizleri hakkındaki sorularına net bir dille yanıt verdi. Stratejist Necati Özkan ile kazandıkları seçim başarılarını hatırlatan İmamoğlu, üzerindeki vatan hainliği yaftasını kabul etmediğini ve tarihin kendisini haklı çıkaracağını belirtti. Türkiye'nin adalet sınavından geçtiği bu süreçte, verilen mücadelenin onurunu yaşadığını ifade eden İmamoğlu, gerçeklerin er ya da geç gün yüzüne çıkacağına dair inancını yineledi.




