BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Lübnan'daki geri dönüşleri "iyileşme yolunda önemli bir adım" olarak nitelendirse de, insani krizin devam ettiğine dikkat çekti. Geri dönenlerin temel ihtiyaçlara erişiminin kritik olduğunu belirten BM, süreci yakından takip ediyor.
"İSRAİL SALDIRILARI SONRASI GÜVENLİ DÖNÜŞ ŞART"
Lübnan'da 2 Mart'ta başlayan yoğun hava saldırıları ve ardından güney bölgelerindeki işgal süreci, ülkede bir milyondan fazla insanın yerinden edilmesine yol açmıştı. Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü (IOM) verilerine göre, bu kişilerin yüzde 40'ı evlerine dönüş sürecini başlattı. BM Genel Sekreter Sözcüsü Dujarric, bu gelişmeyi olumlu bir sinyal olarak değerlendirirken, geri dönüşlerin "güvenli, gönüllü ve onurlu" gerçekleşmesinin uluslararası hukuk nezdindeki önemini bir kez daha hatırlattı.
BİNLERCE KİŞİ HALA İNSANİ YARDIMA MUHTAÇ
Geri dönüşlerin başlamasına rağmen Lübnan'da insani tablo hala ciddiyetini koruyor. Birçok yerleşim yerindeki hasar ve altyapı eksikliği nedeniyle, eve dönen veya yerinden edilmiş halde bekleyen binlerce kişi temel yardım malzemelerine erişmekte güçlük çekiyor. BM, geri dönen kişilerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için acil insani yardım mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
GÜNEYDEKİ YIKIMIN ETKİLERİ SÜRÜYOR
İsrail ordusunun 2 Mart'ta başlattığı operasyonların etkisiyle Lübnan hükümeti, yerinden edilenlerin sayısının bir milyonu aştığını resmi olarak ilan etmişti. Özellikle güneydeki beldelerde yaşanan yıkım, geri dönüşleri yavaşlatan en önemli faktörlerden biri olarak görülüyor. Bölgedeki insani yardım kuruluşları, hem evlerine dönenlerin hem de yerinden edilmiş durumda bekleyenlerin ihtiyaçlarını karşılamak adına sahadaki çalışmalarını genişleterek sürdürüyor.
BM'DEN "HİZMETLERE ERİŞİM" VURGUSU
Sözcü Dujarric, sürecin sadece fiziksel bir "dönüş" olarak kalmaması gerektiğini, bölgeye geri dönen kişilerin sağlık, gıda ve temel barınma gibi hayati hizmetlere kesintisiz erişiminin hayati önem taşıdığını vurguladı. BM, bölgedeki taraflara ve uluslararası paydaşlara, sivillerin güvenliğinin korunması ve insani yardım koridorlarının açık tutulması konusunda sorumluluk çağrısını yineledi.





