Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin işçiye yanlışlıkla yapılan fazla ödemelerin geri alınmasına ilişkin kararı, işçi ve işveren arasındaki alacak tartışmalarında yeni bir tartışma başlattı. Kararda, hatalı ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında geri istenebileceği belirtilirken, Avukat Ferhat Can Atıcı, kararın işçi açısından ne anlama geldiğini ve işverenin yıllar sonra fazla ödeme talep edip edemeyeceğini değerlendirdi.

5C9C9461 6Zbqxz72Sucdcdrynxu01Q

FAZLA ÖDEME HER DURUMDA GERİ ALINAMIYOR

Avukat Ferhat Can Atıcı, işveren tarafından yapılan her fazla ödemenin otomatik olarak geri alınabileceği yorumunun doğru olmadığını belirtti. Atıcı, öncelikle ödemenin gerçekten bir hata sonucu yapılıp yapılmadığının ve işçinin bu paraya hukuken hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Atıcı, "İşveren tarafından işçiye sehven fazla maaş, prim, ikramiye veya tazminat ödenmesi uygulamada zaman zaman karşılaşılan bir durum. Ancak burada öncelikle şu ayrımı yapmak gerekiyor: Bir ödemenin işveren tarafından yapılmış olması, tek başına işçi açısından o para üzerinde kesin ve geri alınamaz bir hak doğduğu anlamına gelmiyor. Yargıtay'ın yaklaşımı da genel olarak bu yönde" ifadelerini kullandı. Hatalı ödemenin gerçekten bir yanlışlıktan kaynaklandığının ortaya konulması halinde ise işverenin fazla ödediği miktarı geri talep edebileceğini belirten Atıcı, konunun Türk Borçlar Kanunu'ndaki sebepsiz zenginleşme ve borçlanılmamış edimin ifasına ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirildiğini aktardı.

"PARAYI HARCADIM" DEMEK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Çalışanlar açısından en kritik sorulardan biri, yanlışlıkla yatırılan paranın harcanması halinde iade yükümlülüğünün ortadan kalkıp kalkmadığı. Atıcı'ya göre işçinin parayı harcamış olması, her durumda iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor. Atıcı, "İşçinin kendisine yatırılan parayı harcamış olması da her durumda iade yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Özellikle söz konusu olan bir para borcu olduğunda Yargıtay, paranın işçinin elinden çıkmış veya harcanmış olmasını tek başına iadeyi engelleyen bir sebep olarak kabul etmiyor" dedi. Ancak bunun her olayda aynı şekilde uygulanamayacağını belirten Atıcı, işçinin iyi niyetinin, ödemenin ne kadar süre boyunca yapıldığının ve işverenin davranışlarının da dikkate alınabileceğini kaydetti.

İŞVEREN YILLAR SONRA PARASINI İSTEYEBİLİR Mİ?

Fazla ödemenin uzun yıllar sonra fark edilmesi halinde uygulanacak kurallar ise olayın hukuki niteliğine göre değişiyor. Atıcı, zamanaşımı konusunda tek bir süreden söz edilemeyeceğine dikkat çekti. Atıcı, "Bir diğer önemli konu zamanaşımıdır. Fazla ödemenin hangi hukuki sebebe dayanılarak geri istendiğine göre uygulanacak zamanaşımı süresi konusunda Yargıtay kararlarında farklı değerlendirmeler bulunmaktadır" dedi. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılması halinde Türk Borçlar Kanunu'ndaki sürelerin gündeme geldiğini belirten Atıcı, "Geri isteme hakkının öğrenilmesinden itibaren iki yıllık ve her halde zenginleşmenin gerçekleşmesinden itibaren on yıllık süreler gündeme gelir. Bununla birlikte işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlığın temelinde iş sözleşmesi bulunduğundan hareketle beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini kabul eden Yargıtay kararları da mevcuttur" ifadelerini kullandı. Bu nedenle işverenin yıllar sonra talepte bulunmasının tek başına yeterli olmadığını belirten Atıcı, ödemenin niteliğine ve talebin hangi hukuki sebebe dayandırıldığına bakılması gerektiğini vurguladı.

İŞVEREN "FAZLA ÖDEME YAPTIM" DEMEKLE YETİNEMEZ

Fazla ödemenin geri istenebilmesi için işverenin bunu somut delillerle ortaya koyması gerekiyor. Atıcı, ispat yükünün temel olarak işverende olduğuna dikkat çekti. Atıcı, "İşveren yalnızca 'fazla ödeme yaptım' demekle yetinemez. Ödemenin hangi nedenle fazla olduğunu, işçinin gerçekte ne kadar alacağa hak kazandığını ve aradaki farkın bir hesaplama veya ödeme hatasından kaynaklandığını bordro, banka kayıtları, ücret hesaplamaları ve diğer delillerle ortaya koyması gerekir" dedi. Böylece işçinin hesabına yapılan her fazla ödemenin otomatik olarak geri alınmasının önüne geçilirken, gerçekten hatalı olduğu kanıtlanan ödemeler için ise geri alma yolu açık tutuluyor.

İşçinin kendisine yapılan ödemenin hak ettiği bir ücret olduğuna inanması da uyuşmazlıklarda önemli bir unsur olarak ortaya çıkıyor. Atıcı, özellikle işverenin uzun süre boyunca aynı ödemeyi düzenli şekilde yapmasının işçide haklı bir güven oluşturup oluşturmadığının somut olay bazında incelenmesi gerektiğini belirtti. Atıcı, "İşçinin iyi niyetli olması, ödemenin uzun süre boyunca düzenli şekilde yapılması, işverenin davranışlarıyla işçide bu ödemenin gerçekten kendisine ait olduğu yönünde haklı bir güven oluşturması gibi hususlar somut olayda önem kazanabilir" ifadelerini kullandı. Atıcı ayrıca, "Nitekim Yargıtay'ın, güvenin korunması ve hakkaniyet ilkelerini dikkate alarak işverenin iade talebini kabul etmediği kararları da bulunuyor. Bu nedenle 'fazla ödeme varsa her hâlükârda geri alınır' şeklinde kategorik bir değerlendirme yapmak doğru olmaz" dedi.

Polisi böyle hedef alıp ateş etti! Silahı tutukluk yapınca başından vuruldu
Polisi böyle hedef alıp ateş etti! Silahı tutukluk yapınca başından vuruldu
İçeriği Görüntüle

YARGITAY KARARI NE DİYOR?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin kararında, borç olmayan bir edimin yanlışlıkla yerine getirilmesi halinde, gerekli şartların oluşması durumunda ödemenin geri istenebileceği vurgulandı. Yüksek Mahkeme, alt mahkemenin işçinin zayıf konumda olduğu ve işverenin ekonomik olarak üstün bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmesini yeterli bulmadı. Kararda, "Borçlar Kanunu'nun 62. maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 78. maddesi) gereğince, borç olmayanını rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir" değerlendirmesine yer verildi. Yargıtay ayrıca, somut uyuşmazlıkta daha önceki davanın kesinleşmiş olmasına ve bilirkişi raporuyla fazla ödeme tutarının hesaplanmasına dikkat çekerek, fazla ödemenin hüküm altına alınması gerektiği sonucuna vardı.

Yargıtay Bozuk Para

"FAZLA ÖDEME KESİN OLARAK GERİ ALINIR" DEMEK DOĞRU DEĞİL

Avukat Ferhat Can Atıcı, kararın genel kural olarak hatalı ödemelerin geri istenebilmesinin önünü açtığını ancak her olay için otomatik bir sonuç doğurmadığını belirtti. Atıcı, "Sonuç olarak işçiye yanlışlıkla fazla ödeme yapılmış olması, paranın hiçbir şekilde geri alınamayacağı anlamına gelmediği gibi, işverenin istediği her ödemeyi otomatik olarak geri alabileceği anlamına da gelmez" dedi. Atıcı'ya göre ödemenin gerçekten hatalı olup olmadığı, işçinin bu ödemeye hak kazanıp kazanmadığı, tarafların iyi niyeti, işverenin davranışlarıyla yarattığı güven, ödemenin ne kadar süreyle devam ettiği ve zamanaşımı gibi unsurlar her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilecek.

Ayrıca özel sektörde çalışan işçiler ile statü hukukuna tabi kamu görevlilerinin durumunun birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Atıcı, kamu görevlilerine yapılan hatalı ödemelerin geri alınmasında farklı hukuki ilkelerin uygulanabildiğini ifade etti. Böylece Yargıtay'ın kararıyla birlikte, "Maaşıma yanlışlıkla fazla para yatırıldı, işveren bunu yıllar sonra geri isteyebilir mi?" sorusunun tek bir yanıtı olmadığı ortaya çıktı. Fazla ödemenin geri alınıp alınamayacağı; ödemenin niteliğine, hatanın nasıl ortaya çıktığına, işçinin durumuna, delillere ve zamanaşımı kurallarına göre belirlenecek.

Muhabir: SEMA ERSOY