Deprem, günümüzde dünyanın birçok bölgesinde can ve mal kayıplarına yol açan en yaygın doğal afetlerin başında geliyor. Özellikle Türkiye’nin aktif fay hatları üzerinde bulunması, deprem gerçeğini ülkenin en önemli gündemlerinden biri haline getiriyor. Milyonlarca insanın yaşadığı İstanbul ise olası Marmara Depremi nedeniyle en fazla risk taşıyan kentlerin başında geliyor.
OLASI İSTANBUL DEPREMİNE UZMAN YORUMU
Peki, olası Marmara Depremi bugün yaşansa İstanbul buna ne kadar hazır? Depreme hazırlık konusunda hangi adımlar atıldı, hangi alanlarda eksiklikler bulunuyor? Prof. Dr. Şerif Barış, Türkinform Haber Sitesi’nden Ecem Çetin’e İstanbul’un deprem hazırlığını ve kentteki riskleri değerlendirdi.
“TÜRKİYE'NİN DEPREME KARŞI EN HAZIR İLİ İSTANBUL'DUR”
Prof. Dr Şerif Barış,
“Şimdi tabi burada İstanbul depremi hazırlığının olup olmadığını karar vermeden önce deprem hazırlığı ne demek? Depreme nasıl hazırlanmalı? Ve bir ülke veya bir kent, bir bölge nasıl depreme hazır olabilir? Bunu konuşmak lazım. İşte depreme hazırlık sadece hükümetin sadece valiliğinin, AFAD’ın veya sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı hazırlık demek değildir. Bir kentin, bir bölgenin depremi hazırlığı demek o kent oluşturan bütün yönetim erkinin, yani merkez hükümet, yerel yönetim, belediyeler ve elbette büyük şirketler, orta büyüklükteki şirketler ve insanların evlerinde de depreme hazırlık yapmaları gerekmekte. Bu açıdan bakıldığında Türkiye'nin depreme karşı en hazır ili İstanbul'dur. Peki bu yeterli mi? Elbette değil
“İSTANBUL'UN TAMAMININ DEPREME HAZIR OLMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Çünkü özellikle valilik ve AFAD ve bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2000 yılından beri İstanbul'u depreme hazırlamak amacıyla birçok çalışma yapıyor. Bunun içerisine hazırlık yapan bazı şirketler, sivil toplum kuruluşları ve insanlar da var. Ama kentin çok kalabalık olması ve hazırlığın özellikle aile afet planı çerçevesinde küçük işletmelerin orta ve bazı büyük şirketlerinde sadece acil durum planı yeterli görerek çok fazla bir afet planı şeklinde hazırlık yapmaması kenti maalesef kırılgan olarak bizim nitelediğimiz bir duruma getiriyor. Yani İstanbul'un tamamının depreme hazır olması mümkün değildir. Zaten hazırlık demek olayı önlemek, olası can kayıplarını sıfıra indirmek, ekonomik kayıpları sıfıra indirmek demek değildir. Hazırlık yapılırsa işte diğer gelişmiş ülkelerdeki Japonya gibi veya başka ülkelerdeki gibi olası depremlerin veya olası afetlerin zararını azaltmak amacıyla yapılır.
“HAZIRLIK AŞAMASINDA ÇOK BÜYÜK EKSİK VAR”
Bu açıdan bakıldığında ben maalesef kentin Türkiye'deki diğer kentlere nazaran en hazırlıklı olduğunu söylüyorum. Ama büyük bir depreme komple bütünleşik olarak her yönüyle bir hazırlık aşamasında hala çok eksik olduğumuzu düşünüyoruz. Buna Birleşmiş Milletler de afet hazırlığının paydaşlarının merkezi hükümet yani bizim cumhurbaşkanlığı sistemimiz, valilik veya belediyeler bunun içerisinde sadece büyükşehir belediyesi değil ilçe belediyelerinde yapması gereken görevler var. Elbette STK, büyük şirket, orta, küçük işletmeler ve evlerde de hazırlığın olması lazım. Evlere geldiğinde hazırlığın çok çok düşük oranda olduğunu söyleyebilirim”





