AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, terörsüz Türkiye hedefi kapsamında yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasaya ilişkin hazırlıkların sürdüğünü belirten Çelik, sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini ifade ederek, "Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Aslında bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor." dedi. Çelik, hukuki düzenlemelerin yanı sıra toplumsal atmosferin korunmasının da sürecin ilerleyişi açısından önemli olduğunu söyledi.
Meclis'e sunulması beklenen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sürecin yeni bir aşamaya geçtiğini belirterek, "Şimdi daha ince işçilik aşamasındayız. Aslında bir bakıma, bir başka boyutuyla mesele yeni başlıyor. Türkiye'nin bölgede hedefine ulaşması bakımından tabii ki yasal bir zeminin oluşması son derece önemli. Ama aynı zamanda oluşturulan politik atmosfer de önemlidir. Toplumsal atmosfere pozitif katkı sağlayıp sağlamamak önemlidir." dedi.

YAPICI ELEŞTİRİ ÇAĞRISI YAPTI
"O yüzden özellikle bu süreçte tabii ki katkılar çok değerlidir. Tabii ki yapıcı eleştiriler de çok değerlidir. Burada katkı adı altında dar mahalle ideolojilerinin gündeme gelmesi son derece zararlıdır. Ya da eleştiri adı altında yapıcı olmak yerine yıkıcı eleştiriler yapılması son derece zararlıdır. Çünkü bu, bütün Türkiye'yi ilgilendiren bir meseledir. Bu mesele sadece siyasi bakışlara göre var olan ya da yok olan bir mesele değildir."
"HEPİMİZİN SOYADI TÜRKİYE CUMHURİYETİ'DİR"
"Büyük birlikteliğin sorunları gidermedeki oluşturacağımız zemini, atmosferi herkesin soluması son derece önemlidir. Daha önce çeşitli vesilelerle ifade etmiştim: Adlarımız farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir." dedi. Çelik ayrıca, "Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş yoktur. Türkiye'de herkes birinci sınıf vatandaştır. Türkiye'de vatandaşların bir kısmı ev sahibi, bir kısmı misafir değildir. Bir kısmı siyasi ve demokratik haklar açısından, Cumhuriyet'in değerleri açısından bir kısmı kalıcı, bir kısmı gidici; bir kısmı asil, bir kısmı yedek değildir. Adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir."
"DAHA ÇOK OKSİJEN YÜKLEYECEK BİR DİLE İHTİYAÇ VAR"
"Bu vesileyle de terörsüz Türkiye'ye, terörsüz bölge hedefleri açısından en çok ihtiyaç duyulan şey, ister katkı olsun ister eleştiri olsun, önemli olan sisteme oksijen mi yüklüyorsunuz yoksa toksik gazlar mı yüklüyorsunuz, meselesidir."
Çelik sözlerini, "Bugün daha çok oksijen yükleyecek bir dile ihtiyacımız var. Daha çok oksijen yükleyecek, dar mahallelerin dar kalıplarını, zindanlarını aşacak, daha büyük ölçeklerden bakabilecek yaklaşımlara ihtiyaç var. Burada da hem hukuki hem siyasi açıdan ince işçilik gerekiyor." ifadeleriyle sürdürdü.
"ZAMAN PROPAGANDA ZAMANI DEĞİL"
Çelik, "Zaman propaganda zamanı değil. Zaman gerçekten doğru bir dille her bir vatandaşımıza ulaşabilecek bir zamandır. Zaman sadece belli bir kesimin rengini diğerlerine dayatmasının zamanı değil. Tek rengin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı olduğu ve bu rengin altında diğer bütün renklerin kendisine en anlamlı aidiyeti bulabildiği bir siyasal yaklaşımın ortaya konulmasının zamanıdır." dedi.
SÜRECİN TOPLUMUN TAMAMINI KAPSAMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ
Sürecin ortak bir zeminde ilerlemesi gerektiğini belirten Çelik, "Tabii ki Meclisteki komisyona katılarak buna destek veren bütün partiler; DEM'den, CHP'den veya diğer muhalefet partilerinden pozitif dil kullananlar, aşırılıktan kaçınanlar, dar mahalle ideolojilerinden kaçınanlar buna büyük katkı sağlamış oldu." dedi.
"Şimdi geldiğimiz noktada artık kaldıraç, bütün bu süreçleri yerine yerleştirecek bir noktaya bunu kaldırdı ve bunu artık yörüngesine oturtmak gerekiyor. Burada bunu oturtmak gerekirken de bir cümle kurulduğunda, bu cümlenin sadece bir toplum kesiminde nasıl yankılandığı değil, toplumun bütün kesimlerinin kabulüne mazhar olup olmayacağını iyi değerlendirmek lazım. Hepimizin adının farklı olabileceğini ama soyadının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu, ülkesini ayakta tutmak gerektiğini unutmamak lazım. Burada sokaktaki kardeşliğin, en sıkıntılı zamanlarda vatandaşlarımız arasındaki birlik ve beraberlik ruhunun bütün bu meselelere yansıtılması gerekiyor."
"AŞIRI RETORİKLER GERÇEKLİĞİ BOĞMAMALIDIR"
Sürece ilişkin aşırı söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirten Çelik, "O hâlde aşırı retorikler gerçekliği boğmamalıdır. Ya da birtakım ispat çabaları, birtakım olmayan şeyler üzerinden bu süreci sabote etme çabaları karşısında son derece duyarlı olmak gerekir. Dediğim gibi, ne devletin niteliklerinden ne milletin değerlerinden verilen bir taviz yoktur. Bu, sağduyulu ve doğru bir şekilde yönetilen bir yaklaşımla alınmaktadır." dedi.
BÖLGESEL BARIŞA DİKKAT ÇEKTİ
"Bakın, her gün esasında baktığınızda Türk, Kürt, Arap ya da başkaları; ya da Alevi, Sünni, Nusayri, Dürzi... Bütün bunlar arasındaki çatışmaların körüklenmesinin sebebinin birtakım emperyalist hesaplar olduğunu görüyoruz. Hâlbuki baktığınızda bütün bölgemize geniş bir gözle, büyük bir ölçekle baktığınızda Türk, Kürt, Arap, Fars; hangi etnik gruptan olursa olsun aynı kadere sahiptir. Alevi, Sünni, Şii, Nusayri, Dürzi, Keldani, Ezidi... Hepsi aynı kadere sahiptir. Sadece bunu parçalayarak, aralara birtakım siyasi fitneler sokarak kendi çıkarlarını temin etmeye çalışan birtakım emperyalist odaklar vardır. Dolayısıyla kendi irademizi kendimiz inşa etmeliyiz. Bölgedeki barışı koruma konusunda kendi mekanizmalarımızı oluşturmalıyız."
"BUGÜN EL SIKIŞARAK KONUŞMA ZAMANIDIR"
Toplumsal uzlaşı çağrısı yapan Çelik, "O yüzden bugün sıkılı yumruklarla konuşma zamanı değil, el sıkışarak konuşma zamanıdır. İnşallah bu konuları, bugün gelinen noktada bu yasal zemini ortaya çıkarma noktasında güçlü bir mutabakatı oluşturmak için el sıkışarak konuştuğumuzda, yarın tarihin diğer ufuklarına da kol kola girerek yürüme imkânımız olacak." dedi.
Çelik ayrıca, "Eğer zor meseleleri, sıkıntılı meseleleri el sıkışarak konuşabilirsek; Türkiye'nin içerisinde, parlamentomuzun içerisinde, Türkiye'nin içindeki çeşitli sivil ya da siyasi zeminlerde bu el sıkışmaları becerebilirsek, bunu kurumsallaştırabilirsek, bu el sıkışmalar önümüzdeki tarihsel ufuklar için kol kola yürüyüşlerin başlangıcı olacaktır, iradesi olacaktır. Meseleye o iradeyle yaklaşmak gerekir." ifadelerini kullandı.
"MECLİS KAPANMADAN YASAL ÇERÇEVEYİ ORTAYA ÇIKARMIŞ OLACAĞIZ"
Çerçeve yasa hazırlıklarının yoğun şekilde sürdüğünü belirten Çelik, "Terörsüz Türkiye konusundaki hazırlıklarımız devam ediyor. Hemen her gün toplantı yapıyoruz. Bugün de toplantı yapacağız. Saatler süren toplantılar yapıyoruz. Bazen günde iki kere, sabah ve akşam toplantı yapıyoruz. İnşallah Meclis kapanmadan bu yasal çerçeveyi ortaya çıkarmış olacağız." dedi.




