Yaklaşık 10 yıldır hukuk mücadelesi veren mağdurlar, geçmiş yıllardaki alacaklarının bugünkü piyasa koşullarıyla güncellenmesini talep ederek yetkililere seslendi. Kayyum tarafından hesaplarına yatırılan cüzi miktarların mevcut ekonomik şartlar karşısında hiçbir anlam ifade etmediğini belirten grup, fabrika sahibine de uzun süredir ulaşamadıklarını ifade etti.
2016 YILININ ŞARTLARIYLA BUGÜNÜN EKONOMİSİ ARASINDAKİ UÇURUM
Adapazarı'nda faaliyet gösterirken 2016 yılında kapılarını kapatan süt fabrikası, geride büyük bir borç yükü ve yüzlerce mağdur bıraktı. Üreticiler ve eski personel, aradan geçen sürede süt fiyatlarındaki devasa artışa dikkat çekiyor. O dönemdeki alacaklarının bugünkü piyasa değerleri üzerinden ödenmesini talep eden grup, kayyum tarafından hesaplarına yatırılan cüzi miktarların yaralarına merhem olmadığını savunuyor. 2016 yılının süt fiyatları ile bugün arasında uçurum olduğunu belirten vatandaşlar, fabrikaya verdikleri sütün vergisini ödedikleri halde, emeklerinin karşılığını bir türlü alamadıklarından dertli.

"260 BİN TL O GÜN DÖRT DAİRE ALIYORDU, ŞİMDİ İSE HİÇBİR ŞEY"
Düzce'den gelen ve yaklaşık 260 ton süt alacağı bulunan Fevzi Sadak, yaşadığı mağduriyeti rakamlarla gözler önüne serdi. Sadak, o dönem 260 bin TL olan alacağının bugün 5 milyon 800 bin TL civarında bir karşılığı olduğunu, o parayla zamanında dört daire alınabildiğini ifade etti. Borçlarını ödemek için fındık tarlasını, dubleks evini ve dairesini satmak zorunda kaldığını anlatan Sadak, "Ben almadığım sütün KDV'sini vergi dairesine ödedim, faturalar elimde. Ancak 10 yıl sonra kayyum hesabıma yine 260 bin TL yatırdı. Süt o zaman 1 TL 10 kuruştu, şimdi 25 TL. Ben bugünkü süt fiyatı üzerinden paramı almak mecburiyetindeyim" diyerek tepkisini dile getirdi.
KOOPERATİF BAŞKANINDAN YARDIM ÇAĞRISI
Budaklar Mahallesi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mücahit Eren, üreticilerin büyük bir baskı altında olduğunu ve çaresiz kaldıklarını belirtti. Kooperatif adına 78 kişinin sütünü fabrikaya verdiklerini hatırlatan Eren, 110 tonun üzerinde süt alacakları olduğunu kaydetti. O dönem 142 bin TL olan alacağının bugünkü karşılığının yaklaşık 2 milyon 718 bin TL olduğunu belirten Eren, bir ay önce bu büyük alacağa karşılık sadece 20 bin TL gibi sembolik bir ödeme yapıldığını söyledi. Mahkeme sürecinin 10 yıldır devam ettiğini ancak hiçbir somut sonuç alamadıklarını belirten Eren, devlet yetkililerinden acil çözüm beklediklerini ifade etti.

FABRİKA ÇALIŞANLARI EMEKLERİNİN KARŞILIĞINI ARIYOR
Mağduriyet sadece üreticilerle sınırlı değil; fabrikada görev yapan eski personel de alacaklarını tahsil edemiyor. Fabrikada şoför olarak çalışan bir eski personel, 2016 yılının Mart ayında fabrikanın kapanmasıyla işsiz kaldığını ve o günden beri emeklerinin karşılığını alamadığını anlattı. Kendi alacağının 395 bin TL olduğunu, ancak Şubat ayında hesabına yalnızca 19 bin 384 TL yatırıldığını belirten eski şoför, "Şehirlerarası çalıştık, emek verdik ama karşılığını alamadık. Bazı arkadaşlarımızın alacağı 500 bin TL'yi buluyor, ancak yapılan ödemeler hiçbir kriteri karşılamıyor. Hangi mantıkla bu ödemeleri yaptıklarını sorduğumuzda hiçbir muhatap bulamıyoruz" şeklinde konuştu.




