Türkiye’de son yıllarda orman yangınlarının artmasında yüksek sıcaklık, kuraklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgar gibi iklim koşulları önemli rol oynuyor. Özellikle yaz aylarında uzun süren yağışsız dönemler, ormanlardaki bitki örtüsünün kurumasına ve kolay tutuşabilir hale gelmesine neden oluyor. Sıcak hava dalgalarıyla birlikte toprağın ve bitki örtüsünün nemini kaybetmesi, çıkan yangınların kısa sürede geniş alanlara yayılma riskini artırıyor. İklim değişikliğine bağlı olarak sıcaklıkların yükselmesi ve kurak dönemlerin uzaması da yangın sezonunun daha uzun sürmesine zemin hazırlıyor.
Yangınların önemli bir bölümünde ise insan kaynaklı nedenler öne çıkıyor. Özellikle sıcak, kuru ve rüzgârlı havalarda yapılan küçük bir dikkatsizlik bile kısa sürede büyük bir felakete dönüşebiliyor. Bu nedenle yangınlarla mücadelede yalnızca hızlı müdahale değil, yangın riskinin yüksek olduğu dönemlerde insan kaynaklı ihmallerin önlenmesi ve toplumun bilinçlendirilmesi de büyük önem taşıyor.
İNSAN ETKİSİ NE ÖLÇÜDE?
Öz Orman İş Sendikası Genel Başkan Settar Aslan Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada, “Türkiye’de orman yangınlarının artmasının tek bir sebebi yok. İklim değişikliği, sıcaklıkların yükselmesi, kuraklık, rüzgâr rejiminin değişmesi ve insan kaynaklı ihmaller birlikte değerlendirilmeli. Ancak şunu açıkça söylemek gerekir: Orman yangınlarının çok büyük bir bölümü insan eliyle çıkıyor. Anız yakılması, piknik ateşi, cam şişe, sigara izmariti, enerji nakil hatları, tarla temizliği gibi küçük görünen ihmaller büyük felaketlere dönüşebiliyor” ifadesini kullandı.
“TOPLUMSAL BİLİNÇ MESELESİ!”
Aslan, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Bizim için orman yangını sadece ağaçların yanması değildir. Orada bir ekosistem, canlı hayatı, su kaynakları, köylünün geçim alanı ve ülkenin geleceği zarar görüyor. Bu nedenle yangın meselesini yalnızca söndürme meselesi olarak değil, önleme ve toplumsal bilinç meselesi olarak ele almak zorundayız.”




