Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, temmuz ayında "sıcak testler" aşamasına geçileceğini ve testlerin başarıyla tamamlanması durumunda sonbaharda ilk yakıtın yükleneceğini açıkladı. Tam kapasiteyle devreye girdiğinde Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılaması hedeflenen santral, ülkenin enerji arz güvenliğinde stratejik bir rol üstlenecek.
TEMMUZ AYINDA "SICAK TESTLER" BAŞLIYOR
Akkuyu NGS'nin birinci ünitesinde devreye alma süreci öncesindeki en kritik aşamalardan biri olan "sıcak testler", temmuz ayı itibarıyla başlıyor. Rosatom Genel Müdürü Alexey Likhachev, bu testlerin reaktör ekipmanlarının ve güvenlik sistemlerinin tasarım koşullarına uygunluğunu doğrulamak adına bir final sınavı niteliğinde olduğunu belirtti. Test süreci, santralin operasyonel güvenilirliğini garanti altına almak için büyük önem taşıyor.

SONBAHARDA İLK YAKIT YÜKLENECEK
Sıcak testlerin başarıyla neticelenmesinin ardından santralin birinci ünitesi, sonbahar aylarıyla birlikte nükleer yakıtla buluşturulacak. Bu aşama, santralin artık elektrik üretimine yönelik somut adımların atıldığı "devreye alma" sürecini tetikleyecek. Rosatom yönetimi, planlanan takvime sadık kalarak, Türkiye’nin ilk nükleer güç santralini belirlenen hedefler doğrultusunda işler hale getirmeyi hedefliyor.

TÜRKİYE’NİN ENERJİ İHTİYACININ %10’UNU KARŞILAYACAK
Türkiye'nin tek kalemdeki en büyük yatırımlarından biri olan Akkuyu NGS, sadece bir santral olmanın ötesinde enerji bağımsızlığı için de hayati bir öneme sahip. Proje tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde, Türkiye’nin toplam elektrik talebinin yüzde 10’unu tek başına karşılayarak enerji arzındaki dışa bağımlılığın azaltılmasına büyük katkı sağlayacak. Modern teknolojisi ve yüksek güvenlik standartlarıyla dikkat çeken santral, yerli ekonominin ve sanayinin ihtiyacı olan kesintisiz elektriği sağlayacak.

STRATEJİK YATIRIMIN ÖNEMİ VE GELECEĞİ
Akkuyu Nükleer Güç Santrali, operasyonel kapasitesine ulaştığında Türkiye’nin enerji portföyünü çeşitlendiren en önemli unsurlardan biri olacak. Rosatom ve Türk yetkililer arasında sürdürülen koordinasyonla, santralin her aşaması uluslararası güvenlik standartlarına göre titizlikle yönetiliyor. Türkiye’nin enerji vizyonunda bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu yatırımın devreye alınması, hem bölge ekonomisine canlılık katacak hem de ülkenin karbon ayak izinin düşürülmesine destek olacak.






