Öksürüğün artık yalnızca geçici bir şikâyet olarak görülmediği, süreye bağlı olarak farklı hastalıkların habercisi olabileceği belirtiliyor. Türkiye’de en sık doktora başvuru nedenlerinden biri olan öksürük, tıbbi olarak akut, subakut ve kronik olarak sınıflandırılıyor.

Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, konuya ilişkin Türkinform muhabiri Sümeyye Aksu’ya açıklamalarda bulundu.

“ÖKSÜRÜĞÜN UZAMASINA NEDEN OLABİLİR”

Özkaya, 3 haftadan kısa süren öksürüklerin genellikle viral enfeksiyonlara bağlı geliştiğini söyledi. Soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların bu tabloyu oluşturduğunu belirten Özkaya, bu süreçte yanlış ve düzensiz antibiyotik kullanımının öksürüğün uzamasına neden olabileceğini ifade etti.

Özellikle 3 haftayı geçen öksürüklerde hastaların kendi kendine ilaç kullanımından kaçınması gerektiğini belirten Özkaya, kontrolsüz antibiyotik kullanımının hem tedavi sürecini uzattığı hem de altta yatan gerçek hastalığın gizlenmesine neden olabileceği söyledi.

Şevket Özkaya

“MUTLAKA HEKİM KONTROLÜNDEN GEÇMELİ”

Özkaya, 3 haftayı aşan ve yaklaşık 2 aya kadar sürebilen öksürüklerin “post-enfeksiyöz öksürük” olarak değerlendirildiğini belirterek, bu dönemde hastaların mutlaka hekim kontrolünden geçmesi gerektiğini vurguladı. Bu tür öksürüklerin çoğu zaman enfeksiyon sonrası devam eden hassasiyet kaynaklı olduğu ifade ediliyor.

Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
Büyük Aile Platformu'ndan kritik açıklama: "LGBT temalı gemi istemiyoruz"
İçeriği Görüntüle

“AKCİĞER HASTALIKLARI MUTALAKA ARAŞTIRILAMLI”

Ayrıca 2 aydan uzun süren öksürüklerin kronik öksürük olarak değerlendirildiğini belirten Özkaya sözlerinim şöyle sürdürdü;

“Bu durumda geniz akıntısı, reflü, astım ve bronşit gibi hastalıkların yanı sıra sigara kullanan kişilerde daha ciddi akciğer hastalıklarının da mutlaka araştırılması gerekiyor”

Özkaya, bu süreçte doğru tanı konulması, gereksiz ilaç kullanımının önüne geçilmesi ve olası kronik hastalıkların erken dönemde tespit edilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekti.

Muhabir: Sümeyye Aksu