“Yüz yogası 10 yaş gençleştirir mi?” sorusu sık gündeme geliyor. Peki gerçekten gençleştirir mi yoksa bu bir efsane mi? Yüz yogası eğitmeni Songül Güçlü, Türkinform muhabiri Pelin Zengin’e bu konuya ilişkin değerlendirme yaptı.
Güçlü, bu yöntemin bir mucize olmadığını ancak doğru ve düzenli uygulandığında yüz kaslarını güçlendirerek daha canlı, dinç ve sağlıklı bir görünüm sağladığını belirtti. Yüz yogasının aynı zamanda bir farkındalık ve yaşam tarzı dönüşümü olduğunu da vurguladı.
“Yüz yogasıyla 10 yaş gençleşmek mümkün mü?” sorusunun kendisine de çok sık yöneltildiğini belirten Songül Güçlü, bu yaklaşımın bir “sihirli çözüm” gibi sunulmasının doğru olmadığını söyledi. Yüz yogasının mucizevi bir işlem olmadığını ifade eden Güçlü, buna rağmen doğru tekniklerle ve düzenli uygulamayla etkili bir dönüşüm aracı olabildiğini söyledi.
SABIR EN ÖNEMLİ ETKEN
Güçlü, özellikle sabır ve sürekliliğin altını çizerek yüz yogasının kısa vadeli değil, zaman içinde birikimli sonuçlar veren bir yöntem olduğunu ifade etti. Yüzde yaklaşık 40’tan fazla kas bulunduğunu belirten Güçlü, birçok kişinin bu kasları ya hiç aktif kullanmadığını ya da yanlış mimik alışkanlıklarıyla zorladığını söyledi. Bu durumun zamanla yüz ifadesinde değişimlere yol açtığını ifade etti.
Sürekli tekrar eden yanlış mimiklerin; sarkma, ince çizgilerin derinleşmesi, daha yorgun ve donuk bir ifade, ayrıca dolaşımın yavaşlaması gibi sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. Güçlü, bu noktada yüz yogasının kasları yeniden aktive etmeye yardımcı olduğuna dikkat çekti.
Düzenli yapılan yüz yogası kasları güçlendiriyor. Güçlü, kasların güçlenmesinin yanı sıra aynı zamanda kan dolaşımını artırdığını ve lenf akışını desteklediğini belirtti. Bu etkilerin yüzün daha parlak, daha diri ve daha sağlıklı görünmesine katkı sağladığını ifade etti.
Ayrıca yüz yogasının yalnızca fiziksel değil, davranışsal bir etkisi olduğunu da söyleyen Güçlü, kişinin yüzünü daha bilinçli kullanmaya başladığını ve istemsiz mimik alışkanlıklarını fark ederek değiştirebildiğini belirtti. Bu farkındalığın ise kırışıklıkların derinleşme hızını yavaşlatabileceğini ifade etti.
YÜZ YOGASI GENÇLEŞTİRİR Mİ?
Yüz yogasının daha genç, daha dinç ve daha canlı bir görünüm kazandırdığını söyleyen Güçlü, bunun ani ve dramatik bir değişim değil, zamanla ortaya çıkan doğal bir iyileşme süreci olduğunu belirtti.
“10 yıl geri gitmek” gibi iddiaların gerçekçi olmadığını, bunun yerine kişinin kendi yüz potansiyeline daha sağlıklı bir şekilde yaklaşmasının hedeflendiğini ifade etti.
“TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”
Yüz yogasının tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Güçlü, sürecin mutlaka yaşam tarzı ile desteklenmesi gerektiğini söyledi. Doğru beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli egzersiz, kaliteli uyku ve stres yönetiminin bu etkinin kalıcılığı açısından kritik olduğunu da sözlerine ekledi.
Yüzün aslında kişinin yaşam biçimini yansıtan bir alan olduğunu ifade eden Güçlü, sağlıksız alışkanlıkların yüz ifadesine doğrudan yansıdığını söyledi.
Yüz yogasını yalnızca estetik bir uygulama olarak görmediğini belirten Güçlü, bunun aynı zamanda kişinin kendisiyle temas kurduğu bir farkındalık pratiği olduğunu söyledi. Aynaya bakışın değiştiğini ve kişinin yüzünü daha yakından tanımaya başladığını ifade etti.
Bu sürecin dışarıdan yapılan bir müdahaleden çok, içeriden başlayan bir canlanma hali olduğunu vurguladı.





