Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Ahmet Kara'yı "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan mahkum ederken, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu diğer 15 sanık hakkında beraat kararı verdi.
MÜTEAHHİT AHMET KARA'YA 21 YIL HAPİS CEZASI
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde 146 kişinin hayatını kaybettiği Hamidiye Sitesi davasında yargı süreci karara bağlandı. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sitenin müteahhidi ve dönemin Kahramanmaraş Belediyesi Fen İşleri Müdürü olan Ahmet Kara’yı suçlu buldu. Mahkeme heyeti, sanığın "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçunu işlediğine hükmederek Kara’yı 21 yıl hapis cezasına çarptırdı. Sanık Kara, savunmasında bilirkişi raporlarının gerçeği yansıtmadığını ve binanın yıkımının teknik belgelerle kanıtlanmadığını öne sürerek tahliyesini talep etse de bu istem mahkemece reddedildi.

KAMU GÖREVLİLERİ VE DİĞER SANIKLAR BERAAT ETTİ
Davanın en dikkat çeken noktalarından biri, 16 sanıklı dosyada Ahmet Kara dışındaki tüm isimlerin beraat etmesi oldu. Mahkeme heyeti; tutuksuz yargılanan A.K, C.K, C.Y, O.Y, S.S. ve T.Ö’nün yanı sıra dosyaya dahil edilen kamu görevlileri Ç.H, F.Y, F.D, H.M.G, H.Ç, M.D, M.E.E, V.Ç. ve Z.A.Ş'nin ayrı ayrı beraatine hükmetti. Müteahhit dışındaki sorumluların suçsuz bulunması, duruşma salonunda ve müşteki tarafında geniş yankı uyandırdı. Sanık avukatları müvekkillerinin masum olduğunu savunurken, mahkeme heyeti mevcut deliller ışığında kamu personeli ve diğer şüpheliler hakkında cezai sorumluluk görmedi.
ACILI AİLELERİN ADALET TEPKİSİ VE "OLASI KAST" TALEBİ
Duruşmada söz alan müştekiler, deprem sırasında çevre binaların hasar almazken sadece Hamidiye Sitesi’nin yıkılmasının ciddi bir ihmal göstergesi olduğunu vurguladı. Müşteki Neslihan Kurmacı, "Sitemizin sağında ve solundaki binalarda çizik bile yoktu; neden sadece bizim sitemiz yıkıldı?" diyerek sanıkların "olası kastla" yargılanması gerektiğini savundu. Ailesini kaybeden Vildan Çiftçioğlu ise yaşadığı derin yalnızlığı ve acıyı mahkeme salonunda dile getirerek adaletin tam anlamıyla tecelli etmesini istedi. Müşteki avukatları da fiilin ağırlığı ile verilen ceza türü arasındaki dengesizliğe dikkat çekerek mahkumiyetin niteliğine itiraz etti.

KARAR "KAMU VİCDANINI YARALADI" ELEŞTİRİSİ
Mahkeme sonrası açıklama yapan müşteki avukatı Feriha Cansu Aksoy, verilen kararı "hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi. Aksoy, 146 canın yitirildiği bir faciada sorumluluğun sadece bilinçli taksir düzeyinde değerlendirilmesinin hukuki karşılık açısından kamu vicdanında adaletsizlik algısı yarattığını belirtti. Kaybedilen insanların bir doğal afet sonucu değil, "ihmaller zinciri" nedeniyle öldüğünü savunan Aksoy, hukuk mücadelesinin bitmediğini ve kararın kesinleşmediğini hatırlattı. Aileler ve avukatları, daha ağır bir hukuki nitelendirme olan "olası kast" üzerinden ceza verilmesi için üst mahkemelere itiraz sürecini başlatacaklarını duyurdu.




