Ankara'da CSO Ada binasında gerçekleşen kutlama programında, 50 yıl önce mezun olan sanatçılara plaket verilirken; rektörler ve sanat camiası temsilcileri kurumun Türkiye'nin sanat ufkuna katkılarını vurguladı.
CSO ADA ANKARA'DA SANAT DOLU GECE
Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı, kuruluşunun 90. yılını CSO Ada Ankara Ziraat Bankası Ana Salonu’nda düzenlenen özel bir programla kutladı. Duayen şef Rengim Gökmen’in yönetimindeki 90. Yıl Orkestrası ve Korosu, dinleyicilere unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. Sunuculuğunu Ezgi Şenler ve Serkan Melikoğlu’nun üstlendiği gecede, konservatuvarın kuruluş yıllarına damga vuran Paul Hindemith’ten Ulvi Cemal Erkin’e kadar pek çok yerli ve yabancı bestecinin eserleri profesyonel sanatçılar ve mezunlar tarafından icra edildi.

TARİHİ ESERLER VE İLK SAHNELENİŞLER
Konser programı, Türk bale tarihinin kilometre taşlarından "Çeşmebaşı" balesi ve Jean-Baptiste Lully’nin "Türk Töreni Marşı" gibi klasiklerin yanı sıra bir dünya prömiyerine de ev sahipliği yaptı. Burak Soykan’ın bu özel gece için bestelediği "90. Yılın Rüzgarında Bir Servi" eseri ilk kez seyirciyle buluştu. Programda ayrıca Haldun Taner’in unutulmaz eseri Keşanlı Ali Destanı’ndan bölümler tiyatro bölümü öğrencileri tarafından sahnelenirken, çocuk korosu ve bale performansları geceye renk kattı.

YARIM ASIRLIK MEZUNLARA PLAKET
Gecenin en duygusal anlarından biri, 50 yıl önce konservatuvardan mezun olan sanatçılara plaket takdim edilmesi oldu. Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ve Konservatuvar Müdürü Prof. Burak Tüzün, kıdemli sanatçılara plaketlerini ve 90. Yıl Anı kitabını sundu. Prof. Tüzün konuşmasında, kutlamanın Türk Beşlerinden Necil Kazım Akses’in doğum gününe (6 Mayıs) denk gelmesinin anlamını vurguladı. Tören sırasında Rektör Güran’ın da doğum günü, orkestra tarafından çalınan özel bir kısa senfoni ile kutlandı.

REKTÖRLERDEN CUMHURİYET MİRASINA ÖVGÜ
Kutlamaya katılan birçok üniversite rektörü, konservatuvarın Türkiye için önemine dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, konservatuvarın üniversiteden daha köklü bir tarihe sahip olmasının büyük bir zenginlik olduğunu belirtti. Bilkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kürşat Aydoğan ise kurumun sinema, tiyatro ve müzik alanında Türkiye'yi temsil eden en güçlü sanat yuvası olduğunu hatırlattı. Tören, "Konservatuvar Marşı"nın tüm salon tarafından coşkuyla söylenmesiyle sona erdi.




