Orta Doğu’da yükselen gerilim enerji piyasalarında dalgalanmayı beraberinde getirdi. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sonrasında küresel petrol ve doğalgaz fiyatları hızla yükselirken, bu artışın Türkiye’deki enerji faturalarına yansıması gündeme geldi. Uzmanlar, özellikle doğalgaz piyasasında yaşanan fiyat artışlarının önümüzdeki dönemde zam ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor.

KÜRESEL DOĞALGAZ FİYATLARI YÜKSELİŞTE
Avrupa’nın referans doğalgaz piyasası olarak kabul edilen Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF’de fiyatlar son haftalarda dikkat çekici bir artış gösterdi. Nisan vadeli kontratlarda megavatsaat başına doğalgaz fiyatı 27 Şubat’ta 31,95 euro seviyesindeyken kısa süre içinde yaklaşık yüzde 48 artışla daha yüksek seviyelere çıktı. Bu yükseliş, doğalgaz ithalatında uluslararası piyasalara bağlı olan ülkeler için maliyet baskısını artırıyor.
“FİYAT ARTIŞI FATURALARA YANSIYABİLİR”
TEPAV Enerji ve İklim Çalışmaları Merkezi Direktörü Dr. Mühdan Sağlam, Türkiye’nin doğalgaz alımlarının bir bölümünün spot piyasadan yapıldığını hatırlatarak bu artışın iç piyasaya yansıyabileceğini söyledi. Türkiye’nin geçen yılki doğalgaz ithalatının yaklaşık yüzde 20’sinin spot piyasadan gerçekleştiğini belirten Sağlam, bu durumun fiyat hareketlerinden doğrudan etkilenme riskini artırdığını ifade etti. Sağlam’a göre bazı uzun vadeli sözleşmelerde de TTF fiyatlarının etkili olması zam ihtimalini güçlendiriyor.

NİSAN VEYA YAZ AYLARINDA ZAM İHTİMALİ
Enerji piyasasındaki mevcut tablo devam ederse doğalgaz fiyatlarında artışın kaçınılmaz olabileceğini belirten Sağlam, zam için nisan ayının öne çıktığını dile getirdi. Ancak enerji yönetiminin küresel gelişmeleri takip ederek zam kararını erteleyebileceğini de söyleyen Sağlam, gerekirse yaz aylarında da fiyat güncellemesi yapılabileceğini ifade etti.
TÜRKİYE’NİN PETROL STOKLARI YETERLİ
Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre Türkiye’nin yaklaşık 94 günlük ithalatına karşılık gelen ulusal petrol stoku bulunuyor. Uzmanlar, mevcut durumda petrol tedarikinde ciddi bir sorun yaşanmadığını ve Türkiye’nin başlıca tedarikçilerinin büyük bölümünde arz problemi olmadığını belirtiyor. Bu nedenle kısa vadede petrol stoklarının devreye alınmasını gerektirecek bir durum görülmediği ifade ediliyor.





