KAYGIYI AZALTMANIN YOLU ANLAYIŞ VE GÜVEN

Çocukların savaş gibi karmaşık ve korkutucu kavramları anlamlandırmakta zorlandığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, en önemli adımın güven vermek olduğunu ifade etti. Ebeveynlerin, çocukların endişelerini ciddiye alması gerektiğini belirten Luş, "Çocuğun anlayabileceği bir dille konuşmak ve onun yanında olduğunuzu hissettirmek, kaygıyı önemli ölçüde azaltır" dedi. Ayrıca, çocukları televizyon ve sosyal medyadaki dehşet verici görüntülerden uzak tutmanın ebeveynlerin birincil görevi olduğunu hatırlattı.

ERGENLERLE POLİTİK TARTIŞMALARDAN KAÇINMAYIN

Ergenlik dönemindeki gençlerin savaş haberlerine daha doğrudan ilgi duyabileceğine dikkat çeken Luş, bu dönemdeki çocukların politik sorular sorabileceğini ve ebeveynleriyle fikir ayrılığına düşebileceğini belirtti. Luş, "Ergenler kendi görüşlerini anne babanın görüşleriyle kıyaslamak isteyebilir. Bu noktada onları yargılamadan, rencide etmeden ve terslemeden dinlemek, en sağlıklı ebeveynlik yaklaşımıdır" şeklinde konuştu.

SAVAŞIN RUHSAL YIKIMI VE FİZİKSEL ETKİLERİ

Savaş ortamının sadece ruhsal değil, fiziksel olarak da çocukları hayati bir risk altına soktuğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, özellikle 5 yaş altı çocuklara dikkat çekti. Temiz su ve gıdaya erişimin öncelikli olduğunu belirten Luş, savaşın ruhsal etkilerinin yetişkinlik dönemine kadar uzanabileceğini vurguladı. 5 yaş altındaki çocuklarda savaş sonrası; huzursuzluk, aşırı tepki verme, uykusuzluk ve hırçınlık gibi belirtilerin sıkça görüldüğünü ekledi.

Melek

SOYUT KAVRAMLARI DOĞRU DİLLE ANLATIN

6-8 yaş arası çocukların savaşı hala soyut bir kavram olarak algıladığını hatırlatan uzmanlar, doğru bilginin dürüstçe verilmesi gerektiğinin altını çizdi. Dr. Öğr. Üyesi Luş, sözlerini şöyle tamamladı: "Ebeveynler, çocukların her şeyi sorabileceğini unutmamalı. Onlara anlayabilecekleri dilden cevaplar vermek ve kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak, bu süreci en az hasarla atlatmalarına yardımcı olacaktır."

ÇOCUKLAR İÇİN "GÜVENLİK İÇERİK" REHBERİ

EKRANLARI "SAVAŞSIZ" HALE GETİRİN

Çocukların kullandığı cihazlarda sosyal medya ve haber uygulamalarının bildirimlerini kapatmak ilk adım olmalıdır. Özellikle YouTube ve Instagram gibi platformların "kısıtlı mod" özellikleri aktif edilerek, şiddet içeren içeriklerin otomatik olarak karşılarına çıkması engellenmelidir. Küçük çocuklar için internet erişimi mutlaka ebeveyn gözetiminde ve süreli olmalıdır.

HABER SAATLERİNİ ÇOCUKLARA GÖRE DÜZENLEYİN

Evdeki televizyonun sürekli haber kanallarında açık olması, çocuklarda "sürekli bir tehdit altındayız" algısı yaratır. Haber bültenlerini izlemek yerine, güvendiğiniz kaynaklardan gelişmeleri telefonunuzdan takip etmeyi tercih edin. Eğer çocukla birlikte haber izlenecekse, bu içeriklerin grafik görüntüler içermeyen, daha çok diplomatik ve insani yardım odaklı olmasına dikkat edilmelidir.

SORULARI YANITSIZ BIRAKMAYIN, DETAYA BOĞMAYIN

Çocuklar okulda veya arkadaş ortamında duydukları "füze, saldırı, ölüm" gibi kavramları size soracaktır. Bu soruları geçiştirmek yerine;

· Dürüst olun: Savaşın kötü bir şey olduğunu ancak onların güvende olduğunu belirtin.

· Somutlaştırın: "İki ülke anlaşamadı ve şu an çözüm bulmaya çalışıyorlar" gibi basit açıklamalar yapın.

· Sınır koyun: Teknik detaylara (silah türleri, ölü sayıları) girmekten kaçının.

Türkiye’den sağlıkta tarihi eşik: Yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk başarılı ameliyat
Türkiye’den sağlıkta tarihi eşik: Yerli kalp-akciğer makinesiyle ilk başarılı ameliyat
İçeriği Görüntüle

SOSYAL MEDYA ALGORİTMASINI TEMİZLEYİN

Eğer çocuğunuzun kendi telefonu varsa, beraber oturup sosyal medya akışını temizleyin. Şiddet yanlısı veya provokatif içerik paylaşan hesapları takipten çıkarın. Bunun yerine hayvanlar, doğa, bilim veya sanat odaklı hesapları takip etmesini sağlayarak dijital algoritmanın ona daha "huzurlu" bir içerik sunmasını sağlayın.

RUTİNLERE VE OYUNA ODAKLANIN

Savaş gündeminin yarattığı kaygıyı dağıtmanın en iyi yolu günlük rutinlere sadık kalmaktır. Yemek saatleri, uyku vakti ve oyun aktiviteleri aksatılmamalıdır. Çocuğun kendini ifade edebileceği resim yapma, hamurla oynama gibi yaratıcı faaliyetler, içsel kaygılarını dışa vurmasına ve rahatlamasına yardımcı olacaktır.

Muhabir: Recep Bozdağ