Pasific Film Yapım ve Medya Akademisi kurucusu, yapımcı ve yönetmen Tayfun Öztürk, oyunculuğa başlamayı düşünen genç isimlere önemli önerilerde bulundu.
Genç oyuncu adaylarının kendilerini çok yönlü geliştirmeleri gerektiğini vurgulayan Öztürk, şu sözleri kullandı:
“Oyunculuğa ilgi duyan gençlere ilk tavsiyem; bol bol izlemeleri, sahneyle temas kurmaları ve sürekli okumalarıdır. Oyuncu, dünyayı ne kadar çok gözlemler ve öğrenirse sahnedeki ya da kamera karşısındaki derinliği de o kadar artar.”
Sektörün dinamiklerini yakından takip etmenin öneminden de bahseden Öztürk, oyunculuğun sadece beceriyle sınırlı olmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Oyunculuk yalnızca bir yetenek meselesi değildir, aynı zamanda disiplin, süreklilik ve kendini sürekli geliştirme iradesi ve sektörel bağlantı gerektiren uzun soluklu bir yolculuktur.”
Gençlerin fiziksel ve zihinsel sağlıklarına özen göstermelerinin de mesleğin önemli bir parçası olduğunu kaydeden Öztürk, sözlerini şu mesajla tamamladı:
“Oyuncuların kendi iç dünyalarını iyi tanımaları, zihinlerini canlı tutmaları ve kendilerine yatırım yapmaktan asla vazgeçmemeleri gerekir. Öğrenmeye açık olan, çalışmayı sürdüren ve doğru zamanda doğru eylemleri gerçekleştiren gençler bu yolculukta mutlaka güzel bir yere varacaktır.”

GENÇ YETENEKLERİN DİNAMİZMİ
Öztürk, şöyle devam etti: "Akademide sahne çalışmaları yapan gençleri izlerken oyunculuğun ne kadar yoğun emek ve disiplin gerektiren bir sanat dalı olduğunu daha yakından görmek mümkün oldu.
Sahne performanslarını izlerken öğrencilerin odaklanması, birbirlerine olan dikkatleri ve sanata olan tutkuları gerçekten etkileyiciydi. Pırıl pırıl gençlerin sahnede kendilerini ifade etme çabası insanı ister istemez umutlandırıyor.
Ders sırasında performansları izledikten sonra sahne üzerine görüşlerim de soruldu. Bir gazeteci ve izleyici olarak yaptığım değerlendirmeleri dikkatle dinlemeleri ve geri bildirimleri önemsemeleri de ayrıca dikkat çekiciydi.
Gençlerin gözlerindeki heyecan, sanata olan bağlılıkları ve öğrenme isteği gerçekten görülmeye değerdi."
ANKARA'DAN GÜÇLÜ BİR ALTERNATİF
Öztürk, sanat doğrultusunda başkentle İstanbul'u karşılaştırarak şu sözlerle devam etti: "Medya ve sinema sektörünün büyük ölçüde İstanbul merkezli olduğu düşünüldüğünde Ankara’da böyle bir sanat üretim merkezinin varlığı ciddi bir fırsat sunuyor.
Özellikle İç Anadolu’dan gelen gençler için profesyonel bir eğitim ortamının Ankara’da bulunması önemli bir avantaj.
Pasific Medya Akademisi yalnızca bir eğitim alanı değil; aynı zamanda gençlerin sanata tutunabildiği, kendilerini özgürce ifade edebildiği ve hayallerini geliştirebildiği konforlu bir ortam sunuyor.
Bu yönüyle Ankara için önemli bir kültür ve sanat değeri oluşturduğu açıkça görülüyor."




