Yargılama sürecinde sanıklar hakkındaki suçlamaları reddederken, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraklerindeki ihale trafiği ve özel ajandalarda tutulan "yıldızlı" firma listelerine dair çarpıcı iddialar ortaya atıldı. Duruşmada dile getirilen beyanlar, kamuda iş deneyim belgesi oluşturma süreçleri ve yönetici talimatları üzerine kurulan iddiaları yeni bir boyuta taşıdı.

OTELDEKİ KARŞILAŞMA VE ÇOCUKLUK ARKADAŞLIĞI SAVUNMASI

İş insanı Seza Büyükçulha, davanın en çok konuşulan kanıtlarından biri olan otel görüntüleri hakkında detaylı bir savunma yaptı. Ekrem İmamoğlu ile olan yakınlığını "çocukluk arkadaşlığı" olarak tanımlayan Büyükçulha, otelde bulunma sebebinin tamamen sağlık sorunlarıyla ilgili olduğunu belirtti. Ameliyat sonrası fizik tedavi amaçlı otelin imkanlarından yararlandığını, bu sırada arkadaşının aracını görünce insani bir refleksle selam verdiğini ifade etti. Kameraların bantlanması veya gizli bir görüşme yapılması iddialarını reddeden sanık, bu karşılaşmanın bir suç örgütü faaliyeti olarak sunulmasının gerçek dışı olduğunu savundu. Telefon kayıtlarındaki ifadelerin ise tamamen samimi bir arkadaşlık ortamında geçen şakalardan ibaret olduğunu sözlerine ekledi.

Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
Türkiye’nin yardım eli Venezuela’da
İçeriği Görüntüle

Gokhan Koseoglu

KÜLTÜR AŞ HAKEDİŞ ŞEFİNDEN MURAT ONGUN BEYANI

Kültür AŞ bünyesinde hakediş şefi olarak görev yapan Gökhan Köseoğlu, iddianamede yer alan Murat Ongun’a bağlı hareket ettiği suçlamasına karşı sert bir savunma geliştirdi. Köseoğlu, Ongun ile hayatı boyunca hiçbir fiziksel teması olmadığını, telefon numarasının dahi kendisinde bulunmadığını ve herhangi bir HTS kaydının çıkmadığını vurguladı. Ancak çapraz sorgu sırasında, Reklam İstanbul isimli firmanın kağıt üzerinde farklı sahipleri görünse de kurum içinde bu şirketin aslında Murat Ongun’a ait olduğunun konuşulduğunu duyduğunu iddia etti. Kendisinin sadece bir mali müşavir olarak teknik belgeleri hazırladığını belirten sanık, hakediş işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük yapmadığını savundu.

İŞ DENEYİM BELGESİ İÇİN UFAK İHALELER YÖNTEMİ

Duruşmada öne çıkan en kritik teknik iddialardan biri, yeni kurulan ve yeterliliği olmayan firmaların büyük ihalelere nasıl hazırlandığına dair oldu. Sanık Köseoğlu, Reklam İstanbul firmasına yönelik olarak, üst düzey yöneticilerden gelen telkinlerle "iş deneyimi kazandırma" sürecinin işletildiğini öne sürdü. Bu kapsamda, firmanın yönetmelik gereği giremeyeceği büyük ihaleler öncesinde, puan ve tecrübe toplaması için kendisine küçük ölçekli işlerin verildiğini iddia etti. 2020 yılının Mart ayından itibaren sistematik bir şekilde hacmi artırılan bu işler sayesinde firmanın gerekli yeterlilik belgelerine ulaştırıldığı savunmada yer aldı.

ÖZEL AJANDADAKİ YILDIZLI FİRMALAR VE İHALE LİSTESİ

Savcının soruları üzerine Köseoğlu, ihaleyi kazanacak firmaların önceden belli olduğu yönündeki iddialarına dair somut bir örnek paylaştı. Plan Organizasyon Müdürlüğü’nde görevli bir yöneticinin odasında, özel bir ajanda içerisinde yer alan ve başlığı "ihale" olan listeleri gördüğünü iddia etti. Bu listelerde bazı firmaların isimlerinin yanında "yıldız" gibi özel işaretlerin bulunduğunu, ihaleler sonuçlandığında ise kazananların tam da bu listedeki isimler olduğunu fark ettiğini anlattı. Listeleri bir bütün olarak değil, farklı zamanlardaki ziyaretlerinde parça parça gördüğünü belirten sanık, bu durumun kurum içinde önceden belirlenmiş bir hiyerarşiye işaret ettiğini savundu.

Kaynak: AA