Tahran yönetimi, ABD ile ekonomik kazanımları ön planda tutan bir uzlaşı ararken, Washington’un görüşmelere nükleer program dışındaki hususları da dahil etme isteği süreci zorluyor. Arakçi, tehditler karşısında İran'ın asla boyun eğmeyeceğini vurguladı.
"TEHDİTLER KARŞISINDA BOYUN EĞMEYECEĞİZ"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile Salı günü gerçekleştirilen ikinci nükleer görüşmeler öncesinde İsviçre'nin Cenevre kentine ulaşarak önemli mesajlar verdi. Sosyal medya aracılığıyla paylaştığı açıklamada Arakçi, "Adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya varmak için gerçekçi fikirlerle Cenevre'deyim. Masada olmayan şey ise tehditler karşısında boyun eğecek bir İran" ifadelerini kullandı.
Arakçi'nin yanında yer alan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanbari, havacılık, madencilik ve enerji sektörlerinde her iki tarafın da faydasına olacak bir anlaşma zemini arayışında olduklarını belirtti. Kanbari, ekonomik sürdürülebilirliğe dikkat çekerek, "Anlaşmanın kalıcı olması açısından Amerika Birleşik Devletleri'nin güçlü ve hızlı ekonomik getiri potansiyeline sahip alanlarda bu süreçten fayda sağlaması gereklidir" diye konuştu.

ASKERİ TEHDİTLER DİPLOMASİNİN ÖNÜNDE
Öte yandan, Beyaz Saray görüşmelere ABD adına Steve Witkoff ile Jared Kushner’in dahil edildiğini duyurdu. İki isim, daha önce Umman'da gerçekleşen ilk görüşmelerde de ABD'yi temsil etmişti.
Washington yönetimi, nükleer programın yanı sıra İran’ın balistik füze programı ve bölgedeki vekil güçleri olan Hizbullah ile Husiler gibi grupların da müzakere gündemine dahil edilmesini istiyor. Bu tutum özellikle İsrail tarafından yoğun biçimde destekleniyor.
Ancak, Donald Trump döneminde İran'ın nükleer faaliyetleriyle hükümet karşıtı protestolara yönelik müdahaleleri gerekçesiyle verilen askeri tehditler, diplomasi atmosferinin önüne geçti. Tahran, diplomatik çabaların karşılıklı ekonomik çıkarları ön planda tutarak ilerlemesi gerektiğini savunuyor. Aynı zamanda balistik füze programının müzakere konusu dışı olduğunu kesin bir dille ifade ediyor.





