Israel Hayom (Yisrael Hayom) gazetesinde yer alan habere göre Tel Aviv yönetimi hem Şii hem de Sünni radikal akımlara karşı yeni bir güvenlik ekseni oluşturmayı hedefliyor.

Söz konusu iddialarda, İsrail’in İran içinde rejim karşıtı ve radikal unsurlar üzerinden baskı oluşturma seçeneğini değerlendirdiği ileri sürülürken, Tahran yönetiminden konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

İSRAİL BASININDAKİ İDDİALAR

İsrail’de yayın yapan Israel Hayom (Yisrael Hayom) gazetesinde yer alan değerlendirmelerde, İran’ın bölgedeki nüfuzunun zayıflatılması için “çok katmanlı” bir strateji izlendiği savunuldu. Buna göre İsrail’in yalnızca askeri caydırıcılıkla değil, siyasi ve toplumsal fay hatları üzerinden de İran’a baskı kurmayı planladığı iddia edildi.

Analizlerde, İran içerisinde ekonomik kriz, etnik gerilimler ve mezhepsel hassasiyetlerin dış müdahaleye açık alanlar olarak görüldüğü öne sürüldü. Ancak bu değerlendirmeler resmi makamlarca doğrulanmadı.

BÖLGESEL EKSEN ARAYIŞI

Haberde, İsrail’in İran’a karşı yeni bir bölgesel iş birliği zemini oluşturma çabasında olduğu belirtildi. Bu kapsamda, İran’ın bölgedeki etkinliğinden rahatsız olan aktörlerle güvenlik temelli bir yakınlaşma arayışının sürdüğü kaydedildi.

Uzmanlara göre böyle bir eksen, yalnızca askeri değil; istihbarat paylaşımı, siber güvenlik ve ekonomik yaptırımlar gibi çok boyutlu araçları da içerebilir.

İRAN’DA GEÇMİŞTE YAŞANAN İÇ DALGALANMALAR

İran, son yıllarda farklı gerekçelerle kitlesel protestolara sahne oldu. 2009’daki seçim sonrası gösteriler, 2019’daki akaryakıt zamları protestoları ve 2022’de Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan kitlesel eylemler ülke genelinde geniş katılım sağlamıştı.

Tahran yönetimi söz konusu protestolarda dış güçlerin etkisi olduğunu savunurken, Batılı ülkeler ise eylemleri “halk hareketi” olarak nitelendirmişti. İran yönetimi, güvenlik aygıtını güçlü tutarak bu dalgaları kontrol altına almayı başardı.

OLASI BİR İÇ KARGAŞANIN SONUÇLARI

Uzmanlar, İran gibi güçlü güvenlik ve istihbarat yapılanmasına sahip bir ülkede dış destekli bir ayaklanmanın başarı şansının sınırlı olabileceğini belirtiyor. Bununla birlikte ekonomik yaptırımlar, yüksek enflasyon ve genç nüfustaki memnuniyetsizlik gibi faktörlerin toplumsal kırılganlığı artırabileceği ifade ediliyor.

Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
Zaman makinesi olsa nereye giderdiniz? Sokağın cevapları şaşırttı!
İçeriği Görüntüle

Böylesi bir senaryonun hayata geçmesi durumunda, yalnızca İran’ın değil; Irak, Suriye, Lübnan ve Körfez hattının da doğrudan etkilenebileceği, enerji güvenliği ve bölgesel istikrar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.

SİYASİ VE STRATEJİK BOYUT

Ortadoğu’da güç dengeleri uzun süredir vekalet savaşları, hibrit tehditler ve siber operasyonlar üzerinden şekilleniyor. İsrail ile İran arasındaki gerilim ise doğrudan çatışmadan çok, dolaylı hamleler üzerinden ilerliyor.

İsrail basınındaki bu iddialar, bölgedeki gerilimin yeni bir aşamaya evrilebileceği yorumlarına neden olurken, taraflardan gelecek açıklamalar ve sahadaki gelişmeler sürecin yönünü belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.

Muhabir: Bülent Sarıdiken