KCK, terör örgütü PKK’nın fesih ve silah bırakma kararının yıl dönümünde yaptığı açıklamada, İmralı’da tutulan terörist başı Abdullah Öcalan’a “statü verilmesi” ve buna paralel hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısını yineledi. KCK Yürütme Konseyi Üyesi Mustafa Karasu ile KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, Irak’ın kuzeyindeki sözde Medya Savunma Alanlarında düzenlenen basın açıklamasında konuştu. Karasu, geride kalan bir yıl içinde terör örgütü PKK tarafından çeşitli adımlar atıldığını ve çözüm iradesinin ortaya konulduğunu savunurken, buna karşın iktidar tarafından beklenen düzeyde somut adımların atılmadığını ve süreçte kayda değer bir ilerleme sağlanamadığını ileri sürdü.
"TIKANMA YOK DEMESİ DURUMU İFADE ETMİYOR"
Terör örgütü PKK'nın feshedilme kararının birinci yılında "Apocu Hareket Yönetimi" adıyla bir açıklama yapan örgüt yöneticileri, iktidarın sürecin ilerlemesini sağlayacak gerekli yasal adımları halen hayata geçirmediği iddia etti. Karasu’nun değerlendirmelerinde, teröristbaşı Öcalan’a “statü verilmesi” ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi sonrası ancak sürecin ilerlemesinden söz edilebileceği ifade edildi.
Kürt sorununa “doğru yaklaşılmadığı” yönündeki eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, Meclis Başkanı ve AK Parti yetkililerinin “süreç ilerliyor, bir tıkanma yok” yönündeki açıklamalarının mevcut tabloyu yansıtmadığı savunuldu. Açıklamada ayrıca sürece ilişkin çeşitli başlıkların sıralandığı ve değerlendirmelerin kamuoyuna detaylı şekilde sunulduğu belirtilerek şunlar kaydedildi:
"Biz, demokratik siyasal çözüm için Kürt kamuoyunu hazırlama ve Türkiye halklarına olumlu mesajlar verme konusunda hassas davranırken, bazı iktidar sözcüleri ve iktidara yakın basın, bırakalım kamuoyunu hazırlamayı, aksine kamuoyunda olumsuz algılar yaratan bir tutum içinde olmuşlardır. Muhalefete olumsuz yaklaşım da toplumsal desteğin artmasının önüne geçmiştir.
"KOMİSYON RAPORUNDAKİ ANLAYIŞ HALA PRATİKLEŞMEMİŞTİR'
KCK açıklamasında Meclis’te kurulan komisyonun çalışmaları değerlendirilirken, hazırlanan raporun uygulamaya geçirilmediği ve sürecin yeterince ilerlemediği yönünde eleştiriler dile getirildi. Açıklamada, komisyon sürecine ilişkin eksikliklere dikkat çekilerek mevcut tabloya yönelik değerlendirmeler yapılarak şunlar kaydedildi:
"Mecliste oluşan komisyonu olumlu gördük. Ancak rapor hazırlama sürecinin zamana yayılması ve kamuoyunu hazırlama konusunda yetersizliklerin yaşanması iyi olmamıştır. Önderliğimizle, esas muhatap ve çözümün tarafı olmasına rağmen komisyon tarafından sadece bir defa görüşülmüştür. Meclis komisyonu sonuçta önemli eksiklikleri olsa da pratikleştiğinde olumlu etkileri olacak bir rapor hazırlamıştır. Ancak rapordaki anlayış ve öneriler hala pratikleşmemiştir. Bu da iktidarın barış ve demokratik toplum sürecine samimi ve doğru yaklaşmadığı izlenimini yaratmaktadır."
"ÖCALAN İÇİN STATÜ TANINMALI"
Sürecin başlaması kalıcı bir çözüm oluşması için resmi muhataplık ve yasal statüsünü belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:
"27 Şubat 2025’te Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yaparak bu süreci başlatan ve hızlandıran Reber Apo olmuştur. Reber Apo Türkiye ile Kürt halkı arasında yüz yıllık gerilim ve çatışma döneminin bitirilerek Demokratik Entegrasyonla Kürt sorununun çözüldüğü demokratik bir cumhuriyeti arzulamaktadır. Amacı da çabası da bu yönlüdür. Ancak böyle bir amacın gerçekleşmesinde rolünü oynaması için resmi muhatap alınması gerekir. Böylece devletin Kürt sorununun çözümü konusunda bir irade sahibi olduğu anlaşılır. Gerçek bir çözüm sürecine Reber Apo’nun yasal muhataplığının statüsünün belirlenmesiyle girilmiş olur.
Reber Apo yapılan görüşmelerin ve ifade edilen söylemlerin anlamlı ve sonuç alıcı olması açısından statüsünün belirlenmesini defalarca ifade etmiştir. Yasal ve siyasi konumu belli olarak çeşitli kesimlerle görüşebilirse o zaman Reber Apo rolünü sonuç alıcı biçimde oynar. Yoksa zaman zaman bir heyetle yaptığı görüşmelerle Reber Apo gerçek rolünü oynayamaz; rolünü oynaması da beklenemez."
"SÜRECİN YÜRÜTÜCÜSÜ APO'DUR"
Açıklamada, Kürt meselesi ve yürütülen süreç tartışmalarına ilişkin mevcut durumun değerlendirilmesine yer verildi. Terörist başı Öcalan’ın konumuna dikkat çekilerek, sürecin ilerleyip ilerlemediğine dair yapılan siyasi açıklamaların gerçeği yansıtmadığı ileri sürülerek, şu açıklama yapıldı:
"Kürt sorunu gibi Türkiye’nin temel sorununun birinci dereceden muhatabı olan Reber Apo’nun mevcut konumda bulunması 100 yıllık soruna ve çözümüne, doğru yaklaşılmadığını gösterir. Bu gerçeklik ortadayken, meclis başkanı ve AKP’li yetkililerin süreç ilerliyor, bir tıkanma yok, demesi mevcut durumu ifade etmemektedir. Ne zaman Reber Apo’nun statüsü belli olur ve özgür çalışır koşullara kavuşursa o zaman sürecin ilerlemesinden söz edebiliriz. Kürt halkı ve demokratik kamuoyu da bu durumda sürecin ilerlediğine inanır ve sürece destek hızlı biçimde artar.
Biz, Kürt Özgürlük Hareketi olarak PKK’nın feshedildiği ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin sonlandırıldığı kongrede barış ve demokratik toplum sürecinin Reber Apo tarafından yürütülmesi kararı aldık. Baş müzakereci ve bu sürecin yürütücüsü Reber Apo’dur. Bu gerçeklik dikkate alınarak Reber Apo’nun temel muhatap olarak siyasi konumunun belli olması ve özgür çalışır koşullara kavuşması gerekir. Bu süreç ancak böyle doğru yürütülür ve sonuca ulaştırılır. Biz üzerimize düşeni dünyada hiçbir kesimin beklemediği düzeyde yaptık. Artık barış ve demokratik toplum sürecinin sonuca gitmesi için Reber Apo’nun statüsünün belirlenmesi, yasal ve hukuki adımların atılması gerekmektedir. Halkımızın da demokratik güçlerin de bizlerin de beklentisi bu yöndedir."




