Havaların ısınması, ağaçların çiçek açması ve doğanın canlanması birçok kişi için baharın müjdesi anlamına geliyor. Ancak milyonlarca insan için aynı dönem; hapşırık krizleri, göz kaşıntısı, nefes darlığı ve bitmek bilmeyen alerji şikayetleri demek. Uzmanlar ise bu belirtilerin hafife alınmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Çünkü polen alerjisi yalnızca geçici bir bahar rahatsızlığı değil. Tedavi edilmediğinde ya da kontrol altına alınmadığında ciddi solunum hastalıklarına, hatta astıma dönüşebiliyor. Özellikle son yıllarda artan hava kirliliği ve iklim değişikliği nedeniyle polen yoğunluğunun yükselmesi, alerjik hastalıklarda da ciddi artışa yol açıyor.
SOLUNIM ŞİKAYETİ OLAN DİKKAT!
Göğüs hastalıkları, İmmünoloji ve Alerji hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ferhan Özşeker, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada, “Öksürük, hışıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve nefes darlığı gibi şikayetler varsa astım düşebilir. Mevsimsel alerjik riniti olan kişilerde ilerleyen dönemde astım gelişebileceği belirtilmektedir. Bu nedenle özellikle solunum şikayetleri olan kişilerin değerlendirilmesi gerekir” bilgisini paylaştı.
“ÜŞÜTTÜM” SANILIYOR AMA SEBEP NE?
Sağlıkçılara göre birçok kişi bahar aylarında yaşadığı belirtileri grip ya da soğuk algınlığıyla karıştırıyor. Sürekli hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kızarma, geniz akıntısı ve öksürük gibi şikayetler çoğu zaman “mevsim geçişi” denilerek önemsenmiyor. Ancak özellikle her yıl aynı dönemde ortaya çıkan belirtiler polen alerjisinin habercisi olabiliyor. KBB ve göğüs hastalıkları uzmanları, tedavi edilmeyen alerjik rinitin zamanla alt solunum yollarını etkileyerek astım gelişimine neden olabileceğini belirtiyor. Doktorların dikkat çektiği en önemli nokta ise şu: Burunda başlayan alerjik süreç zamanla bronşlara inebiliyor. İşte bu noktada tablo değişiyor ve hastalarda nefes darlığı, göğüste sıkışma ve hırıltılı solunum ortaya çıkabiliyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ POLENLERİ ARTIRIYOR MU?
Sağlıkçılara göre son yıllarda polen alerjisindeki artışın en önemli nedenlerinden biri iklim değişikliği. Atmosferdeki karbondioksit oranının yükselmesi nedeniyle bitkiler daha erken çiçek açıyor ve polenler daha uzun süre havada kalıyor. Şehirlerde polen yoğunluğunun her yıl arttığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle büyükşehirlerde yaşayanların daha fazla risk altında olduğunu belirtiyor. Hava kirliliğiyle birleşen polenlerin solunum yollarını daha agresif şekilde etkilediği ifade ediliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve alerjik bünyeye sahip kişilerde bu durumun çok daha ağır seyredebileceği belirtiliyor.
ASTIMA DÖNÜŞTÜĞÜNÜ NASIL ANLARIZ?
Sağlıkçılara göre polen alerjisinin astıma dönüşmeye başladığını gösteren bazı kritik belirtiler bulunuyor. Özellikle gece artan öksürük, merdiven çıkarken nefes daralması, göğüste baskı hissi ve hırıltılı solunum en önemli sinyaller arasında gösteriliyor. Bazı kişilerde yalnızca bahar aylarında başlayan bu belirtiler zamanla yılın tamamına yayılabiliyor. Polen yoğunluğunun arttığı günlerde nefes almakta zorlanan kişilerde astım riskinin daha yüksek olduğu belirtiliyor. Göğüs hastalıkları uzmanları, özellikle çocukluk dönemindeki alerjik rahatsızlıkların ilerleyen yaşlarda kronik astıma dönüşebileceğini vurguluyor.
MASKE TAKMAK İYİ GELİR Mİ?
Polen alerjisi yaşayan vatandaşların deneyimleri de dikkat çekiyor. Sosyal medya ve forumlarda birçok kullanıcı özellikle bahar aylarında yaşam kalitelerinin ciddi şekilde düştüğünü anlatıyor. Bazı kullanıcılar antihistaminik ilaçlar ve burun spreyleriyle rahatladıklarını belirtirken, bazıları ise maske kullanımının bile ciddi fark yarattığını ifade ediyor. Özellikle Reddit üzerindeki paylaşımlarda kullanıcıların “sürekli hapşırma döngüsü”, “nefes daralması” ve “uyuyamama” gibi şikayetlerden yakındığı görülüyor. Bazı hastalar ise şehir değiştirdikten sonra şikayetlerinin azaldığını belirterek çevresel faktörlerin etkisine dikkat çekiyor.
POLEN ALERJİSİ OLANLAR NE YAPMALI?
Sağlıkçılar, bu mevsiminde özellikle sabah saatlerinde dışarı çıkılmamasını öneriyor. Çünkü polen yoğunluğu genellikle sabah erken saatlerde zirveye ulaşıyor. Ayrıca; eve gelince kıyafet değiştirilmesi, saçların yıkanması, samların uzun süre açık bırakılmaması, polen yoğunluğu yüksek günlerde maske kullanılması ve düzenli temizlik yapılması öneriliyor. Doktor kontrolünde kullanılan antihistaminik ilaçlar, burun spreyleri ve bazı durumlarda uygulanan immünoterapi yani alerji aşıları da tedavide önemli rol oynuyor.
“ALERJİ” DİYE GEÇİŞTİRMEYİN
Sağlıkçıların uyarısı ise oldukça net: Polen alerjisini hafife almak ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Özellikle nefes darlığı, göğüste sıkışma ve uzun süren öksürük şikayetleri yaşayan kişilerin mutlaka uzman desteği alması gerektiği belirtiliyor. Çünkü zamanında kontrol altına alınmayan alerjik süreç, ilerleyen yıllarda kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen kronik astıma dönüşebiliyor. Baharın gelişiyle başlayan masum görünen hapşırıklar, aslında vücudun verdiği önemli bir alarm olabilir.




