Yusuf Tekin, daha önce gündeme gelen üniversiteye başlama yaşının düşürülmesine ilişkin tartışmalar hakkında verilen soru önergesini yanıtladı.
Tekin, eğitim politikalarının “erken mezuniyet” odaklı olmadığını ifade ederek, sistemin verimlilik, esnek eğitim modelleri ve yetenek yönetimi çerçevesinde şekillendiğini söyledi.
“ÇOCUĞUN HAKLARINI İHLAL EDECEK” TEPKİSİ
Konu, DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez tarafından Meclis gündemine taşındı.
Düşünmez, 15 yaşındaki çocukların üniversiteye başlamasına yönelik olası bir yaklaşımın çocukların fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişim haklarını riske atabileceğini savundu.
Önergede ayrıca açık öğretim, sınıf atlama ve hızlandırılmış eğitim uygulamalarına ilişkin veriler ile “ucuz iş gücü” eleştirileri de yer aldı.
“ERKEN MEZUNİYET RESMİ HEDEF DEĞİL”
Bakan Tekin ise verdiği yanıtta, “Soru önergesinde iddia edilen ‘erken mezuniyet’ vurgusu, resmi terminolojide bir hedef olarak belirlenmemiştir” ifadelerini kullandı.
Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında müfredatın sadeleştirilmesi ve temel becerilere odaklanılmasıyla eğitimde niteliğin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
“ÖĞRENME HIZINA GÖRE ESNEKLİK”
Tekin, eğitimde “hız” kavramının öğrencilerin bireysel öğrenme kapasitesine uygun ilerleyebilmesi anlamına geldiğini belirtti.
Açık öğretim ve sınıf atlama gibi uygulamaların ise öğrenciler için bir “esneklik” modeli olduğunu ifade eden Tekin, bunun hızlandırılmış eğitimden çok bireysel farklılıklara alan açmayı amaçladığını kaydetti.
“ÖZEL YETENEKLİ ÖĞRENCİLER İÇİN FIRSAT”
Bakan Tekin ayrıca üstün yetenekli öğrencilerin potansiyellerinin değerlendirilmesinin stratejik öncelikler arasında bulunduğunu söyledi.
Yazılım, yapay zeka ve temel bilimler gibi alanlarda yetenekli öğrencilerin erken yaşta tespit edilerek yönlendirilmesinin hedeflendiğini belirten Tekin, bunun fırsat eşitliği kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.






