EVLAT ACISI VE ŞEHADET İNANCI

Acılı baba Murat Boyraz, kızı Belinay Nur'un isminin anlamıyla özdeşleştiğini belirterek yaşadığı manevi teselliyi şu sözlerle anlattı: "İsmini annesi koydu Belinay diye. Nur ismini de ben ekledim. Ve isminin gereğini de yerine getirdi. Belinay cennette açan peygamber çiçeği, ismi cennette açtı. Peygamberimizin çiçeği oldu. Şehadet seviyesine yükseldi." Her gün kızının mezarını ziyaret ederek dualar eden baba Boyraz, kızının okul saldırısında hayatını kaybetmesiyle dünyasının yıkıldığını, ancak onun bir melek gibi anıldığını ifade etti.

SALDIRGANIN AİLESİNE SERT TEPKİ

Saldırının asıl sorumlusunun saldırganın anne ve babası olduğunu savunan Murat Boyraz, "Kendi evladına sahip çıkmayanlar utansın. Bu cani, insan olarak bu dünyaya geldi. Biz meleklerin daha üstüne çıkarttık evladımızı, şehadet seviyesine geldiğini bütün Müslümanlar kabul ediyor. Caniyi yetiştirenler de evlatlarını ne hale getirdiler. Burada suçlu annesinin ve babasının sahip çıkmaması. Bir eğitimci olan anne, bir emniyetçi olan bir baba nasıl böyle cani bir evlat yetiştirir, akıl alacak değil" şeklinde tepkisini dile getirdi.

Kahramanmaraş saldırısında evladını kaybedenler bayramda mezarlara koştu
Kahramanmaraş saldırısında evladını kaybedenler bayramda mezarlara koştu
İçeriği Görüntüle

A W693418 01

CENNETİ MERAK EDEN BİR ÇOCUK

Kızının ibadetlerine düşkün ve meraklı bir çocuk olduğunu aktaran Boyraz, Belinay'ın son günlerine dair şu detayları paylaştı: "Son bir ayında özellikle hep cennetten bahsederdi. Annesine 'cennette kaç yaşında olacağız? Kaç kilo olacağız? Nasıl olacağız' diye sorar, merak ederdi. Son bir ayı bu şekilde geçti. Ramazan ayında oruçlarının hepsini tuttu. Namazlarına dikkat eden bir çocuktu. Beş vakit namazını kılardı." Aile, evlatlarının manevi derinliğinin ve temiz kalbinin en büyük tesellileri olduğunu vurguladı.

A W693418 03

YARIM KALAN UMRE HAYALİ

Belinay Nur'un başarılı bir öğrenci olduğunu ve geleceğe dair hayalleri bulunduğunu söyleyen baba Boyraz, yaşadıkları buruk anıyı şöyle aktardı: "Kızım çok başarılı bir çocuktu. Ufka Yolculuk sınavı olmuştu, okul ikincisi olmuştu. Umre çekilişine katıldı, çekilişte çıkmadı. Üzüntüsünü söyledi. Ben de 'kızım üzülme, seni ben götüreyim' dedim. Bizim umreye gitme niyetimiz vardı kızımızla birlikte. Olmadı, nasip değilmiş." Acılı baba, kızıyla birlikte yapmayı planladıkları o ziyaretin yarım kalmasının hüznünü yaşadığını ifade etti.

Kaynak: İHA