Soruşturma kapsamında "olası kast ile ölüme sebebiyet verme" suçlamasıyla yargılanan sanıklar, savunmalarında tesisin ruhsatsız faaliyetlerinden ve yıkım kararlarından haberdar olmadıklarını iddia ettiler.
SANIKLAR SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Duruşmanın ilk oturumunda savunma yapan İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Bilal Kuşoğlu, söz konusu tesisin yıkım kararından sonradan haberdar olduğunu ve inşaat faaliyetlerinin devam ettiğini bilmediğini öne sürdü. Kuşoğlu, işletme sahibiyle herhangi bir görüşmesinin olmadığını ve üzerine atılı suçlamaların asılsız olduğunu savunurken; diğer sanıklar Yüksel Akış, Rahim Zobu, Hüseyin Ören ve Ufuk Gürsel de benzer şekilde savunma yaparak beraatlerini talep ettiler. Mahkeme heyeti, savunmaların ardından sanıkların büyük çoğunluğu için adli kontrol tedbirleri kapsamında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına hükmetti.

500 YILIN EN YOĞUN YAĞIŞI KAYDEDİLMİŞTİ
5 Eylül 2023 tarihinde yaşanan felaketin boyutları, Devlet Su İşleri (DSİ) verileriyle de ortaya konulmuştu. Bölgenin son 500 yıldaki en yoğun yağışını aldığı belirlenirken, 24 saatte metrekareye düşen 196 kilogram yağmur, Değirmen Deresi'nin taşmasına ve bölgedeki dev tomrukların sürüklenmesine neden olmuştu. Ormancılık faaliyetleri için dizilen tomrukların sel sularıyla bungalov evlere çarpması, tesisin yerle bir olmasına ve tatil için gelen 6 vatandaşın hayatını kaybetmesine yol açan en büyük etkenlerden biri olarak kayıtlara geçmişti.

İŞLETME SAHİBİNE DAHA ÖNCE REKOR CEZA VERİLMİŞTİ
Adli sürecin önceki aşamalarında, tesisin sahibi Bülent Bayrak hakkında verilen ilk karar istinaf mahkemesi tarafından bozulmuş ve yeniden yapılan yargılamada ceza artırılmıştı. 16 Ekim 2025 tarihinde sonuçlanan davada, Bayrak "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma" suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Diğer sanıklar Cenan Aydın ve Büşra Gökgöz'e ise 7 yıl 6'şar ay hapis cezası verilirken, Sevcan Ulutürk beraat etmişti; kamu görevlilerinin yargılandığı bu yeni dava ile felaketin idari sorumluluk boyutu mercek altına alınıyor.
MAĞDUR YAKINLARI ADALET BEKLİYOR
Duruşma salonunda hazır bulunan hayatını kaybedenlerin yakınları ve avukatları, kamu görevlilerinin denetim görevlerini yerine getirmediğini ve ruhsatsız işletmeye göz yumulduğunu iddia ediyor. İddianamede, bölgenin riskli ilan edilmesine rağmen tesisin faaliyetlerine devam etmesine izin verilmesinin ağır hizmet kusuru teşkil ettiği vurgulanıyor. Mahkeme heyeti, eksik dosyaların tamamlanması ve tanıkların dinlenmesi amacıyla duruşmayı ileri bir tarihe erteleyerek sanıkların adli kontrol durumlarının devamına karar verdi.




