İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı’nın aktardığı bir habere göre, Beheşti Zehra Mezarlık Kurumu olası bir ABD-İran savaşında Tahran’da ABD askerlerinin defnedilmesi için geçici olarak bir mezarlık hazırladı.

Bu hazırlık ilk bakışta provokatif ve alışılmadık görünebilir. Ancak İran siyasal iletişimini yakından izleyenler için bu tür çıkışlar yeni değil. Bu açıklamayı, askeri bir hazırlıktan çok, sembolik ve psikolojik bir savaş enstrümanı olarak okumak gerekir.

Mezarlık Kazmak: Askerî Hazırlık Mı, Stratejik Metafor Mu?

İran’ın zaman zaman “ABD askerleri için 5 bin mezar kazdık” türünden açıklamaları, her zaman kelime anlamının ötesinde bir mesaj taşır. Bu tür söylemler genellikle üç hedefe yöneliktir:

1. İç kamuoyu: İç kamuoyunda rejimin dirayetli ve hazır olduğu algısını pekiştirmek.

2. Bölgesel aktörler: ABD ile işbirliği yapabilecek olası komşu ülkelere İran’ın caydırıcılık kapasitesini hatırlatmak.

3. ABD kamuoyu ve karar alıcıları: Olası müdahalenin maliyetini ABD kamuoyunda ve yönetiminde zihinsel olarak büyütmek.

Her ne kadar kazılan mezarların görüntüsü dahi dünya ile paylaşılsa da buradaki mezarlık, fiziksel bir hazırlıktan ziyade bir “psikolojik harp sahnesi”dir. İran, askeri kapasitesinin sınırlılıklarını bilse de, maliyet üretme kabiliyetini “asimetrik savaş, vekil güçler, füze ve İHA kapasitesi” semboller üzerinden dramatize etmeyi sever.

ABD uçak gemileri ve “yüzen tabut” söylemi

İran Devrim Muhafızları’na yakın çevrelerin bundan önce de ABD uçak gemilerini “yüzen tabutlar” olarak nitelemesi de aynı retoriğin parçasıdır. Basra Körfezi’nde ya da Hürmüz Boğazı’nda yapılan tatbikatlarda, maket uçak gemilerinin hedef alınması ve bunun servis edilen görüntülerle küresel medyaya sunulması, askeri bir tatbikattan çok İran açısından bir sahne performansıdır.

Bu tür görsellerin temel amacı, ABD’nin teknolojik üstünlüğünü sembolik olarak tersyüz etmektir. Uçak gemisi Amerikan gücünün küresel sembolüdür; onu “tabut”a dönüştürmek ise İran’ın anlatısında ve Fars kültüründeki zengin masal anlatısı geleneğinde güç dengelerini zihinsel düzeyde değiştirmek anlamına gelir.

Videolarla Yazılan Alternatif Savaş Senaryoları

İran medyasında ve Devrim Muhafızları’na yakın platformlarda yine aynı şekilde zaman zaman yayımlanan animasyonlar ve kurgusal savaş videoları da benzer stratejinin uzantısıdır. ABD üslerinin vurulduğu, uçak gemilerinin batırıldığı ya da Amerikan askerlerinin esir alındığı sahneler, henüz yaşanmamış bir savaşı İran lehine sonuçlanmış gibi resmeder.

Bu, klasik propaganda tekniklerinin dijital çağdaki versiyonudur.

Olası Bir ABD Müdahalesi Ne Kadar Yakın ve Gerçekçi Tablo Ne?

ABD’nin İran’a doğrudan ve kapsamlı bir kara harekâtı düzenlemesi bugün için düşük ihtimal gibi gözükse de ABD’nin bölgeye yığınağı oldukça şaşırtıcı hacimlere ulaşmıştır. Irak ve Afganistan tecrübeleri, Washington’un Ortadoğu’da büyük ölçekli işgal operasyonlarına karşı isteksizliğini artırmıştır. Trump’ın sahada savaşmaktan ziyade yüksek perdeden tehditler savurup masaya oturtma retoriği de herkesin malumudur. Ancak İsrail’in ABD’ye yönelik müdahale baskısının devam ettiği de bir gerçeklik olarak karşımızdadır.

Epstein dosyaları ve ABD mahkemelerinin gümrük vergilerini iptal etme ihtimalinin yükselmesiyle içeride zor durumda olan Trump’ın önceki her ABD başkanı gibi savaşa el atması güçlü bir seçenektir. Hele ki, sonbaharda yapılacak seçimlere güçlü girmek isteyen Trump’ın İran’da rejimi değiştiren kişi olarak tarihe geçmek isteyebileceği de göz ardı edilmemelidir.

ABD’nin bu durumda Venezüella liderine yapılan operasyonun benzeri olmasa bile İran’ın dini ve askeri liderlerini yok etmek başta olmak üzere İran’ın askeri, ekonomik ve altyapısını felç edecek ağır saldırılar yapması olasılığı da her geçen gün artmaktadır.

Böyle bir senaryoda İran’ın yanıtı doğrudan konvansiyonel savaş yerine şu alanlarda yoğunlaşacaktır:

• Körfez’de deniz trafiğini tehdit etmek,

• Irak ve bölgedeki vekil güçler üzerinden ABD hedeflerine saldırılar,

• İsrail’i cepheye çekerek çatışmayı genişletmek,

• Küresel enerji piyasalarını sarsacak hamleler yapmak.

Mezarlık Üzerinden Verilen Stratejik Mesaj

İran, askeri dengede ABD ile eşit olmadığını bilir; bu nedenle stratejisi “yenmek”ten ziyade “maliyet üretmek”tir. Mezarlık metaforu da tam bu noktada devreye girer: Washington’a “savaşı başlatabilirsiniz ama bitiremezsiniz” mesajı verilmek istenmektedir.

Beheşti Zehra açıklaması aslında İran’ın klasik caydırıcılık dilinin güncel bir versiyonudur. Bu dilde üç temel unsur var:

1. Şehadet ve direniş kültürü: Ölüm korkusunu minimize eden ideolojik çerçeve.

2. Asimetrik güç vurgusu: Zayıf tarafın güçlüye maliyet yükleyebilme kapasitesi.

3. Sembolik üstünlük üretimi: Gerçek güç dengesini algı düzeyinde dengeleme çabası.

Mezarlık hazırlamak, ABD askerlerinin Tahran’da defnedileceğini iddia etmek, bir askeri planın detayı değil; bir zihinsel harp taktiğidir. İran, savaşa girmeden önce anlatıyı kurar.

İran Caydırıcılığının Teatral Dili

İran’ın siyasal iletişiminde metafor, sadece retorik değil, stratejik bir araçtır. Mezarlık kazmak, uçak gemisini tabut gibi resmetmek, animasyonlarla ABD’nin yenilgisini göstermek vs gibi gereçler, askeri kapasitenin ötesinde psikolojik bir denge kurma çabasıdır.

Olası bir ABD müdahalesi giderek yükselen bir ihtimal olsa da, İran şimdiden savaşın zihinsel zeminini inşa etmeye çalışıyor. Çünkü Tahran yönetimi için savaş, sadece sahada değil; algıda, sembolde ve anlatıda da kazanılır ya da kaybedilir. Zira, İran elitleri için savaşı kaybetmek sadece bir savaş kaybetmekten ibaret değildir. Bu hem de iktidarı kaybetmek riski de taşımaktadır. O sebeple de İran, mezar taşlarını bile bir iletişim aracına dönüştürmek zorunda olduğunun gayet bilincindedir. Zira içeriden yükselen rejim karşıtı sesler karşısında rejim taraftarlarını kenetlemek de en az savaşı kazanmak kadar önemlidir İran rejimi için.