Kafkasya’da dengeleri sarsabilecek bir gelişme yaşandı. İran yönünden gelen kamikaze insansız hava araçları Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan bölgesini hedef aldı. Nahçıvan Uluslararası Havalimanı ve çevresindeki sivil alanlara yönelen saldırı, Bakü ile Tahran arasında zaten kırılgan olan ilişkileri yeni bir gerilim eşiğine taşıdı.

Saldırı sonrası Azerbaycan yönetimi bunu "açık bir saldırı" olarak nitelendirirken Türkiye de sert bir kınama mesajı yayımladı. Bölgesel dengeler açısından bakıldığında olay yalnızca bir sınır ihlali değil; İran-Azerbaycan rekabetinin ve Orta Koridor jeopolitiğinin yeni bir aşamasına işaret ediyor.

SALDIRININ DETAYLARI

Nahçıvan’a yönelik saldırı sabah saatlerinde gerçekleşti. İran yönünden gelen kamikaze dronların Nahçıvan hava sahasına girdiği ve bunlardan en az birinin Nahçıvan Uluslararası Havalimanı’na isabet ettiği bildirildi. Bir diğer insansız hava aracının ise Şekerabad köyü yakınlarında yere düştüğü belirtildi.

Saldırı sonucunda bazı sivil altyapılarda hasar meydana geldi ve dört kişinin yaralandığı açıklandı. Azerbaycan güvenlik birimleri ayrıca hava savunma sistemlerinin saldırı sırasında en az bir hava hedefini düşürdüğünü duyurdu.

Olayın ardından Azerbaycan yönetimi güney hava sahasını geçici olarak kapattı ve İran ile kara sınırındaki bazı ticari geçişleri askıya aldı. Bu adım, İran üzerinden Rusya’ya uzanan önemli lojistik hatlardan birinin geçici olarak kesintiye uğraması anlamına geliyor.

Saldırının ardından dikkat çeken bir diğer iddia ise İran’dan Azerbaycan’a doğru bir füze fırlatıldığı yönünde oldu. Azerbaycan güvenlik kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre söz konusu füzenin Azerbaycan hava savunma sistemleri tarafından imha edildiği ileri sürülüyor. Ancak bu iddia henüz resmî düzeyde ayrıntılı biçimde doğrulanmış değil.

İran tarafı ise saldırıyla ilgisi olduğunu reddederek olayın arkasında başka aktörlerin bulunabileceğini öne sürdü.

UÇAKLAR TÜRKIYE’YE TAŞINDI

İran’ın Nahçıvan havalimanına saldırısı sonrası Nahçıvan havalimanında yer alan uçaklar Iğdır Havalimanı’na taşındı ve uçuşlar geçici olarak Nahçıvan yerine Iğdır’dan yapılması kararı alındı. Dün akşam beş uçak Iğdır Havalimanı’na indi yolcular otobüsle Nahçıvan’a geçirildi. Uçakların park hizmetinin de aynı şekilde Iğdır havalimanında olduğu görüldü. Azerbaycan yönetimi sivil uçaklara yönelik olası saldırılara karşı bu tedbiri aldı.

ALİYEV’DEN SERT TEPKİ

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev saldırının ardından Güvenlik Konseyi’ni acil toplantıya çağırdı. Toplantıda yaptığı açıklamada Nahçıvan’a yönelik saldırıyı Azerbaycan’ın egemenliğine yönelik açık ve alçak bir saldırı olarak nitelendirdi.

Aliyev, saldırının sivil hedefleri kapsadığını vurgulayarak havalimanı ve yerleşim alanlarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Bu saldırının sebepsiz bir saldırganlık eylemi olduğunu belirten Aliyev, Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’ne gerekli karşılık için hazırlık yapılması talimatını verdi.

Azerbaycan lideri ayrıca İran’dan olayla ilgili açıklama yapılmasını, saldırının sorumlularının ortaya çıkarılmasını ve faillerin cezalandırılmasını talep etti. Aliyev konuşmasında Azerbaycan’ın güvenliğini tehdit eden hiçbir girişimin cevapsız kalmayacağını da vurguladı.

Bu açıklamalar, Bakü’nün saldırıyı sıradan bir sınır ihlali olarak değil doğrudan devlet egemenliğine yönelik bir saldırı olarak gördüğünü ortaya koydu.

ERDOĞAN’DAN AZERBAYCAN’A DESTEK MESAJI

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da saldırının ardından Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede Erdoğan, Nahçıvan’a yönelik saldırıyı sert bir şekilde kınadı ve Azerbaycan halkına geçmiş olsun dileklerini iletti. Türkiye’nin her koşulda Azerbaycan’ın yanında olduğunu vurgulayan Erdoğan, iki ülke arasındaki stratejik dayanışmanın süreceğini ifade etti.

Ankara ayrıca bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmaması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye, saldırıların bölgesel çatışmayı genişletme riski taşıdığına işaret ederek üçüncü ülkeleri hedef alan provokatif eylemlerin durdurulması gerektiğini belirtti.

Bu açıklamalar Türkiye’nin Azerbaycan’a verdiği güçlü siyasi desteği sürdürürken aynı zamanda bölgesel savaş riskini sınırlamaya çalışan dengeli bir diplomatik çizgide ilerlediğini gösteriyor.

İRAN’IN NAHÇIVAN’A SALDIRISININ OLASI SEBEPLERİ

Nahçıvan’a yönelik saldırı yalnızca askeri bir olay değil, aynı zamanda derin bir jeopolitik mesaj da içeriyor. ABD ve İsrail’in yoğun saldırısı altında olan İran’ın Azerbaycan’a ve dolayısıyla da Türkiye’ye bir cephe açması akıl alır gibi değil. Sebebi ne olursa olsun bu saldırı İran yönetiminin artık normal düşünmediğini, düşünemediğini göstermektedir.

Uzun süredir İran, Azerbaycan’ın İsrail ve Türkiye ile geliştirdiği stratejik ilişkilerden rahatsız durumdadır. Bu nedenle Nahçıvan’a yönelik saldırı Bakü’ye yönelik bir baskı veya caydırıcılık mesajı olarak da yorumlanabilir. Ancak peşinen belirtelim ki Azerbaycan, saldırılar karşısında pasif direniş gösteren Körfez ülkelerine benzemez; cevabı çok sert olur.

İkinci unsur Nahçıvan’ın jeostratejik konumu. İran sınırına bitişik olan bu bölge Azerbaycan ana karasından kopuk bir eksklav niteliğinde. Bu durum Nahçıvan’ı hem hassas hem de sembolik bir hedef haline getiriyor. Böyle bir hedefin seçilmesi saldırının doğrudan siyasi mesaj taşıdığını gösteriyor. İran, aklınca Azerbaycan’a ABD, Türkiye ve İsrail’den “uzak dur” mesajı veriyor.

Üçüncü unsur ise Zengezur koridoru ve Orta Koridor rekabeti. Azerbaycan’ın, Nahçıvan üzerinden Türkiye ile doğrudan kara bağlantısı kurmayı hedefleyen projeleri, İran tarafından bölgesel güç dengeleri açısından riskli görülüyor. Bu nedenle Nahçıvan’a yönelik bir saldırı, aynı zamanda bu projelere yönelik stratejik bir uyarı olarak da okunabilir.

Son olarak İran’ın saldırıyı reddetmesi ve üçüncü aktör ihtimalini gündeme getirmesi olayın bilgi savaşı boyutunu ortaya koyuyor. Bölgedeki karmaşık ittifak yapısı göz önüne alındığında saldırının arkasındaki gerçek motivasyonun ortaya çıkması için teknik veriler ve askeri incelemeler belirleyici olacak. Zira İran bu saldırıyı yapmadıysa, bu saldırıyı yapanları bulmak ve Azerbaycan’a teslim etmekle mükelleftir. Şayet bu saldırı iddia edildiği gibi İran askeri yönetiminin kontrolünden bağımsız yapıldıysa, o zaman İran’da kontrol çoktan başkalarının eline geçti demektir.

Ancak mevcut tablo bu saldırıların İran tarafından yapıldığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, Kafkasya’da İran-Azerbaycan geriliminin yeni ve daha riskli bir aşamaya girdiğini gösteriyor. Nahçıvan’a yönelik bu saldırı yalnızca iki ülke arasındaki ilişkileri değil, Türkiye’nin de dahil olduğu daha geniş bölgesel dengeleri doğrudan etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.